Sözlerin Sultanı

İsmail Sarıgene

Gözlerinde Müebbeti İstiyorum…

Ekleyen: Tarih: Eki.17, 2011, Kategorisi: İsmail Sarıgene

GÖZLERİNDE MÜEBBETİ İSTİYORUM

Gözlerinde müebbeti istiyorum
En acımasız mahkemelerde yargılasınlar beni.
Bedenimden yüreÄŸimi söküp
YüreÄŸinde nefes almak olsun suçum.
Son isteÄŸim;
DaraÄŸacım, yıldızların düÅŸtüÄŸü
Saçlarının tellerinden örülsün.

YüreÄŸinde ölmeyi istiyorum.
Baharları mevsimlerden çalıp
Gözlerine doldurmakla suçlasınlar beni.
İnfazım, gözyaÅŸlarında son bulsun…

Çıplak yüreÄŸime,
GözyaÅŸlarının umut zincirlerini geçirsinler.
Aldığım nefes sevdana olsun.
Gözlerin güneÅŸ gibi düÅŸtüÄŸü
Gönül mapusluÄŸunda,
Ömür boyu yüreÄŸinin müebbetini istiyorum.

GülüÅŸlerinde erimeyi istiyorum.
YaÄŸmurların sadece gözyaşında olduÄŸu
GüneÅŸin, hep gülüÅŸlerinde solduÄŸu
Bir ceza istiyorum.
İnfazım, gözlerinde erimek olsun.

Avuçlarında solmayı diliyorum.
Ömrümden vazgeçip,
Senin gözlerine firardan yargılanayım.
Susma hakkımı kullanıp,
Gözlerinde müebbeti istiyorum.

ISMAIL SARIGENE

 

YAZI,ŞİİR VE ÇİZİMLERİN HER HAKKI SAKLIDIR.

1 Yorum Var : D.E.V.A.M.I...

Siyah’a Sonbahar’a…

Ekleyen: Tarih: Eyl.05, 2011, Kategorisi: İsmail Sarıgene

Siyah’a Sonbahar’a…

Söktüm kısırlığı aÅŸikar yüreÄŸimi yerinden..
BaÅŸ göz ettim gözlerimi köklerinden..
Siyah’a hüküm giydirdim çocukluÄŸumu…
… DüÅŸtüm sonbahara..
Yâr oldum yaralarıma…
Yaren oldum senin gibi acıya..
İçim bölük pörçük..

Saatler hep gecenin üçünü gösteriyor..
Seninle yıldızları gökyüzüne astığımız saatler var ya…
İşte zamanlarda rehin düÅŸüyor sol yanım geceye..
Uzun zamandır kaçırmıyorum gece yarısı trenlerini..
Hep vaktndei geliyor Posta treni..
Hep vaktinde gidiyor Mavi tren..
Ama içimdeki kız çocuÄŸu hep tehirli..
Hep tehirli..
Ve de hep biletsiz..
Ağlamaklı sol yanı..
İçinde bir boÅŸluk..
Gözlerinde bir yokluk..
Son kez bir gece yarısı treni ile geleceğim sana.
Yüzümde tehirli kalmış bir tren yolculuÄŸu.
İçimdeki yoklukla ineceÄŸim ÅŸehrine..
Bozkır adımlarıma deniz isyan bileyecek olsa da
ÇocukluÄŸumun tahta arabalarını denizlerinde batırıp
Gözlerinden kağıt gemiler yapmayı öÄŸreneceÄŸim..
Sonra da deniz kabuklarının içine gözlerinin kahvesini çizeceÄŸim.
Biliyorum geldiğim sen uyuyor olacaksın..
GüneÅŸi uyandıracağım gözlerimle..
Sonra da perdelerine sesimi bırakıp düÅŸlerinden öpeceÄŸim seni..
Son kez öpeceÄŸim gözlerinden seni..
Acıya nasır olmuÅŸ yüreÄŸine yaslayıp başımı
Bir şiiri fısıldayacağım kulağına.
Biliyorum gözyaÅŸlarınla eÅŸlik edeceksin bana..
Sus diyeceksin..
Sus..
Susmayacağım..
Sen dudaklarımı ellerinle kapatmaya çalıştıkça
Ben avaz avaz bağıracağım.
Üstüm başım hazan..
En sevdiÄŸin rengi örttüm üzerime..
Siyaha boyadım tüm yolları..
Bir ağıt yankılanıyor yeşil boyadı evimizden..
Mahşeri bir kalabalık..
Sanki bir arife sabahı..
Yok yok…Bir bayram sabahı..
Hani bir arife sabahında ölmeliydi ya bu adam..
Bayram sevinçlerine yetiÅŸmeliydi gözlerim..
İşte tam burada giymeliyim üzerime siyahı..
Åžimdi en sevdiÄŸin mevsimdeyiz sevgili.
YüreÄŸim mahÅŸeri bir sonbahar yeri.
Gözlerim yaprak yaprak hüzün.
ÇocukluÄŸumun tüm trenleri tehirli.

