Sözlerin Sultanı

Author Archive

W.shakespeare’den…

Ekleyen: Tarih: Oca.18, 2012, Kategorisi: Ustalardan Åžiirler...

W. Shakespeare’den…

İnsanların çoÄŸu kaybetmekten korktuÄŸu için,sevmekten korkuyor.
Sevilmekten korkuyor,kendisini sevilmeye layık görmediÄŸi için.
DüÅŸünmekten korkuyor,sorumluluk getireceÄŸi için.
KonuÅŸmaktan korkuyor,eleÅŸtirilmekten korktuÄŸu için.
Duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuÄŸu için.
YaÅŸlanmaktan korkuyor, gençliÄŸinin kıymetini bilmediÄŸi için.
Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir ÅŸey vermediÄŸi için.
Ve ölmekten korkuyor, aslında yaÅŸamayı bilmediÄŸi için.

 

YAZI,ŞİİR VE ÇİZİMLERİN HER HAKKI SAKLIDIR.

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Dört Mahalleli Kasaba…

Ekleyen: Tarih: Ara.05, 2011, Kategorisi: Ustalardan Yazılar...

 

DÖRT MAHALLELİ KASABA

Küçük bir kasabanın 4 ayrı mahallesi varmış.

Birinci mahallede ”Evet Ama” lar yasıyormuÅŸ. Evet ama’lar her zaman ne yapılması gerektiÄŸini bildiklerini düÅŸünürlermiÅŸ. Yapma zamanı geldiÄŸinde ise”evet ama” diye yanıtlarlarmış. Yanıtları hep yanlış olurmuÅŸ. Suçu’da baÅŸkalarına atmakta ustaymışlar.

İkinci mahallede”Yapacağım” lar yasarmış. Ne yapacaklarını bilirlermiÅŸ.
Kendilerini yapacakları ÅŸeye adim hazırlarlarmış ama yapacakları sırada ÅŸanslarını kaçırdıklarının farkına varırlarmış. Bu mahallede insanların dizleri dövülmekten yara bere içindeymiÅŸ. Yasamı ertelememek için verdikleri kararı bile ertelerlermiÅŸ.

Üçüncü mahallede yasayan ”KeÅŸke” çilerin hayati algılama güçleri mükemmelmiÅŸ. Neyin yapılması gerektiÄŸini daima en iyi ÅŸekilde bilirlermiÅŸ ama… maalesef her ÅŸey olup bittikten sonra. ”KeÅŸke” cilerin de basları hep kanarmış, duvara vurmaktan!

Kasabanın en yeÅŸil bölgesinde, en güzel evlerin olduÄŸu mahallede ise ”İyi ki Yaptım”lar otururmuÅŸ. ”KeÅŸke”ciler bu mahallede yürüyüÅŸe çıkar, etrafa hayranlıkla bakarlarmış. ”Yapacağım”lar ”KeÅŸke”ciler ile birlikte bu mahallede yürüyüÅŸe çıkmak ister ama bir türlü fırsat bulamazlarmış.”Evet ama”lar ise mahallenin güzelliÄŸini görmek yerine, aÄŸaçların gölgelerinin yeterince geniÅŸ olmadığından, günesin erken saatte dogması gerektiÄŸinden ÅŸikayet ederlermiÅŸ.

”İyi ki yaptım” mahallesinde ki insanların kusuru da beyinlerinde mazeret üretme merkezlerinin olmamasıymış.Bu yüzden yasadıkları ortam her zaman güzel, düzenli ve huzurluymuÅŸ.

Bu hafta hep beraber ”İyi ki yaptım” mahallesine taşınmaya ne dersiniz ?

CAN DÜNDAR

YAZI,ŞİİR VE ÇİZİMLERİN HER HAKKI SAKLIDIR.

