Author Archive

Baba Sen misin?..

Ekleyen: Tarih: Eyl.21, 2011, Kategorisi: Hikayeler

BABA SEN MİSİN ?

Bir akşam geç saatte karanlık sokakta yürürken çalılıkların arkasından boğucu çığlık sesleri duydum. Yavaşlayıp sesi dinlediğimde, duyduklarımın boğuşma sesleri olduğunu anladım. Ağır hırıltılar, yırtılan kumaş sesleriydi bunlar. Bir kızın saldırıya uğradığını fark ettim. Müdahale etmeli miydim? Kendi güvenliğim için endişelenmiştim ve bu gece yeni yolu tercih ettiğim için lanet okudum. Sadece, en yakın telefona gidip polisi mi aramalıyım diye düşündüm. Sonsuza kadar sürecekmiş gibi gelmesine rağmen, aklımı başıma almam sadece birkaç saniyemi almıştı. Bu arada kızın sesi gittikçe zayıflıyordu. Hızlı bir şekilde hareket etmem gerektiğini biliyordum. Nasıl bırakıp gidebilirdim?

Sonunda kararımı verdim. Kendi hayatımı riske atsam bile, bu meçhul kıza sırtımı dönemezdim.

Cesur ve atletik bir erkek değildim. Güçlü biri olduğumu söylemek de imkânsızdı. O gücü nereden bulduğumu bilmiyorum; ama kıza yardım etmeye karar verdikten sonra gücümün arttığını hissettim. Çalılıkların arkasına koştum ve saldırganı kızın üstünden çektim. Yere düştük, biraz boğuştuk, sonra da saldırgan benden kurtulup kaçtı.

Ağır ağır soluyarak yukarı tırmandım ve ağacın arkasına çömelmiş hıçkırarak ağlayan kıza yaklaştım. Karanlıkta yüzünü tam seçemiyordum. Onu daha çok korkutmamak için biraz uzaktan konuştum.

"Tamam, geçti" dedim yavaşça. "Adam gitti. Şimdi emniyettesin."

Uzun bir sessizlik oldu. Sonra, hayret ve şaşkınlıkla şu sözleri duydum:

"Baba, sen misin?

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Aslan Temel…

Ekleyen: Tarih: Eyl.21, 2011, Kategorisi: Fıkralar...

ASLAN TEMEL :))

Karadenizliler ile Ruslar cephede uzunca bir müddet savasmislar.Günlerce siperlerin ardindan ates edip durmuslar,ama hic kimse ölmemis. Sonunda Bizim Temel’in aklina bir
kurnazlik gelmis.
-Ünlü bir Rus ismi bulalim, hep birlikte bagiralim ayaga kalkinca bizde vururuz.Olurmu? olur. Ne diyelim ne diyelim akillarina Igor ismi gelmis .Bir iki üc ve hep bir agizdan
-Igorrrrrrrrrrr
Tabii Rus cephesinden tüm Igor lar ayaga kalkmis ve bizim kiler vurmuslar.
-Güzel oldu simdi ne diyelim? Vlademir bir iki üc
-Vlademirrrrrrrrrrrrrrrr!!!!
Yine ayni sekilde Vlademirler ayakta
-Ne varrrr!!!
Bizimkiler durur mu? Hepsini vurmuslar Vlademir lerin.
Bu sefer Ruslar uyanmislar .
-Bu oyunu bizde onlara yapalim.
Hep bir agizdan baslarlar seslenmeye.
-Temellllllllllllll !!!!!
Cit yok.
-Dursunnnnnnnnnnn !!!!!
yine cityok
-Idrissssssssssssss !!!!!
hala cit yok . Bu sefer bizimkiler, cephenin ardindan..
-Kim seslendiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii????????????
Tüm ruslar ayaga kalkarak.
-Bizzzzzzzzzzzzzzzzzzzzz !!!!!! :))

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Leyla Değilim ki…

Ekleyen: Tarih: Ağu.19, 2011, Kategorisi: Ustalardan Şiirler...

Leyla değilim dost,
Lakin çağırırsan çöllere gelirim.
Sana yalan halde gelmem,
Toplarım özümü yalın halde gelirim.
Kapıyı çaldığımda kim o dersen,
…ben olmam kapında sen olur gelirim.
Sen gel de yeter ki, yola yük olmam yol olur gelirim…

Mevlana

1 Yorum Var : D.E.V.A.M.I...

Ahirette İki Kadın…

Ekleyen: Tarih: Tem.12, 2011, Kategorisi: Fıkralar...