Ve sen acıya yarenlik ettikçe bir mezar kazılıyor Yusuf’un kuyularında.
Ve ben üzerinde siyah bir elbiseyi giydiÄŸini görünce
Ölmeyi özlüyorum gözlerinde öylece.
Unutma sevgili sen ölmeden ben ölmeyeceÄŸim.
ÖlmeyeceÄŸim sevgili..
ÖlmeyeceÄŸim..
Biliyorum bir suskunluk orucuna niyetlenmiÅŸsin..
Boz da orucunu,
Adının yedi harfiyle uzat yüreÄŸini bana..
Yoksa en sevdiÄŸin mevsimde,
Bir sonbahar sabahında öleceÄŸim..
Tam da ölmeyi özlemiÅŸken gözlerinin Elif ilinde,
Öldürme beni..
Sevdanla hayatlandır beni..
Köklerime umut,
YüreÄŸime mutluluklar ver..
” Sen varken suskunluk yakışmaz bana.
Yine giyindim yirmi dokuz harfi..
Harf harf seni yazdım yüreÄŸime.. “

Mavi Bilyeli Adam / İsmail SARIGENE

 

YAZI,ŞİİR VE ÇİZİMLERİN HER HAKKI SAKLIDIR.

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Benim Hiç Denizim Olmamıştı Gözlerine Yaslandığım…

Ekleyen: Tarih: Ağu.25, 2011, Kategorisi: İsmail Sarıgene

BENİM HÄ°Ç DENİZİM OLMAMIÅžTI GÖZLERİNE YASLANDIÄžIM…

Başıma çökmüÅŸ bir akÅŸamın sığlığında uÄŸradım gözlerinin enginliÄŸine.
Rengi nedir diye bile bakmaktan korktuÄŸum gözlerinin avuçlarına bıraktım cocukluÄŸumu.
Sen konuÅŸtukça, ben büyüdüm sana.
…Birkaç dakika yanında olmanın kattığı umut deryasına bıraktım Suna boylu yangınlarımı.
Kaç gündür sesinin renginden düÅŸecek haberleri beklerken,
ben sen oldum.
Saçlarındaki beyazlara dayadım çamurdan yüreÄŸimi.
Her arayana sen diye koÅŸarken,
sesinden yoksun düÅŸtü içimdeki nehir.
Susadı dışımdaki çember, daraldı gökyüzü…
Oysa ki sen benimle aynı gökyüzünün altında yaÅŸamaktaydın..
Fark edemedim, sezemedim..
Meğer sen bana ben kadar yakınmışsın.
Yabancı dursa gözlerin gözlerime,
ÅŸimdiye kadar dudak kenarlarından kovulmadı çocukluÄŸum..
Sende – ÅŸimdilik – sessizce büyümeye devam ediyorum.
Kim bilir birkaç gün sonra öleceÄŸim dudaklarında..
Sahi ölmek dedin de; ben senin yüreÄŸinde kaç gün yaÅŸabileceÄŸim ?
Çünkü bu yürek hiçbir deniz de yaÅŸatılamadı..
Åžimdi diz çöktüm çocukluÄŸumun başına, bir denizin maviliÄŸini bekliyorum…
Çünkü benim hiç denizim olmadı bur terli coÄŸrafyada..

Evet, benim yüreÄŸim ÅŸehrim gibi çoraktır..
İçi yangınlardan olma,
dışı yalnızlıklardan doÄŸma bir yaranın tam ortasına düÅŸmüÅŸ ceninim.
Keza kim bilir senin yazgında imlası bozuk bir cümlenin gırtlağına yazılmıştır.
Åžimdi uzandım Suna boylu rüzgarın koynuna..
Ayak dibimde ÅŸiddeti yalnızlıktan ibaret bir deprem büyürken,
ben senin gözlerinin avlusunda ömrümü huzura sıvamaktayım.
Az sonra koÅŸacaksın ya bana…
Saçlarının arasına sevda alfabesini çözüp beni gözlerinin denizine kavuÅŸturacaksın ya..
Guslettim sensiz geçen ömrümü,
deÄŸmese de bir yürek bu kurak topraÄŸa yine de terimle yıkadım..
kapındayım, beni gözlerinle buluÅŸtur.
Beni de kabul et gözlerinin avlusuna..

Bilmem dikkat ettin mi, gözlerimin topraÄŸa olan aÅŸkını…
İçimdeki çocukluÄŸunun büyümemeye olan inadını..
Sen sorma sakın..
BoÅŸa tüketme nefesini..
Morg sessizliÄŸine dönmüÅŸ yüzüm tüm soruların cevabıdır.
Başım topraÄŸa dik açılardan vurulsa da, ben sen kadar yalnızım..
KüçüÄŸüm senden biliyorsun lakin sana yetiÅŸmek isteyen ayaklarıma cevap ver.
Sakın dur deme bana..
Sakın herkesin dediÄŸi gibi – sen çok iyisin ama üzgünüm bana geçe kaldın – masallarını vurma yüzüme..
İlla benim ol demiyorum sana..
Ama gitme, sende gözlerimin içine bakıp yalnızlığın musallasına yatırma..
Öldürme beni, hayat ver nabızlarından süzülmüÅŸ bir avuç suydan..
Sakın karanlık bırakma beni..
Sevda alfabesini çökmüÅŸken başıma bir mum uzat yanağıma..
Bir nefes bırak cocukluÄŸuma…