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Tuzlu Kahve…

Ekleyen: Tarih: Mar.14, 2011, Kategorisi: Hikayeler

Kıza bir partide rastlamıştı.. Harika birÅŸeydi. O gün peÅŸinde o kadar
delikanlı vardı ki… Partinin sonunda kızı kahve içmeye davet etti.
Kız parti boyu dikkatini çekmeyen oÄŸlanın davetine ÅŸaşırdı ama tam bir
kibarlık gösterisi yaparak kabul etti. Hemen köÅŸedeki ÅŸirin kafeye oturdular.
Delikanlı öyle heyecanlıydı ki, kalbinin çarpmasından konuÅŸamıyordu.
Onun bu hali kızın da huzurunu kaçırdı…
“Ben artık gideyim” demeye hazırlanırken, delikanlı birden garsonu çağırdı.
“Bana biraz tuz getirir misiniz” dedi. “Kahveme koymak için.”
Yan masalardan bile ÅŸaÅŸkın yüzler delikanlıya baktı. Kahveye tuz! Delikanlı
kıpkırmızı oldu utançtan ama tuzu kahvesine döktü ve içmeye baÅŸladı.

Kız, merakla “Garip bir ağız tadınız var.” dedi.. Delikanlı anlattı: “Çocukken
deniz kenarında yaşardık. Hep deniz kenarında ve denizde oynardım.
Denizin tuzlu suyunun tadı aÄŸzımdan hiç eksilmedi. Bu tatla büyüdüm ben.
Bu tadı çok sevdim. Kahveme tuz koymam bundan. Ne zaman o tuzlu tadı
dilimde hissetsem, çocukluÄŸumu, deniz kenarındaki evimizi ve mutlu
ailemi hatırlıyorum… Annemle babam hala o deniz kenarında oturuyorlar.
Onları ve evimi öyle özlüyorum ki…”
Bunları söylerken gözleri nemlenmiÅŸti delikanlının… Kız dinlediklerinden
çok duygulanmıştı. İçini bu kadar samimi döken, evini, ailesini bu kadar
özleyen bir adam, evi, aileyi seven biri olmalıydı. Evini düÅŸünen, evini
arayan, evini sakınan biri… Ev duyusu olan biri… Kız da konuÅŸmaya
baÅŸladı. Onun da evi uzaklardaydı. ÇocukluÄŸu gibi…

O da ailesini anlattı. Çok ÅŸirin bir sohbet olmuÅŸtu… Tatlı ve sıcak.
Ve de bu sohbet öykümüzün harikulade güzel baÅŸlangıcı olmuÅŸtu tabii…
BuluÅŸmaya devam ettiler ve her güzel öyküde olduÄŸu gibi, prenses,
prensle evlendi. Ve de sonuna kadar çok mutlu yaÅŸadılar. Prenses
ne zaman kahve yapsa prensine içine bir kaşık tuz koydu, hayat boyu…
Onun böyle sevdiÄŸini biliyordu çünkü…
40 yıl sonra, adam dünyaya veda etti. “Ölümümden sonra aç” diye
bir mektup bırakmıştı sevgili karısına. Åžöyle diyordu, satırlarında: “Sevgilim,
bir tanem. Lütfen beni affet. Bütün hayatımızı bir yalan üzerine kurduÄŸum
için beni affet. Sana hayatımda bir tek kere yalan söyledim.. Tuzlu kahvede.
İlk buluÅŸtuÄŸumuz günü hatırlıyor musun? Öyle heyecanlı ve gergindim ki,
ÅŸeker diyecekken ‘Tuz’ çıktı aÄŸzımdan. Sen ve herkes bana bakarken,
değiştirmeye o kadar utandım ki, yalanla devam ettim. Bu yalanın bizim
iliÅŸkimizin temeli olacağı hiç aklıma gelmemiÅŸti. Sana gerçeÄŸi anlatmayı
defalarca düÅŸündüm. Ama her defasında korkudan vazgeçtim.
Åžimdi ölüyorum ve artık korkmam için hiçbir sebep yok…
İşte gerçek: Ben tuzlu kahve sevmem! O garip ve rezil bir tat.
Ama seni tanıdığım andan itibaren bu rezil kahveyi içtim.
Hem de zerre pişmanlık duymadan. Seninle olmak hayatımın
en büyük mutluluÄŸu idi ve ben bu mutluluÄŸu tuzlu kahveye borçluydum.
Dünyaya bir daha gelsem, herÅŸeyi yeniden yaÅŸamak, seni yeniden
tanımak ve bütün hayatımı yeniden seninle geçirmek isterim,
ikinci bir hayat boyu daha tuzlu kahve içmek zorunda kalsam da…”
YaÅŸlı kadının gözyaÅŸları mektubu sırılsıklam ıslattı. Lafı açıldığında
birgün biri, kadına “Tuzlu kahve nasıl bir ÅŸey?” diye soracak oldu..
Gözleri nemlendi kadının…
””Çok tatlı!..”” dedi..

