Sözlerin Sultanı

Dert Ne Ki,AÅŸk…

Ekleyen: Tarih: Tem.31, 2011, Kategori: Serdar Beki Köşe Yazıları...


Toplam Okunma Hiti:-

1.sayfa

YorgunluÄŸum, çiÄŸnenmiÅŸliÄŸim… Tüm yaÅŸanmışlıklarım nihayet bulmuÅŸtu. Menfaatperestlikler, böÄŸürtüyordu artık. Hani kendimi de aldatıyordum artık, kendi kendime yalan kızağına bindirdiÄŸim oldu, ölmeden bir ÅŸans daha tanıdım, tüm yaÅŸanmışlığıma…

İlmiÄŸi boynumdan taksite baÄŸladım…

Yıkıntılarımı, aldatılmışlığımı, yangınlarımı, bir kenara bırakıp, gitmek istedim… Uzak diyarlara gitmeliydim, saç sakalım akmalıydı yaÅŸanmışlıklarımda. Gitmeliydim tüm çirkinliklerle. Hesabımı kapatmalıydım. Yol uzadıkça uzamalıydı, tüm ÅŸeritleriyle…

Yorulmalıydım, ne gözümün feri ışık saçmalıydı, ne dizlerim baÄŸ eylemeliydi gitmelerime. Derdim dertti çünkü. Ya terk-i diyar edecektim, yâda beni tanıyan yerleÅŸimlerden darı beka’ya iltica edecektim… Gittim de!  Uzun uzadıya, yol gittim. Bu yol benim tüm yaÅŸanmışlıklarıma ayna olmalıydı…

Birkaç ÅŸehir, birçok kasaba, her birinde kısa konaklamalar yaptım. Kerhen de olsa, yol kesitlerinde konaklamalarımın, benden ne aldıkları oldu, ne bıraktığım oldu. Yol, sadece arkamda bıraktıklarımın seyri çilegâhıydı.

Yol uzun ve can yakıcıydı, bir soluklandım, birde susamışlığıma adres aradım. Görkemli, göz dolduran, albenisi tavan yapmış, harikulade bir hanenin önünde belirdim… Ben ve yorgun yüreÄŸim. Bir tas ayran, bir nefeslik can suyu için…

Görkemli bir kapıda, koca aslan tokmağı… İnsan tokmağı, koca gövdeli kapıya vururken irkilir ya, öyle bir tüylerim ürperdi ki, kapıyı açan iri yapılı hizmetkârı, daha da devasa görmeme vesile oldu…

>>>…

2.Sayfa

HoÅŸ geldiniz! Derken, asalet beliriyordu dudaklarından, hissettiriyordu sahibin gücünü… Kendinden emin gür sesi ile. Titrek sesimle bir yudum susamışlığım oldu dedim… Hayhay, ikramımız izzetimizden olur, buyurun lütfen dedi, koca hizmetkâr adam…

Kocaman kapısını ittim, ayaklarımı o görkemli hanenin avlusuna bıraktım. Tüm yaÅŸanmışlıklarımla kuruldum avludaki çardaÄŸa… Bir yudum susamışlık için… Bakır bir tasta sunulan, karpuza deÄŸdiÄŸi an çatlatan soÄŸuksuyu kana kana içtim, tüm yorgunluÄŸuma deÄŸsin diye.

Ben suyumu içerken, koca gövdeli hizmetkâr, biran gözden kayboldu… Suyumu içmiÅŸtim, ÅŸükranlarımı sunacağım kimselerde yoktu ortalık yerde. Bir yanım minnettarlık için, bekle dedi. Bir yanım, git dedi. O anda ne gitmeye, ne minnettarlık sunma eÄŸilimime hacet kalmamıştı…

Döndü hizmetkâr, halin harap, gidecek yerin var mı? Diye sorduÄŸunda, başımı önüme eÄŸerek olmadığını anlayan hizmetkâr, sana yatak yapayım müÅŸtemilatta kal bu akÅŸam dedi. Kalmalıydım, davete icabet ettim, yorgun bedenim yatakla hasbıhal etmeliydi.

YataÄŸa girer girmez uyumuÅŸtum. Ne geceyi, ne sabahı gördüm. Uykudan uyandığımda öÄŸlen sularıydı… Giyinip bekledim ağırlayan hizmetkârı. Ne asil bir davranıştı beni ağırlaması, ev sahibinden haberlimi konakladım, doÄŸrusu bilemedim.

Bir saate yakın bekledim geldi hizmetkâr.

Uyandınız mı? Diye sordu.

TeÅŸekkür ederim, unutmayacağım konukseverliÄŸinizi, dedim… Ve müsaade istedim. Yardıma ihtiyacın olunca ben buradayım gel dedi. Helallik alıp ayrıldım oradan.>>>…

 Serdar Beki

 

YAZI,ŞİİR VE ÇİZİMLERİN HER HAKKI SAKLIDIR.

:

// Bu Yazıma Yorum Yazabilirsiniz //

Yorum Yazabilmek için Üye Girişi Yapmanız Gerekiyor.

Eğer Üye Değil İseniz Lütfen Buraya Tıklayarak Üye Olunuz...

Şu an çevrimiçi:

Tavsiye EttiÄŸim Siteler!

BeÄŸendiÄŸim Siteleri Sizlere Tavsiye Ediyorum...