—– Gideceksen / Dinle son kez beni —

Gelmeyeceksen eğer, şehrin son durağına bırak beni.
Taze bir aÄŸacın gölgesine indir avutulmamış yüreÄŸimi..
Bir tutam saçını da bırakmayı da unutmayasın sakın.
UÄŸradığım her kapıdan kovulan bir yüz, gömülmeli sabaha kalmadan..
Aynalara pek alışık deÄŸildir gözlerim, kır içimde sana kurduÄŸum köprüleri..
Sana uzattığım dalları da bırak ayak altına..
Merak etme – gelmedin diye – acımayacak kalbim..
Çünki hiçbir zaman diliminde bir yüreÄŸe yoldaÅŸlık etmedi yüreÄŸim.
Sende git / ki kalbim yıkık bir kentin hatıralarıyla dolu..
Senin tarafından vurulur bir kez daha yüreÄŸim..
Senden önce kaç kez öldürüldü içimdeki düÅŸler..
Kaç kez sürüldü cesedim yüreÄŸime..
Kaç kez devrildi üzerime alfabe..
Yalnızlık tarafından kaç kez iÄŸfal edildi umutlarım..
Rehin kalmışken karanlığa, son bir kez cenin oldu gözlerin yarınlarıma…
Gelmeyeceksen eÄŸer, son bir cümle kur bari…

” Üzgünüm, seni büyütecek bir denizim yok yürek toprağında..
Sıksan tenimdeki ter bulutlarını,
Tek bir umut bulamazsın sana dair..
Unutma, ayaklarını bastığın yer kara iklimi..
………………
Beni yaşayıp acıyı yaşamaktansa,
Gözlerimin yabancılığından olsun kefenin…
Sancağın düÅŸse de saçlarıma,
Kalkmayı bil küçük çocuk..
Çünkü ben unutulmuÅŸ bir mezar bekçisiyim..
…………..
KeÅŸke sana kucak dolusu denizim olsa da yürek coÄŸrafyamda..
Ama ben çoktan kırdım dallarımı..
Git hadi küçük çocuk…
Yüzüne vurulan onca kapı olsa da..
Büyü be cocuk…
Büyü..
Ölme bende…
Bak göreceksin..
Bensiz de yaÅŸamayı öÄŸreneceksin..
Çünki sen …………..

İsmail SARIGENE

YAZI,ŞİİR VE ÇİZİMLERİN HER HAKKI SAKLIDIR.

1 Yorum Var : D.E.V.A.M.I...

Gözlerine Sakladım Cenneti…

Ekleyen: Tarih: Ağu.19, 2011, Kategorisi: İsmail Sarıgene

Gözlerine Sakladım Cenneti

Sana geliyorum.
Yaralı uçurumları,
Birer birer aÅŸarak.
…FesleÄŸen kokulu
Saçlarına usulca yağıyorum.
Mayasız bulutları,
Avuçlarımda kibritsiz yakarak.

Gece, karanlığı emzirirken
Ben, bir avuç güneÅŸle
Islak kirpiklerini kuruluyorum.
Yıldızlar, semâya dizilirken
Ben, ılık nefesine
Taze baharları dolduruyorum.

Seni severken
Bir an bile durmuyorum.
Alnıma kavgalarını alıp
YüreÄŸimde acılarını eziyorum.
İplik iplik yağan
Yağmura aldırmadan
Gölgelerine " güneÅŸi " giydiriyorum.
Ve her sabah sen uyanmadan
Susuz dudaklarımla
GözyaÅŸlarındaki tuzları emiyorum.

Cennet kokulu terini
Silebilmek için
Ilık nefesimi,
Rüzgarla delicesine yarıştırıyorum.
Ayazlar tenini üÅŸütmesin diye
YüreÄŸinin ovalarına
Taze baharları yapıştırıyorum.

Sen diye,
Her sabah güneÅŸe sarılıyorum.
GözyaÅŸların diye,
YaÄŸmurları delicesine öpüyorum.
Ve yüreÄŸini dualarıma ekleyip
Gözlerine sakladığım Cennette
Sevdamızı soluyorum.

İsmail Sarıgene

YAZI,ŞİİR VE ÇİZİMLERİN HER HAKKI SAKLIDIR.

3 Yorum Var : D.E.V.A.M.I...

Düştük/Kırıldık/Dağıldık…

Ekleyen: Tarih: Ağu.04, 2011, Kategorisi: İsmail Sarıgene


DÜÅžTÜK/KIRILDIK/DAÄžILDIK

Önce düÅŸtüm dudaklardan / el oldum tanıdık bildiÄŸim duraklarda

Dilsizim ve bi o kadar adressiz. Gidiyorum karanlığın izdüÅŸümüne saf tutarak. Hesabım bitti / ÅŸimdi infazımı beklemekteyim. Dudaklarımı ısırarak isyan ettiÄŸim yetimliÄŸime bir de öksüzlüÄŸüm eklendi. Artık ayaklarım beni aynı yere götürmüyor. Sığındığım yerlerden tek tek kovulan ben, ÅŸimdi el oldum tanıdık bildiÄŸim yerlerde. Gözlerimin nemi kurumadan yüreÄŸimin adreslerine denk geliyor bulutlar. Soyadımı taşıyan cümlelerden kovulan yüzümü bulamıyorum eski yerinde. Ya ben uzaklardayım ya da biz “ biz “ olmaktan imtina etmekteyiz galiba. Susuyorum bilmediklerime susarak. Boyun büküyorum benden bihaber parçalara aÄŸlamaklı gözyaÅŸlarımı deste yaparak. Elimde dört kiÅŸilik bir fotoÄŸraf ve düÅŸündüklerim. En büyük parça babamdı; bizi ayakta tutan bizi biz yapan.. En büyük parçamızı, canımız kaybettik sonra da gayri ictimalarımız hep bir eksikti. Babamız olmadan sanki o varmışcasına yaÅŸayacak, savaÅŸacaktık..Ama olmadı..Bölündük ilk önce sonra da düÅŸtük..Eksildik birer birer. Tesbih tanelerine mi özendik yoksa..Biz bir hayattık dört parçaya ayrılmış..Åžimdi el olduk birbirimize..Oysa biz hep bir’dik..Åžimdi her birimiz ayrı saflara düÅŸtük. Bir kere düÅŸmüÅŸken içimizdeki canlar kırılmaz mı ?