YAZI,ŞİİR VE ÇİZİMLERİN HER HAKKI SAKLIDIR.

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Üzüm/Ferhat Göçer…

Ekleyen: Tarih: Åžub.03, 2011, Kategorisi: Video/Klipler

Ferhat Göçer Video Klipleri

YAZI,ŞİİR VE ÇİZİMLERİN HER HAKKI SAKLIDIR.

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Seninle Olmak…

Ekleyen: Tarih: Şub.02, 2011, Kategorisi: Ustalardan Yazılar...

 

Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyormusun?
Elin elime degmeden avuclarımı terleten sıcaklıgını taa icimde hissetmek.

Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun?
”Seni seviyorum” sözcügü dilimin ucunu ısırırken her konusmamızda bos yere saatlerce havadan sudan söz etmek.

Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun?
Aynı seyleri seninle aynı anda düsünmek birlikte aglamak gülmek.Ve buradayken bile seni cılgınca özlemek.

Seninle olmanin en acı yanı ne biliyor musun?
Seni hic tanmadıgım bir sürü insanlarla paylasmak.Senin yanında olan seninle konusan herkesi cocukca kıskanmak.

Seninle olmanın en mutlu yani ne biliyor musun?
Tanıdık birileriyle karsılasma tedirginligi ile yollarda yürümek yan yana… Elimdeki semsiyeye inat yagmurda ıslanmak birlikte. Elimde kırcicegiyle seni beklemek… Ayni mekanlarda aynı yiyecekleri yemek.

Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun?
Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak… Okudugum kitabın sayfalarında dinledigim sarkıların türkülerin siirlerin her mısrasında seni bulmak.

Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun?
Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattıgım o tarifsiz duygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek… Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı basarmak.Yalın ayak yürümek bıcagın en keskin yerinde. Kanadıkca tuz yerine gözyaslarımı basmak yüregime.

Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun?
Nereden bileceksin?Sen benimle hic olmadın ki. Olsaydın avuclarım terlemezdi… Isırmazdım dilimin ucunu… Özlemezdim seni yanımdayken… Kıskanmazdım. Korkmazdım yollarda yürümekten. Islanmazdim yagmurlarda… Yıldızlara aya dert yanmaz böyle her sarkıda sarhos olmazdım.Korkmazdım seni kaybetmekten ayaklarım kan revan atlardım sandaldan denize…

Ve her kulacta haykırırdım seni

Ama sen hic benimle olmadin ki…

Ya aklin baska yerlerdeydi ya yüregin…

Can Yücel

YAZI,ŞİİR VE ÇİZİMLERİN HER HAKKI SAKLIDIR.

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Hava’dan…Su’dan…

Ekleyen: Tarih: Oca.06, 2011, Kategorisi: Resim ArÅŸivi...

YAZI,ŞİİR VE ÇİZİMLERİN HER HAKKI SAKLIDIR.

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Konfüçyüs’e Sordular…

Ekleyen: Tarih: Ara.29, 2010, Kategorisi: Güzel Sözler

KONFÜÇYÜS’ e SORDULAR

- Bir memleketi yönetmeye çaÄŸrılsaydınız yapacağınız ilk iÅŸ ne olurdu?

