Nerde O Eski Türk Filmleri…

Ekleyen: Tarih: Ara.27, 2010, Kategori: Serdar Beki Köşe Yazıları...

Nerde o eski Türk filmleri

Son dönemde bir dizi furyasıdır gidiyor. Çokta iyi oluyor, kötümü… Hayır! Büyük bir sektör, işsizliktense iyidir… İşsizliği azaltıyor, genç beceriler artıyor, bizlerde ay çekirdeği, patlamış mısır eşliğinde kurulup koltuğa, kanepeye izliyoruz… Buraya kadar her yer sütliman, değme keyfime…

Birde madalyonu tersine çevirip bakma ihtiyacı doğdu. İşlenen konular ve mekânlar içler acısı, Türk Aile yapısı ile bağdaşmayan hatalar zinciri.

Lüks oteller, yalılar, rezidanslar, bol camlı gökdelenler, ultra lüks arabalar, cafeler… Dersin ülke lüks arenası. Benim Ülkemde gecekondu var, mütevazı yaşamlar var, memur hayatlar var, izlenecek Vizonteleler var. Haberdar olana lafım… Bihaber olanlara da sivrisinek saz melodisi gerek. Bakıyorsun konu ihtiras, aile şirketleri, miras davaları, özel okullu gençler, Aşiret ağaları, mafya çatışmaları, İstihbarat ağabeyliği. Liste uzarda uzar.

Şimdi; lüks oteller yerine, motel pansiyon kullanılsa… Denize nazır yalılar yerine, Üsküdar Doğancılarda ki aparman daireleri kullanılsa… rezidans yerine, gecekondu işlense… Gökdelenler yerine sirkecideki pasajlar, ofis olsa… Lüksün sınırlarını zorlayan jeepler yerine, orta halli binekler yolları işgal etse… Bir çayın, beş on lira olduğu cafeler yerine, Ümraniye’de bir kıraathane yada bir pastane de çay, çorba içilse… Memleket gerçeği daha çıplak işlenmez mi?

İhtiras sadece Etiler’de yok, Çankaya’nın her noktasında, Keçiören’in her mahallesinde var… Aile şirketleri Maltepe’de, Sincan’da, üçteker arabalarının üzerinde de mevcut…  Miras kavgaları Pursak’larda, Emek’te gani… Özel kolejler kusur kalsa, Etlik’te ki liselerde, neler var neler… Aşiret Ağaları sadece Mardin’de yok, Saman pazarında Ağa babaları var… Mafya her yerde, dizi izleyen kolları açık yürüyor, şaşırıp babasına bile “kardeşş” diyor… İstihbarat dersen, memleket simitçi kaynıyor, köşe başı… Demem şu ki, Canım Ülkem sadece lüküs hayattan, janjanlı hallerden, denize nazır paşa konaklarından ibaret değil. Biri yer biri bakar, kirlilik üşütür.

Hababam sınıfı, Turist Ömer, Davaro, Katillerde ağlar, Al Yazmalım, 1975 ten Aşk-ı Memnu, Çalıkuşu, Zübük, Bugünün Saraylısı, dizi ve filmleri uzatılabilir. Bu eserlerin mekânları, kıyafetleri, kalitesi çabuk unutulmuş… Denemesi bedava, gelin, daha taze yayını sona ermiş bir dizinin tekrarını izleyelim. Birde, yıllanmış bir dizinin tekrarını seyredelim… Bıkkınlık vermeyecek lezzet ortaya çıkar. Hayatın gerçekleri ile hayal gücünün farkına varmaktır sanat. Sanatı Akçe ile ilintilendirenler, bir daha düşünmeli. Bir eser, soğuk servis edildiği müddetçe lezzetli olur. Sıcak servis edilen eserler, bir kez ağız yakar. Bir daha da lezzetlenmez…

“Kendi oynadıkları diziyi izlemeyen oyuncular, Kemal Sunal’ın serilerini, defaten aynı lezzetle izlerler”

Serdar BEKİ
25.12.2010
 

Bir önceki yazımız olan Tiyatro ve Sinemamızdan... başlıklı makalemizde Sinema ve Tiyatronun Ünlü Yüzleri hakkında bilgiler verilmektedir.

:

// Bu Yazıma Yorum Yazabilirsiniz //

Yorum Yazabilmek için Üye Girişi Yapmanız Gerekiyor.

Eğer Üye Değil İseniz Lütfen Buraya Tıklayarak Üye Olunuz...

Site içinde Arama

Aşağıdaki Kutudan Site içi Arama Yapabilirsiniz.

Aradığınızı Bulacağınız için Aramaya gerek kalmayacak :)))

Tavsiye Ettiğim Siteler!

Beğendiğim Siteleri Sizlere Tavsiye Ediyorum...