Kırıkları toplamaya çalıştım / daha çok kırıldık kendi içimizde..

Ben bu savaşı kaybetmeyecektim. DüÅŸtük diye dağılmayacaktık. Kırıklarımızı sarıp yeniden ayaÄŸa kalkacaktık. Bensiz kurulan sofralara ses çıkarmadım. Bana biçilmiÅŸ tüm sıfatlara razı oldum. Susmam istendi sustum, konuÅŸ denildi bana verilen tüm sufleleri söyledim dilimi ısırarak. Bile bile gelen fırtınaya raÄŸmen kırıklarımıza kendimi bastım. her ÅŸeyimi benden olmayanlara ayırdım kendimi / isteklerimi öteledim. Acaba sorunlar benden mi kaynaklanıyor diye eksik tuttum içimdekileri. BilmediÄŸim yüzlere selam vermeye baÅŸladım ilk önce. Yaralarımıza merhem diye kendimi basacakken, gölgesini bile hatırlamadığım yerlerden topladım parçalarımızı. AkÅŸam üstleri yalnızlığa alıştım önce. Ve bir gece bensiz toplanan umutların yabancı gözlerde yeÅŸerdiÄŸini gördüm bir sokak bankında. Bir yanda canımın canı, bir yanda canımın diÄŸer yarısı ve de yabancısı olduÄŸum gözler..Bir ben eksiktim..Gözyaşıma tuz bastım o an..Tutuldum / uzadım eksikliÄŸime..Ben kırıklarıma bir umut ararken, kırıklarım kırıklarına çoktan yamayı vurmuÅŸ..MeÄŸer bir ben fazlaymış cümlelere..Ayıklandım biz’den / kırıklarımdan düÅŸtüm az önce..Dağılmayı bekliyorum aynalara gözlerimin nemi miras bırakarak…

DüÅŸtük / Kırıldık / Dağıldık / Oysa biz hep bir’dik..

Åžimdilerde evden iÅŸe giderken tertemiz bir yalnızlığını giyiniyorum üzerime. İki oda bir salona sığdırdığım bir umut gökyüzünün altında nüfussuzluÄŸuma isyan ediyorum. Kirpiklerimden birikmiÅŸ bulutlara sırlarımı verdikçe eriyor içimdekiler. YavaÅŸ yavaÅŸ bükülüyorum cocukluÄŸuma. Yeni bir umut yolculuÄŸuna hazır olmayan bu yüreÄŸe yine kefen örmekte ellerim. Oysa ben sadece susmayı bilirim. YapabildiÄŸim en iyi ÅŸeyin gitmek olduÄŸunun farkında olsam da kendi içimden kovulmak öyle ağır ki..Kanatlarım kırık / düÅŸlerim ise düÅŸtü kollarımdan.

Sevinebilirsin artık hüzün…

Zafer senindir. Önce bizi bana düÅŸürdün sonra da kırıldın bizi..Merak etme yakında da dağılırız biz. Sen kalbini ferah tut..Dudak payımda bir hayat vardı..Al o da sana feda olsun…Bana dair ne varsa ele geçir. Kazandıklarımdan da feragat ediyorum..DüÅŸtüÄŸümü kabul ediyor, kırıklarımı sana bırakıyor ve dağınıklığımı ilan ediyorum. Ama tek bir ÅŸartım var..

YüreÄŸimdeki gül’e sakın dokunma…
Gözlerimdeki yeÅŸeren Elif’i dalından koparma..
Dudak kenarımdaki umuduma hüzün bulaÅŸtırma…
Ne olur sevdama yalnızlığı yakıştırma..

Ey her nefesi ölüm kokan hüzün ;

Beni sevdamdan ayırma….

Çünkü düÅŸtüÄŸümde sadece “ o “ ellerimden tuttu..

Kırıklarıma sadece “ o “ dokundu…

Dağınıklığımda bana sadece “ o “ umut oldu…

Ey hayat…
 
Bana ölümleri müjdele ama
Sakın sevdama / Elif/ime / umuduma dokunma….
Dokunma diyorum…
Dokunma…
 

26.04.2008 22.10
İsmail Sarıgene

YAZI,ŞİİR VE ÇİZİMLERİN HER HAKKI SAKLIDIR.