  Büyük filozof ÅŸöyle cevap verdi:

- Hiç ÅŸüphesiz, dili gözden geçirmekle iÅŸe baÅŸlardım.
  Ve dinleyenlerin ÅŸaÅŸkın bakışları karşısında sözüne devam etti:

- Dil kusurlu olursa, sözcükler düÅŸünceyi iyi anlatamaz.
  DüÅŸünceler iyi anlatılamazsa, yapılması gereken ÅŸeyler doÄŸru yapılamaz.
  Ödevler gereÄŸi gibi yapılamazsa, töre ve kültür bozulur.
  Töre ve kültür bozulursa, adalet yanlış yola sapar.
  Adalet yoldan çıkarsa ÅŸaÅŸkınlık içine düÅŸen halk,
  ne yapacağını,nereye varacağını bilmez.
  İşte bunun içindir ki, hiçbir ÅŸey dil kadar önemli deÄŸildir.

 

 

 

YAZI,ŞİİR VE ÇİZİMLERİN HER HAKKI SAKLIDIR.

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

DoÄŸadan Manzaralar…

Ekleyen: Tarih: Ara.12, 2010, Kategorisi: Resim ArÅŸivi...

 

YAZI,ŞİİR VE ÇİZİMLERİN HER HAKKI SAKLIDIR.

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

DoÄŸadan Görüntüler…

Ekleyen: Tarih: Ara.05, 2010, Kategorisi: Resim ArÅŸivi...

 

YAZI,ŞİİR VE ÇİZİMLERİN HER HAKKI SAKLIDIR.

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Miras…

Ekleyen: Tarih: Kas.26, 2010, Kategorisi: Hikayeler

"İzgören Akın’a toplantıya gideceÄŸim. Baktım genç kalma ihtimalim
 var, bindim bir taksiye, muhabbetçi bir arkadaÅŸ. O anlatıyor ben dinliyorum.
 Tam iÅŸyerinin önüne geldik. Ankara’da Bakanlıklar. Diyelim ki. taksi parası
 9.75 TL tuttu, ben 10 TL uzattım. Hani hepimizin yaÅŸadığı sahne vardır ya,
 taksici üstünü arıyormuÅŸ gibi yapar, siz de para üstünü alabılmek için bir
 ayak dışarda, inmemek için debelenirsiniz. Tam o sahne olacak. Åžoför, para
 üstü varmı diye aranmaya baÅŸladı.
 -Üstü kalsın kardeÅŸim"dedim.
 Döndü bana doÄŸru
 -Vaktin varmı aÄŸabey? dedi.
 -Evet" dedim (tek ayağım hâlâ dışarda)

 Dörtlülere bastı, trafik dört ÅŸerit akıyor, indi araçtan. Önde bir
 büfe var. Gitti oraya, bir ÅŸeyler konuÅŸup geldi. Bana 25 kuruÅŸ uzattı. Belli
 ki para bozdurmuÅŸ.
 -Birader" dedim,"9.75 deÄŸil, 10.50 yazsa istermiydin 50
 krÅŸ.benden?"
 -Niye alacağım aÄŸabey 50 kuruÅŸu?
 -Peki niye gittin 25 kuruÅŸ için o kadar uÄŸraÅŸtın. Üstü kalsın
 demiÅŸtim.
 Döndü bana, attı kolunu arkaya :
 -Vaktin varmı aÄŸabey
 -Var
 -Çek kapıyı o zaman

 Muhabbetçi bir taksici ile karşı karşıyayız.
 5 dk.konuÅŸtuk. İngiltere’de profösüründen, bilmem kiminden
 eÄŸitimler aldım. O taksicinin 5 dk.da öÄŸrettiklerini, ingiliz hocalar
 haftalarca verdikleri derslerde öÄŸretemediler.
 AÄŸabey biz Keçiören’de 5 kardeÅŸiz. Babam rençberdi benim, günlük
 yevmiyeye giderdi; artık inÅŸaat falan bulursa çalışır gelir, o gün iÅŸ
 bulamamışsa, biz eve geliÅŸinden, yüzünden anlardık. Durumumuz hiç iyi
 olmadı. AkÅŸam yer sofrasında yemek yerdik. Yemek bitince babam bize"Durun
 kalkmayın" derdi. Önce dua ederdik sonra babam bize sofrada konuÅŸma yapardı.
 "Aha" dedim,"Bizim meslek", seminerci.

 - Ne anlatırdı baban?
 - Hayattta nasıl baÅŸarılı olunur ?
 