AHİRETTE İKİ KADIN

‎- Selam, benim adım Selma
– Selam, benimki de Özge, sen nasıl öldün?
– Donarak öl…düm.
– Ne kadar korkunç.
– Yok o kadar kötü değildi, soğuktan titremem geçince ısınmaya başladım ve uyku bastı, sonunda huzur dolu bir ölüm.
– Peki sen nasıl öldün?
– Ağır bir kalp krizi geçirdim. Kocamın beni aldattığını sandım, onu iş üstünde yakalamak için eve erken geldim, fakat evde tek başına televizyon seyreder halde buldum.
– Sonra ne oldu?
– Kesinlikle evde başka bir kadının olduğundan emindim, bütün evi aramaya başladım. Çatıyı, yatakların altını her yeri aradım fakat bulamadım. Ararken aşırı yorulmuşum, kalp krizi geçirdim ve öldüm.
– Ah be güzelim bir de derin dondurucuya baksaydın, şu anda ikimiz de yaşıyor olacaktık

1 Yorum Var : D.E.V.A.M.I...

Annelik…

Ekleyen: Tarih: Tem.05, 2011, Kategorisi: Karikatürler...

1 Yorum Var : D.E.V.A.M.I...

Satılık Köpek…

Ekleyen: Tarih: Haz.23, 2011, Kategorisi: Hikayeler

SATILIK KÖPEK
 
Satılık Köpek Yavruları" ilanının hemen altında küçük bir çocuğun başı gözüktü v…e çocuk dükkan sahibine sordu:
-"Köpek yavrularını kaça satıyorsunuz?"
Dükkân sahibi:
-"30 dolarla 50 dolar arasında değişiyor fiyatları" dedi.
-"Benim 2 dolar 37 sentim var" dedi çocuk:

-"Bir bakabilir miyim yavrulara"
Dükkân sahibi gülümsedikten sonra bir ıslık çaldı ve köpek kulübesinden beş tane yumak halinde yavru çıktı.
Yavrulardan biri arkadan geliyordu. Küçük çocuk yürümekte zorluk çeken sakat yavruyu işaret edip sordu:
-"Bunun nesi var?"
Dükkân sahibi onun kalça çıkığı olduğunu ve hep sakat kalacağını açıkladı. Küçük çocuk heyecanlanmıştı.
-"Ben bu yavruyu satın almak istiyorum.”
Dükkân sahibi:
-"Hayır o yavruyu satın alman gerekmiyor. Eğer gerçekten istiyorsan o yavruyu sana bedava veririm"
Küçük çocuk birden sinirlendi. Dükkân sahibinin gözlerinin içine dik dik bakarak:
-"Onu bana vermenizi istemiyorum."
-"O da diğer yavrular kadar değerli ve ben fiyatını tam olarak ödeyeceğim."
-"Aslında şimdi size 2 dolar 37 cent vereceğim ve geri kalanını ayda 50 cent ödeyerek tamamlayacağım."
Dükkân sahibi çocuğu ikna etmeye çalıştı:
-"Bu köpeği gerçekten satın almak istediğini sanmıyorum."
-"Bu yavru hiçbir zaman diğer yavrular gibi koşup, zıplayamayacak ve seninle oynayamayacak."
Bunun üzerine küçük çocuk eğildi, pantolonunu sıvadı ve büyük bir metal parçasıyla desteklediği sakat bacağını dükkân sahibine gösterip, tatlı bir sesle:
-“Ben de çok iyi koşamıyorum ve bu yavrunun kendisini çok iyi anlayacak bir sahibe gereksinimi var" dedi.

 

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Salvador Dali’den…

Ekleyen: Tarih: Haz.09, 2011, Kategorisi: Video/Klipler


Salvador Dali eserlerinden Bir Sunum

Videoları seyrederken site müziğini sağda sarı yazıların altındaki müzik panelinden kapatınız!

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Aşk Benim Hakkım…

Ekleyen: Tarih: May.26, 2011, Kategorisi: Sizlerden Şiirler...

AŞK BENİM HAKKIM
 
Hiç olmadığı kadar karanlık ve hiç olmadığı kadar yağmurlu bir gecede Yûsuf’u ha…tırlayan Züleyha, çöle ve ırmağa baktı. Buhur yakma saati çoktan geçmişti tapınakların. Züleyha geçmiş zamanlara ve gelecek zamanlara baktı. Dudağının ucunda kendi hikayesine tanıdık acı bir gülümseme vardı.

Duy, dedi Züleyha, duy beni ey gelecek zaman, duy beni yazılmış ve yazılacak olan bütün hikayelerin kadın kahramanları.
Bütün o yaşanmış ve yazılmış olan,
bütün o yaşanmamış ve yazılmamış olan
hikâyelerin kadın kahramanları.
Kadınlar ve kızlar,
dişil ve doğurgan,
duygusal ve duyarlı olan.
Eril olmayan yani,
fethetmeyi değil fethedilmeyi bekleyen kale, daima.