1 Yorum Var : D.E.V.A.M.I...

Bedelini YüreÄŸimle ÖdediÄŸim En Masum Günahımdın…

Ekleyen: Tarih: Ağu.01, 2011, Kategorisi: İsmail Sarıgene

BEDELİNİ YÜREĞİMLE ÖDEDİĞİM EN MASUM GÜNAHIMDIN

“ Varlığın acı veriyor olsaydı bana;
Seni ölüme sevmez,
GelmeyeceÄŸini bile seni beklemezdim hala.
Ben sensizlikte bile "seni yaşıyorum" sevgili… ”

Mevsim, sonbahara akarken ben de sana geliyorum. Elimde yokluÄŸun yüreÄŸimde suskunluÄŸunla sana geliyorum sevgili. Ilık bir Eylül gecesi kentin yorgun kaldırımlarında tanıdık kelimeler arıyorum sevdana dair. Sana dair tek bir kelime yeterdi bana. Tek bir nefes bile gülümsemem için yeterdi bana..Sensizlikte kanarken sol yanım, ben hep seni düÅŸledim zembereÄŸi kırılmış zamanın avuçlarında. Seni aradım güneÅŸin sıcak alnında, senin ellerini aradım yaÄŸmurun ıslak dualarında.

Sana gelirken toprak yaÄŸmur kokuyordu sokaklar ise yalnızlık… Sana çıkan tüm yollar arsız dikenlerle süslenmiÅŸti sanki. Ayaklarım kan revan..Bir yanım uçurum bir yanım sensizlik ama her ÅŸeye inat sana geliyorum. Hava puslu, etraf ise sensizlik .. Dikenlere aldırmadan yalınayak yürüdüm gecenin dar sokaklarında. YüreÄŸimle ezdim tüm engelleri, ayaklarımla öptüm yollarındaki ikiyüzlü dikenleri. Her ÅŸeye inat sana geliyorum bir elimde mevsimlerin koynundan çaldığım ılık bahar bir elimde bulutların saçlarından arakladığım rüzgar ile .. Bir ömür uzaktan sana geliyorum bir elimde bir avuç gülüÅŸ karakışlarda güneÅŸ bil diye bir elimde bir yudum umut zifiri karanlıklarda aydınlığa sımsıkı tutun diye. Sana geliyorum sevgili….

Unutmadan sevgili; gittin diye meteliksiz bir intiharın ayakuçlarına boynunu büken bir kukla olmadım hiçbir zaman. GittiÄŸin gün kansız ve acımasız bir ihtilalin demir kelepçeli zamanlarından kaçıp sen diye ipsiz uçurumlara sığındım. YokluÄŸunda kimi zaman bir çocuk gibi koynunda aÄŸladım kimi zaman kirpiklerinden ıslak yaÄŸmurlara kaçtım. Sensizlikte her gece arsız fırtınalarına göÄŸüs gerdim ve esrarkeÅŸ yangınları sen diye koynuma alıp yüreÄŸimde közledim yalnızlığının ıslak çığlıklarını. Evet gittiÄŸin gün sen kokan kelimelerim çıplak kaldı dudaklarımda. YüreÄŸim gözyaşına asılı kaldı gözkapaklarımda. Ama hiçbir zaman boynumu bükmedim yokluÄŸuna. Pes etmedim sensizlikte kıyılarıma vuran hasret dalgalarına. Direndim, savaÅŸtım yalnızlığınla. Kan revan içinde kalsam da, bilmediÄŸim fırtınalarda sensiz savaÅŸsam da ben hiçbir zaman “ yalnızlığına “ yenilmedim sevgili….

GittiÄŸin günden beri tek bir kelime konuÅŸmadık seninle. Giderken seninle gitti taze baharlarım. Yetim kaldım mevsimlerin koynunda. Gözlerindeki sıcaklığı aradım güneÅŸin sınırsız coÄŸrafyasında. Seni sordum memleketimden göçen turnalara. Ama bulamadım seni. YüreÄŸimin derinliklerinde. kaybetmiÅŸtim seni. Aldığım nefeste, hayata bıraktığım her gülüÅŸte seni aradım. Bulamadım iÅŸte. Ucube binaların nemli duvarlarına dayanıp sana aÄŸladım. Dudaklarımı kapatıp kelimelerimle yalnızlığına aÄŸladım. Ama hiçbir zaman ne kadere ne de sana isyan ettim. Gittin diye hiçbir zaman suçlamadım seni. Varlığına küfürler edip arkandan beddualar savurmadım hiçbir zaman. GitmiÅŸtin beni “ sensiz “ bırakarak. GitmiÅŸtin aramızda yaÅŸananları bir kibritle zamansız yakarak. Ama gittin diye hiçbir zaman unutmadım seni. YokluÄŸuna inat yaÅŸattım seni. Gittin diye bir ikindi vakti kefensiz satırlara gömmedim seni. Varlığın bana hiçbir zaman acı vermedi ki ben seni gidiÅŸinle suskunluÄŸuna gömeyim sevgili…Seni “ sen “ diye sevdim ben. Varlığına inat yokluÄŸunda bile sevdim seni. Sana duyduÄŸum sevgim bir günlük olsaydı eÄŸer; seni “ sensizlikte “ bile yaÅŸatmazdım sevgili. Seni hiçbir zaman “ acılarımın metresi ” diye sevmedim ki ben. Ben yüreÄŸindeki sıcaklığı, tenindeki saklı baharları ve gözlerindeki ıslak gözyaÅŸları sevdim. Seni hep " aldığım nefes " bildim. YüreÄŸime dokunduÄŸun için, yarım bir adamı sevginle tamamladığın için sevdim seni…