 O gün inÅŸaata çağırmazlarsa eve para getiremiyor, sonra
 çocuklarına hayatta baÅŸarı teknikleri anlatıyor.
 -Babam iÅŸe gidince büyük aÄŸabeyimiz onu taklit ederdi, delik
 bir çorapla pantalonun ceplerini çıkarır, dört kardeÅŸi karşısına alıp
 "Dürüst olun, evinize haram lokma sokmayın" diye anlatırken, biz de
 gülerdik. Annem kızardı, "Babanızla alay etmeyin. O, hem dürüst hem de
 çalışkandır" derdi. Yan evde iki kardeÅŸ var, onların babası zengin. Babaları
 birahane iÅŸletiyor, ama adamda her numara vardı, kumar falan oynatırdı.
 Bizim yeni hiç bir ÅŸeyimiz olmadı, hep o ikisinin eskilerini kullandık. O
 amca mahalleden geçerken biz 5 kardeÅŸ ayaÄŸa kalkardık, çünkü bize bahÅŸiÅŸ
 verirdi. Babam eve gelince ayaÄŸa kalkmazdık. Çünkü hediye, para falan hak
 getire. AÄŸabey biz babamı kaybettik. Altı ay içinde yandaki baba da öldü.
 Yandaki baba iki çocuÄŸa 5 katlı bir apartıman, iÅŸleyen birahane, dövizler ve
 araziler bıraktı.

 -Bizim baba ne bıraktı biliyormusunuz ?
 -Ne bıraktı?
 -Bakkal veresiyesi ve konuÅŸmalarını bıraktı :
 "Evladım iÅŸinizi dürüst yapın, hakkınız olmayan parayı almayın…"falan
 filan.

 AÄŸabey aradan 15 yıl geçti, diÄŸer 2 kardeÅŸ cezaevindeler, ne ev kaldı ne
 birahane. Ailesi dağıldı. Biz 5 kardeÅŸ, beÅŸimizin Keçiören de taksi
 durağında birer taksisi var hepimizin birer ailesi, çoluk çocuÄŸu, hepimizin
 birer dairesi var. Geçenlerde büyük aÄŸabeyimiz bizi topladı ve dedi ki :
 "Asıl mirası bizim baba bırakmış."
 Hepimiz aÄŸladık. 5 kardeÅŸ taksiciliÄŸe baÅŸladığımızdan beri,
 taksimetrenin yazmadığı 10 kuruÅŸu evimize sokmadık. Her ÅŸeyimiz var Allah’a
 ÅŸükür.
 Çok duygulandım,veda ettim, tam ineceÄŸim :

 -Dur aÄŸabey, asıl bomba ÅŸimdi.
 -Nedir bomban ?
 -Nerede oturuyoruz biliyormusun? O iki kardeÅŸin oturduÄŸu 5
 katlı apartmanı biz aldık. 5 kardeÅŸ orada oturuyoruz.

Evladınıza ne araba bırakırsınız, ne ev, ne de başka bir
 miras. Evlada sadece deÄŸer kavramları bırakırsınız. Bakın iki baba da
 evlatlarına deÄŸer kavramları bırakmışlar.
"
 A. Åžerif İzgören
 
 
 
Evladınıza miras olarak mal degil ,sadece bazı degerleri bırakın onlara
 yeter….

YAZI,ŞİİR VE ÇİZİMLERİN HER HAKKI SAKLIDIR.

1 Yorum Var :, D.E.V.A.M.I...

Hayat Nedir…

Ekleyen: Tarih: Kas.14, 2010, Kategorisi: Hikayeler

HAYAT NEDİR?