Gecenin karanlık koynunda kapılarını açan kent, en fazla
en fazla bir sandalı koynuna alan deniz.
Durağan
ve çaresiz
ve lekesiz
ve temiz tertemiz.
Adı tarihe geçmiş ve geçecek
dişil ve doğurgan,
kadın ve kız olan yani ki
yani ki bütün hikâyelerin baş kahramanı olan.
Dünyanın çevresinde döndüğü asıl güneş, çağların gerçek sahibi, gerçek yazıcısı tarihin,
bir anda en güçlü hükümdarları yerle bir kılan
en güçlü kumandanları köle, en zelil köleleri hükümdar kılan,
tutsakları en derin aydınlıkta hür, hür olanı en koyu karanlıkta tutsak kılan,
hükümsüzü birden bire hükümlüye çeviren,
hükümlüyü birden hükümsüz eden.

Geçer akçeleri geçmeze, geçmez akçeleri geçere dönüştüren saklı ve gizli el.
Ama güçsüz,
çünkü daima ödeyen ve ödenen bedel.
Duyun beni geçmiş ve gelecek zamanların bütün hikâye kahramanı kadınları
ve hikâye kahramanı olmayan kadınları.

Bir ben gibisi olmayacak aranızda,
hiçbirinize benzemediğim kadar hiçbiriniz benzemeyeceksiniz bana.
Hepiniz düz yollarda, sakin ve güvenli bir yaşamın kollarındasınız,
bense derin ve karanlık bir kuyunun başındayım.

Fethedilen değil fethe kalkışan olarak kalacak geçmiş ve gelecek zamanlara adım.
Acım acınızdan,
gücüm gücünüzden çünkü çok daha fazla
aşk benim hakkım,
aşkın, hakkımız olmayanı istemek anlamına geldiğini bildiğimden bu hak ediş,
çünkü bu aşk benim yazgım,
çünkü kutsal kitaplarda zikredilecek benim adım.
Yükselmek için düşmek, arınmak için kirlenmek,
çıkmak için batmak lâzım.
Yeniden doğmak için ölmeli insan bir kere,
ruh olmak için teni yakmalı kadın
ve suyun serinliğini bilmek için ateşe düşmeli kadın.
Vurucu, kavrayıcı ve kuşatan,
durmayan, koşan,
böyle yazılmış benim yazgım,
kutsal kitaplarda böyle geçecek adım,
yazgıma ben nasıl baş kaldırırım?

Hanım hanımcık ol, böyle denecek Leylâ’ya. Ve oda öyle olacak. Çöle düşen Mecnun, Leylâ değil. Leylâ ağlamak için bile bahane bulmak zorunda. Ben öyle miyim ya?

Şirin’in bahtına düşen, uğrunda dağlar delinen olmak olacak, dağları delen değil. Suyu bulmak Ferhâd’ın bahtı.

Aslı, en fazla bir âh, felekleri tutuştursa da. Açılıp kapanan düğme Aslı boyundan ayağa. Yanıp küle dönmek Kerem’in hakkı olacak.

Ben Aslı gibi miyim ya?
Evli evinde, yerli yerinde,
bana yazılansa, benim alnıma, Yûsuf’un gömleğini yırtmak boydan boya,
nasıl karşı çıkarım yazgıma?
Adım,
ey geçmiş ve gelecek zamanların
dişil ve doğurgan, duygusal ve duyarlı,
hanım hanımcık, durağan,
ve çaresiz
ve lekesiz
bütün hikâye kahramanları.
Adım adınızla birlikte anılsa da,
dağlar ve ırmaklar arasında,
gökler ve yer arasında olduğu kadar mesafe olacak adımla adınız arasında.

Siz, yazgınızla iffetli,
çaba harcamayacaksınız eteğinizdeki çamuru akıtmaya.
Ben yazgımı yükleneceğim önce
sonra yazgımdan iffet çıkaracağım.
Bu yüzden Yûsuf’un arka tarafından yırtılan gömleğinden
Züleyha’nın önden yırtılan eteğine kadar uzanacak yolum,
adım adım,

aşk benim hakkım


Nazan Bekiroğlu

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Bugün Onların Doğum Günü Olduğunu Nerden Anladın…

Ekleyen: Tarih: May.11, 2011, Kategorisi: Hikayeler

 
Bugün onların doğum günleri olduğunu nerden anladın?"