Satırlarıma sonvermeden bilmen gereken bazı ÅŸeyler var sevdiÄŸim. İyi dinle beni sevgili. Cümlelere deÄŸil kelimelere örülmüÅŸ anlamları iyi algıla sevgili.. YokluÄŸunda seni aradım yorgun gecenin gri sabahlarında. Yalnızlığında kanattım fakir kelimelerimi. Dilimde birikmiÅŸ ve bir kaç cümleyi geçmeyen itirafım var sana canım. İyi dinle beni ÅŸimdi. Sensizlikte “ seni aldattım sevgili “. Yanlış duymadın sevgili. Açık açık utanmadan sıkılmadan seni aldattığımı söylüyorum sevgili. SensizliÄŸin soÄŸuk gecelerinde seni aldattım. Hem de defalarca… BaÅŸucumda bu imkansız sevdanın sevapları dururken ben seni “ günahlarınla “ aldattım sevgili. YokluÄŸunda kanarken tövbesi yarım kalmış günahlarınla seviÅŸtim yalnızlığının buz tutmuÅŸ yatağında. Her gece bedenimi ateÅŸlere serip günahlarınla seviÅŸtim kan ter içinde. KözlenmiÅŸ bedenimle, terkedilmiÅŸ yüreÄŸimle tövbesi oldum en masum günahlarının. Seni sensizlikte “ senin günahlarınla “ aldattım sevgili…Sen benden uzaklarda iken bensiz zamanlarda iÅŸleyeceÄŸin her günaha bedenimle kefil oldum. Körpe ve filizlenmemiÅŸ acılarını satın aldım ömür defterinden. Evet, tüm günahlarını ve bensiz yaÅŸayacağın tüm acılarını satın aldım karşılığını “ yüreÄŸimle “ ödeyerek.

Sen bu satırları benden uzaklarda okurken ben bir kelebek edasıyla baharın ince dallarından binlerce çiçeÄŸi yüreÄŸimin eteklerine topluyor olacağım. Bir gün Cennetin taze baharlarında buluÅŸtuÄŸumuzda giyineceÄŸin “ beyaz duvağı “ süslemek için en parlak yıldızları çalacağım gecenin kirpiklerinden. Sen benden “ bir ömür “ uzaklıkta yaÅŸarken sensizlikte bile sen varmışçasına sevdana nefes alıyor olacağım. Her gece günahlarınla seviÅŸip güneÅŸle beraber perdelerine gelip yüzüne ilk gülümseyen ben olacağım sevgili… Sen beni unutsan da ben seni yüreÄŸimde yaÅŸatacağım. Uzaklarda bir yerde yaşıyor ve nefes alıyor olmanı en büyük mutluluÄŸum bilip acılarına delicesine yanacağım. KözlenmiÅŸ yüreÄŸimle bir sonbahar gecesi ıslak saçlarına yaÄŸacağım avuçlarımda güller ile. Gözbebeklerinden yuvarlanıp ayakuçlarına serileceÄŸim. GülüÅŸlerini nefesim bilip “ sensizlikte “ bile sana yaşıyor olacağım sevgili. Adını yüreÄŸime vurulmuÅŸ bir mühür bilip dudaklarında anılan dua olarak hep seninle nefes alacağım sevgili..

“ Sen bana “ bir ömür “ uzakken ben sana bir nefes kadar yakınım sevgili.
GelmeyeceÄŸini bile bile ben hala seviyorum seni. “

Gün gelecek,
Adımı unutmak zorunda kalacaksın
Puslu gecenin yorgun sabahında.
Bir kibrit çakıp yaÅŸananlara,
Tek tek yakacasın benli hatıraları
Ömür defterinin en masum günahında.

Duvarlarında asılı takvimlerden düÅŸen
Bir gün gibi,
AÄŸladığında yüreÄŸine gömülen
Bir hüzün gibi
Yavaş yavaş eriyeceğim dudaklarında.
Ama ben sana inat,
YokluÄŸuna inat,
Bedenimle közleneceÄŸim günahlarında.

Seni benden alan kadere,
Tek bir kelime etmeden
Seni içimde yaÅŸatacağım.
Çünkü ben senin;
“ Bedelini yüreÄŸimle ödediÄŸim
En masum günahındım….”

İsmail Sarıgene

 

YAZI,ŞİİR VE ÇİZİMLERİN HER HAKKI SAKLIDIR.

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Senin İçin Öldüm Gülüm…

Ekleyen: Tarih: Tem.06, 2011, Kategorisi: İsmail Sarıgene

  

SENİN İÇİN ÖLDÜM GÜLÜM

Ölmek son deÄŸildir gülüm,
Ölüm; kavuÅŸmaktır sevdaya.
Ve yüreginle gurur duy ki;
Bed…enini korkmadan ölüme
Senin için seren bir sevdaya sahip. "

Bir akÅŸam vakti,
Gözlerine yıldızlarla düÅŸüp
YüreÄŸini " yüreÄŸimle " yıkayacaktım.
Her gülüÅŸünde,
Gözlerinde yeniden açan baharlara,
Delicesine gözlerimle sarılacaktım.
GeldiÄŸimde,
Yangınlar içinde gördüm yüreÄŸini
Alevleri kuÅŸanıp gözlerine,
Kibritsiz tutuÅŸturmuÅŸsun denizlerini.
Ölümü kazıyıp kirpiklerine,
Kuru toprakla kavuÅŸturmuÅŸsun
Vuslat yolcusu dizlerini.

Gözlerini alevle avuçlarıma düÅŸmüÅŸken
Kirpiklerim kuru kalır mı sanıyorsun ?
GidiÅŸini bin hançer diye
YüreÄŸime delicesine sürmüÅŸken
Bedenim yaşar mi sanıyorsun ?
Vurma hançeri yüreÄŸime,
Akıtma yüreÄŸini ellerime.