Eski zamanlarda Hint Imparatoru, satranç oyununu yanında bir mektup ile hediye olarak Pers İmparatoruna gönderir.
Mektubunda oyunla ilgili hiç bir açıklama yapmazken ÅŸöyle bir mesaj yazar…

‘Kim daha cok dusunuyor, kim daha iyi biliyor, kim daha ileriyi goruyorsa O kazanir. Iste hayat budur…’

Pers İmparatoru dönemin en alim veziri olan Buzur Mehir ile bu mesajı paylaÅŸarak, ondan oyunu çözmesi ve kendisinin de karşılık olarak Hint
İmparatoruna hediye edilmek üzere baska bir oyun icat etmesini ister. Vezir haftalarca çalıştıktan sonra gönderilen satrancın her taÅŸ hareketini
ve oyunu çözer, daha sonra da on günde tavlayı icad eder ve  imparatora sunar.
Pers imparatorunun baÅŸveziri Buzur Mehir tarafından 1400 yil once tasarlanan tavla oyunu, dünyanin en popüler oyunlarından biridir.
Zaman kavramindan alınan ilhamla tasarlanan oyunun zamana böylesine direnmesi son derece etkileyici.

  – Senenin birliÄŸi olarak tavla bir tanedir;
  – 4 köÅŸesi 4 mevsimi,
  – tavlanın icindeki karşılıkli  6′ÅŸar hane 12 ayı,
  – pulların toplamı ayın 30 gününü,
  – siyah-beyaz pullar gece ve gündüzü,
  – karsilikli 12′ser hane günün 24 saatini simgeler…

Hint Imparatoruna satranca karşılık olmak üzere tasarlanan tavla oyunuyla birlikte gonderilmek uzere soyle bir mesaj hazirlanir :
‘Evet, kim daha cok dusunuyor, kim daha iyi biliyor, kim daha ileriyi goruyorsa O kazanir.

AMA BIRAZ DA SANS GEREKİR.

Iste hayat budur…’

 

YAZI,ŞİİR VE ÇİZİMLERİN HER HAKKI SAKLIDIR.

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Olmuyorsa Zorlamayacaksın…

Ekleyen: Tarih: Eki.03, 2010, Kategorisi: Ustalardan Yazılar...

Olmuyorsa Zorlamayacaksın
Olsun istersin…
Hatta olsun diye yapılması gerekenden daha da fazla üstelersin.
AÅŸ…ktır ; deÄŸer verirsin, ödün verirsin, sevgiden de öte saygı gösterirsin, olmayacak kaç ÅŸey varsa bir araya bile getirirsin…
Bakarsın, ne anlattığını anlayabilmiÅŸ (?) ne de çözüm için bi’ÅŸeyler yapma gayretinde.
İştir; sabahlarsın, “olsun” diye ailenden çaldığın zamanı oraya verirsin…
Dosttur; hayatta kimseyi dinlemediÄŸin kadar dinler, kendine ayırmadığın onca ÅŸeyi “O’na” ayırmaya çalışırsın…
Sonra olayın içinden kendini çıkartır ÅŸöyle karşıdan yaptıklarına bir bakarsın… Bakarsın ki her ÅŸey baÅŸladığın gibi!
Olmuyorsa, olmuyordur!

Gönlün rahat mı?
Elinden geleni yaptın mı?
Cidden olmuyorsa zorlamayacaksın…

CAN YÜCEL

YAZI,ŞİİR VE ÇİZİMLERİN HER HAKKI SAKLIDIR.

1 Yorum Var :, D.E.V.A.M.I...

Çan Dörtten Fazla Çalınırsa Kim Ölmüştür?..

Ekleyen: Tarih: Ağu.31, 2010, Kategorisi: Güzel Sözler

ÇAN DÖRTTEN FAZLA ÇALINIRSA KİM ÖLMÜÅžTÜR ???

ÇOK ESKİ YILLARDA KRALLIKLA İDARE EDİLEN BİR ÜLKE VARMIÅž. AMA; BU ÜLKEDE , HUKUK VE HAKİMLER DE VARMIÅž.

TÖRELERE GÖRE, BİR VATANDAÅž ÖLDÜÄžÜNDE, ÅžEHİR MERKEZİNDEKİ DEV ÇAN BİR DEFA ÇALINIRMIÅž.
UZUN UZUN DA YANKILANIRMIÅž.
EÅžRAFTAN BİRİSİ ÖLÜRSE ÇAN İKİ DEFA,
BÜYÜK BİR DEVLET ADAMI ÖLÜRSE ÜÇ DEFA ÇALINIRMIÅž.
YA KRAL ?..
O ÖLDÜÄžÜNDE , ÇAN DÖRT DEFA ÇALINIRMIÅž.