Fırına geldiğimde, ortalıkta ekmek görünmüyordu. Eski bir dostum olan fırıncı,
"B…iraz bekleyeceksin hocam" dedi. “İki-üç dakikaya dek çıkartıyorum.”
Kenardaki tabureye oturup beklemeye koyulurken, içeriye yaşlıca bir adamın girdiğini gördüm.
Eskimiş ceketinin sol yakası altında bir madalya parıldıyor ve yürürken hafifçe topallıyordu. Sel…am verdikten sonra
"Ekmeklerimi alayım" dedi. “Benim ikizler acıkmıştır.”
Fırıncı, adamın kendisine uzattığı torbayı alarak tezgahın altına eğildi ve bir gün öncesine ait olduğu anlaşılan ekmeklerden dört beş tane koydu.
Ekmeklerden kimilerinin altı yanmış, kimileri de her nedense biçimini kaybetmişti. Fırıncıya doğru sokularak,
"Neden taze ekmek vermiyorsun?" diye sordum. "Biraz sonra çıkacak ya!.."
Fırıncı,
"Bozuk ekmekleri kendisi istiyor" dedi. "Çok yoksul olduğundan ona yarı fiyatına veriyorum."
"Kim bu adam?" diye sordum.
"Kore gazilerinden" dedi. "Oğluyla gelini bir trafik kazasında vefat edince, ikiz torunlarını yanına almıştı. Yıllardır onlara bakıyor, hem de çok az bir maaşla."
Fırıncının anlattıkları karşısında içimin yandığını hissediyor ve küçük de olsa birşeyler yapmak istiyordum.
"Aradaki farkı ben vereyim" dedim. "Hiç olmazsa bugün taze ekmek yesinler.”
Fırıncı, önerimi kabul etti ve biraz sonra çıkan sıcak ekmekleri büyük bir umursamazlıkla adamın torbasına doldururken
"Çok şanslısın hacı amca" dedi. "Çocuklar için bugün sana pasta gibi ekmek vereceğim.”
Yaşlı adam, bir evlat sevgisiyle kucakladığı torbayı göğsüne bastırırken,
" ALLAH senden razı olsun evladım. " dedi. “Bugün onların doğum günleri olduğunu nereden anladın?"

HAYAT DEVAM EDİYOR DOSTLAR. ELİMİZDEKİ NİMETLERİN DEĞERİNİ İYİ ANLAYALIM

 

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Güzel Kadın Tarifi…

Ekleyen: Tarih: May.10, 2011, Kategorisi: Güzel Sözler, Sinema Tarihinden Ünlüler...

GÜZEL KADIN TARİFİ
 
Ünlü film yıldızı Audrey Hepburn’e güzelliğinin sırrını sordular. Sinema oyunculuğunun yanısıra iyilikseverliğ i ile de tanınan Hepburn bu soruya karşılık aşağıdaki makyaj tarifini verdi:

”Çekici dudaklara sahip olmak istiyorsanız, dudağınıza tatlı sözden başkasını dokundurmayın.

Güzel gözleriniz olsun istiyorsanız, güzel insanlarla göz göze gelin, gerçek dostlar edinip sık görüşün.

İdeal beden ölçülerine sahip olmak ve hep zayıf kalmak istiyorsanız, yemeğinizi yoksullarla ve açlarla paylaşın.

Alımlı saçlara sahip olmak istiyorsanız, çocuğunuzun günde en az bir kere onu okşamasına izin verin.

Dikkat çekici pozlar vermek istiyorsanız, yanınıza bilgelik ve tevazuyu alarak yürüyün, asla cahilce ve gururla yürümeyin.

İnsanların da tıpkı elimizin altındaki eşyalar gibi, hatta onlardan çok daha fazla onarılmaya, yenilenmeye, bakım gömeye, gözden geçirilmeye ihtiyaçları vardır. Hiçbir insanı eskisi, bozuldu işe yaramıyor diye elinizden çıkarma hakkınız yoktur.

Hatırlayın, bir yardım eline ihtiyaç duyarsınız, kendi omuzunuzdan kolunuza doğru göz gezdirin, dirseğinize ve bileğinize varın, işte orada bir yardım eli bulacaksınız.

Yaşlandıkça, iki elinizin olduğunu, birinin kendinize, diğerinin de başkalarına yardım etmek üzere yanınızda hazır beklediğini fark edeceksiniz.

Bir kadının güzelliği giydiği elbisede, beden ölçülerinde ya da saçını tarayış biçiminde değildir.

Bir kadının güzelliği gözlerinden okunmalı, çünkü gözler kalbe, yani aşkın yaşadığı ülkeye giden kapıdır.

Bir kadının güzelliği yüzündeki benlerden değil, içinde sakladığı ruhundan okunur.”

Audrey Hepburn

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Usta Ressamlardan…

Ekleyen: Tarih: Mar.28, 2011, Kategorisi: Genel

ALINTI

 

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Women In Art…

Ekleyen: Tarih: Mar.14, 2011, Kategorisi: Genel

ALINTI

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Site içinde Arama

Aşağıdaki Kutudan Site içi Arama Yapabilirsiniz.

Aradığınızı Bulacağınız için Aramaya gerek kalmayacak :)))

Tavsiye Ettiğim Siteler!

Beğendiğim Siteleri Sizlere Tavsiye Ediyorum...