Senin yerine,
Ben diz çökeyim Azrail`in gölgesine.
Senin yerine,
Ben göçeyim ateÅŸin sinesine.
Bir tek söz söylemeden sus ne olur.
Bir günahına bedenimi serecek kadar
Bir acına yüreÄŸimi közleyecek kadar
Seviyordum seni.
YüreÄŸimi " yüreÄŸine " emanet edip
Darağacındaki urganlarını
Senin saçların bilip
Senin yerine,
Gülümseyerek ben ölmeliyim gülüm.

Ve bir gün gelirsen yanıma,
Yeni açmış kır çiceklerini ser üzerime.
Dokunmak istersen toprağıma,
YüreÄŸinle dokun üÅŸüyen tenime.
Sorma ne olur neden gittin diye,
Bir nefeslik ömrüm vardı;
Cennet kokulu sevdana yüreÄŸimi adayıp
Senin için öldüm be gülüm.

İsmail SARIGENE

YAZI,ŞİİR VE ÇİZİMLERİN HER HAKKI SAKLIDIR.

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Çiçek Kokulu YaÄŸmurlarda Sevdim…

Ekleyen: Tarih: Haz.24, 2011, Kategorisi: İsmail Sarıgene

ÇİÇEK KOKULU YAÄžMURLARDA SEVDİM…

Ben seni,
Bulut benizli çiceklerde sevdim
Dört mevsim gözlerime baharı getirirdin
Avucuma dane dane tomurcukları sererdin
Ben seni,
Seher vakitlerindeki hoyrat rüzgarlarda sevdim
Tanyeri aÄŸarmadan ilk bana gülümserdin
Acılarıma ağlar, dertlerimi dinlerdin

Ben seni,
Yıldızların ay’ la dansında sevdim
Ben seni,
Islak yanaklı serçenin kanadında sevdim
Ben seni,
Utangaç yanaklarında yüreÄŸimde ölümüne sevdim

İSMAİL SARIGENE

 

YAZI,ŞİİR VE ÇİZİMLERİN HER HAKKI SAKLIDIR.

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Hayatın En Koyu Kahvesinde Adını Adıma YanaÅŸtırdım…

Ekleyen: Tarih: May.13, 2011, Kategorisi: İsmail Sarıgene

HAYATIN EN KOYU KAHVESİNDE ADINI ADIMA YANAŞTIRDIM

Uzun bir romanın içinden düÅŸtü cümlelerim.
Yalın ayak çocukluÄŸumu gözlerinde ararken
Allanıp siyahlanmış yüreÄŸinde buluyorum kayıp Cennetimi..
Sonra bir adım adıyorum sana,
Ve sen koÅŸuyorsun bana..
Biz olurken yürekler,
Bedenlerimiz açıkta kalır..
Umudu giyinmeyi denedikçe,
Büyüdükçe daralacağını farkediyoruz.
MutluluÄŸu deniyoruz
Olmuyor.
Bedenlerimiz iki cümleye denk geliyor..
Ama yüreklerimiz biz olmayı baÅŸarabiliyor..
Sen, ben..
Biz..

Yürüyoruz devrik cümlelerden arındırılmış sevda lugatinde..
Arşınlıyoruz her defasında rafta tozlanmış romanları..
Her nefes alışımızda,
Kendimize bir kahraman beÄŸeniyoruz romanın içinden.
Ve üstümüze giydiriyoruz
Sonra usta bir senaristin
KavuÅŸmaya en yakın rolünü çalıp
MutluluÄŸu prova ediyoruz gözlerimizde.

Çocuk oluyoruz..
Elimizde iki fırça,
Geceyi kahvenin en koyu tonuna boyuyoruz.
Hayatın en acı halini çiziyoruz gözlerimize..
Adlarımızın baş harflerinden başlayan
Mutluluklar bağışlıyoruz yetim bulutlara.
Ve karanlığa gözlerimizi emanet ediyoruz..
Kemiklerimiz kavuÅŸtuÄŸunda,
Birbirine hasret iki sevdalıya
Yol olmalı gözlerimizde saklı ışık.
Ve toprağa bir iz bırakıyoruz.
El ele tutuÅŸmuÅŸ iki yüreÄŸin
Kelimelere sığmayan çığlığını.
Olur da bir gün
Cümleler susar,
Sevda çıplak kaldığında
İşte o iz umuda gebe sevdalara
Bir mutluluÄŸu ÅŸahit bilir..

SuskunluÄŸu giyinmiÅŸ dudaklarıma sürerken adını,
Bir çift umut beliriyor gözlerimin en ıslak yerinde.
Islak dediğime aldırma,
O nem kavuÅŸmaya edilmiÅŸ bir yemin,
Ve yıllarca beklenilmiÅŸ bir özlemin
En sesli hali..
Bırak en ıslak yerinde kalsın kirpiklerim..
Ne de olsa gözlerin,
Memleketime güneÅŸ diye çöker her sabah.

Åžimdi üzerinde görmek istemediÄŸim
O siyah elbiseni giyin..
Acıyı da kondur yüzüne.
Ve çık karşıma..
Alından öpmeye hazır yüreÄŸim
Çığlık çığlığa haykırsın adını..
Ve sıkıysa sus,
Adının yanına adımı yanaştırıp
Biz olduk dediÄŸimde..