GEL ZAMAN GİT ZAMAN…
ŞEHİRDE BİR OLAY OLUR, İŞ MAHKEMEYE İNTİKAL EDER..
DAVANIN SANIÄžI OLARAK MAHKEME HUZURUNA ÇIKARILAN KİŞİNİN MASUMİYETİNİ İSE BÜTÜN VATANDAÅžLAR BİLMEKTEDİR.
BİR FORMALİTE OLARAK GÖRÜLMESİ VE BERAAT BEKLENEN, DAVADAN SÜRPRİZ BİR KARAR ÇIKAR.
SANIK PARA CEZASINA MAHKÛM OLMUÅžTUR.

HAKİM SORAR :
" -BİR DİYECEĞİN VAR MI ?.. …"
SANIÄžIN CEVABI
" – HAYIR !.. …"
MAHKEME BİTER.
DİNLEYİCİLER DAĞILIR. KAFALARDA BİR KAYGI!..
KISA BİR SÜRE SONRA DEV ÇANIN SESİ DUYULUR..

ACABA KİM ÖLDÜ ?..
ÇAN BİR DEFA DAHA ÇALAR. ACABA EÅžRAFTAN KİM ÖLDÜ ?..

ÅžEHİR ÇAN SESİ İLE BİR DEFA DAHA İNLER.
HIMMMMM… BÜYÜK BİR DEVLET ADAMI, ACABA KİM ?..
SORUYA CEVAP ALINMADAN ÇAN BİR DEFA DAHA ÇALAR,
YERİ, GÖÄžÜ Ä°NLETİR.
HERKESTE BİR FERYAT: EYVAH!.. KRALIMIZ ÖLDÜ!..

ANCAK, TÖREDE GÖRÜLÜP İŞİTİLMEMİŞ BİR ÅžEKİLDE ÇAN,
BEŞİNCİ DEFA DA ÇALINIR, YER GÖK İNLER VE SESLER KESİLİR.

HERKES BUNUN NE ANLAMA GELDİĞİNİ ÖÄžRENMEK İÇİN. ÇAN GÖREVLİSİNE KOÅžAR,
BİR DE BAKARLAR Kİ ÇANI , HAKSIZ YERE MAHKÛM EDİLEN ADAM ÇALMAKTADIR.

SORARLAR :
" -NE DEMEK BEÅž DEFA ÇAN ÇALMAK ?.. KRALDAN DAHA BÜYÜK BİRİSİ Mİ ÖLDÜ ?….."

CEVAP ÅžAÅžIRTICI OLDUÄžU KADAR ANLAMLIDIR DA :

" -EVET ! ADALET ÖLDÜ ! …"

 

AdaletsizliÄŸi önleyecek gücümüzün olmadığı zamanlar olabilir ama ; adaletsizliÄŸe itiraz etmeyi beceremeyeceÄŸimiz bir zaman asla olmamalıdır!..
                        
Elie Wiesel
                  (Nobel Barış Ödülü Sahibi)

YAZI,ŞİİR VE ÇİZİMLERİN HER HAKKI SAKLIDIR.

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Gerçek Bir Hikaye…

Ekleyen: Tarih: AÄŸu.28, 2010, Kategorisi: Hikayeler

GERÇEK BİR HİKAYE


Pontiac Division of General Motors ÅŸirketine gelen bir ÅŸikayet su satırları içeriyordu: "Size ikinci defa yazıyorum ve bana cevap vermemenizi anlayışla karşılıyorum çünkü yazdığım yazının çılgınca olduÄŸunu düÅŸünebilirsiniz. Fakat su bir gerçek ki ailemizde her aksam yemekten sonra tatlı olarak dondurma yeme alışkanlığına sahibiz. Ancak bir çok dondurma çeÅŸidi olduÄŸu için her aksam yemekten sonra ne çeÅŸit dondurma yiyeceÄŸimiz konusunda ailecek karara varırız. Ben de markete gidip alırım. Geçenlerde de yeni bir Pontiac aldım ve o zamandan beri markete gidip gelmem benim için bir sorun olmaya baÅŸladı. Ne zaman vanilyalı dondurma alsam, arabaya döndüÄŸümde arabam çalışmıyor. Fakat baÅŸka çeÅŸit dondurma aldığımda, arabam gayet güzel çalışıyor. Her ne kadar bu sorun size saçma görünse de bu konuda çok ciddi olduÄŸumu bilmenizi istiyorum. Vanilyalı dondurma aldığımda arabam çalışmazken neden baÅŸka bir çeÅŸit dondurma aldığımda arabam çalışıyor?"

Pontiac ÅŸirketinin baÅŸkanı doÄŸal olarak bu mektuba ÅŸüpheci bir ÅŸekilde yaklaÅŸtı fakat yine de kontrol edilmesi için bir mühendis gönderdi. Gönderilen mühendis, nezih bir muhitte oturan basarili ve iyi eÄŸitim almış bir kiÅŸiyle karsılaÅŸtığında ÅŸaÅŸkınlığa uÄŸradı. Aksam yemeÄŸinden sonra görüÅŸmeye karar verdiler. Aksam olduÄŸunda arabaya binip marketin yolunu tuttular. O aksam vanilyalı dondurma aldılar ve arabaya bindiklerinde her zamanki gibi araba çalışmadı. Mühendis o kiÅŸiyle üç aksam daha markete gitti. İlk aksam çikolatalı dondurma alindi ve araba çalıştı. İkincisinde çilekli dondurma alindi ve araba yine çalıştı. Üçüncü aksam ise vanilyalı dondurma alındı ve maalesef araba çalışmadı. Simdi ÅŸaşırma sırası mühendisteydi. Adamın arabasının vanilyalı dondurmaya alerjisi olduÄŸunu düÅŸünmek akıllıca bir ÅŸey deÄŸildi. O yüzden bir süre daha ziyaretlerine devam etti. Bu amaçla notlar almaya baÅŸladı: Günün hangi saati arabanın kullanıldığı, kullanılan benzin çeÅŸidi,
gidip-gelme suresi gibi her turlu bilgiyi kaydetti.

Mühendis kısa sürede bir ipucu elde etti: Adam vanilyalı dondurma almak için daha az zaman sarfediyordu. Cevap markerdeki ürünlerin satılış düzeninde yatıyordu: En çok tutulan dondurma çeÅŸidi olan vanilyalı dondurma, marketin hemen giriÅŸinde yer alan dolapta satılıyordu. DiÄŸer dondurma çeÅŸitleri ise marketin arka kısmında farklı bir tezgahta satılıyordu ve oradan herhangi bir çeÅŸit dondurma almak daha fazla vakit alıyordu. Åžimdi mühendisin karsılaÅŸtığı soru ÅŸuydu: Araba niye dondurma alması daha kısa sürdüÄŸünde çalışmıyordu? Zaman faktörü araya girdiÄŸinde mühendisin cevabi bulması zor olmadı: Motor soÄŸuduÄŸunda devreye giren buhar kilidi. Buhar kilidi tam anlamıyla çalışmıyordu. Bu aksaklık her aksam oluyordu fakat diÄŸer dondurma çeÅŸitlerini almak için harcanan sure daha fazla olduÄŸundan, motorun tekrar çalışması için yeteri kadar soÄŸumasına imkan tanıyordu. Adam vanilyalı dondurma aldığında ise, motor
hala sıcak olduÄŸu ve buhar kilidi devreye girmediÄŸi için araba çalışmıyordu.

Hikayeden alınacak ders: Garip görünen sorunlar bile bazen gerçek olabilir?

YAZI,ŞİİR VE ÇİZİMLERİN HER HAKKI SAKLIDIR.

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

İçimizdekiler… :)))

Ekleyen: Tarih: Ağu.15, 2010, Kategorisi: Komik Görseller...

 

YAZI,ŞİİR VE ÇİZİMLERİN HER HAKKI SAKLIDIR.

Bu Yazıma Yorum Yazın :, D.E.V.A.M.I...

Şu an çevrimiçi:

Tavsiye EttiÄŸim Siteler!

BeÄŸendiÄŸim Siteleri Sizlere Tavsiye Ediyorum...