Susmanı da sevdamıza katarken,
Ölümün en süslü haliyle geleceÄŸim sana.
Öksürüklerimi boÄŸazıma ilmekleyip
Son kez adını adıma yanaştıracağım..
Seni seviyorum diyeceÄŸim..
Ve bir özür dileyeceÄŸim senden..

Seni seviyorken hiç kavga etmedik sevgili,
Ama sen siyahı giydikçe,
Ben her defasında beyaza özendim..
Giyindim sevdayı..
Ölüme düÅŸürdüm yüreÄŸimi.
Cenneti beklerken gözlerinde,
Cennetin bir köÅŸesinde,
Seni Elif ile karşılayacağız..
Ellerim Elif”in buÄŸday saçlarını okÅŸarken,
Ben gözlerinin kahvesinde,
Cenneti kana kana içiyor olacağım..

07 / Ocak / 2010

İsmail Sarıgene

YAZI,ŞİİR VE ÇİZİMLERİN HER HAKKI SAKLIDIR.

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Ölümün Öldüğü Bir Åžehre Götür Beni…

Ekleyen: Tarih: Oca.28, 2011, Kategorisi: İsmail Sarıgene

Bir gül idim ben,
Kökleri sende var olan.
Bir umud idim ben,
Mutlulukları sadece senin yüreÄŸinde yazılan…

Bir rüzgar kızıyım ben.
Ellerim senin memleketin gibi toz toprak..
Bir sonbahar hikayesiyim ben..
Saçlarım satırlarından bir satır, cümlerinden bir cümle..

ve ben…
hayatın en koyu kahve tonundan
bir çift göz..
O göz ki; bozkır teninden kopup
Senin gözlerinden denizi görebilmiÅŸ bir masal..

Bilmiyorum bu mektubumu ne zaman görür ne zaman okursun. Belki de son mektubumdur kim bilir. Yolun sonundayım..Sendelenmekte gövdem. Senin mutluluklarının gölgesine baÄŸdaÅŸ kuran yüreÄŸim yavaÅŸ yavaÅŸ solmakta. Gözlerimin kahvesine "ölüm " çöreklenmiÅŸ..Son konuÅŸmamızda " ölecek insanın her isteÄŸi yerine gelirmiÅŸ " sözüne ÅŸakayla karışık " Allah korusun " duasını iliÅŸtirmiÅŸtin. GözyaÅŸlarımı kirpiklerimden taşıp dudaklarıma kan diye düÅŸürverdi. DiÅŸlerimle dudaklarımı kemirip susmayı bilerken bıçağın gövdesinde gerçeÄŸi saklıyordum senden..Ölüyordum…Ölüme koÅŸuyordu dizlerim..KeÅŸke yalan olsaydı..KeÅŸke…

Uzun zaman sonra bir dost vasıtasıyla sana ulaşıp beni aramanı saÄŸladığımda çalıştığım kurumdaki tüm iÅŸ arkadaÅŸlarıma çikolata dağıttım. Ben senin gözlerinde hep çocuktum ya…Sesi duyan yüzümde baharlar açtı oysa. Ölüm kapı eÅŸiÄŸimde mezarımı kazarken, ben senin gözlerindeki papatya bahçelerinde gezinmekteydim. Hatta sana ulaÅŸtığımda " onca zaman suskun onca zaman konuÅŸmamışken bu arayış bu çaÄŸrı neden " diye kendine sorarken ben ise susmayı tercih ediyordum. Azrail’i ahizeye dayayıp sevdiÄŸin ölüyor diye seslenmeli miydim sana..Hayır hayır..Sen bir ikinci kaybediÅŸe hazır deÄŸilsin sevgili..

Bu satırları yazarken kulaklarımda " gurbet kuÅŸu " " gücümüz yetene kadar "ÅŸarkıları bana eÅŸlik ediyordu. Ve sen benden uzak bir yerde hayatı solurken ben ölümün ÅŸerbetini içirmekteyim dudaklarıma. Oysa seni ne çok özlemiÅŸtim ben.Daha ilkokula giderken çekilen resimlerimi, babam ölmeden kayıt altına alınmış aile albümlerimizi, iÅŸyerimin, köyümün tüm fotoÄŸraflarını sana gösterecektim…Omuzlarıma yaslanıp beni huzur içinde dinleyecektin..Ama olmadı..Vakit doldu..Kum terazisi tersine döndü..

Ben " benden" düÅŸüyorum…
Bende " ben " ölüyorum…
…..

Seni sevmeyi seviyorum ben..
Ve sevdiÄŸimi özlüyorum…

Varlığımdan bir kırıntı bırakıyorum şimdi..

Son konuÅŸmamızda ne güzel söylemiÅŸtin " biz hiç kavga etmedik diye " Oysa bizi birbirimize kavuÅŸmak için hayatla kavga etmiÅŸtik biz.Daha fazla yazamadım ey sığlığıma dua geniÅŸliÄŸi katan kadın..

Gözlerim kıpkırmızı.
Yanaklarımdan taşan bir ıslaklık..
Ellerimde bitmeyen titreklik..

Yazacak o kadar ÅŸeyim var ki sana..DüÅŸündüÄŸün gibi deÄŸil..Hep dediÄŸin gibi Azime teyze bekliyor seni. Evde tek başına..Hadi git derdin ya..Åžimdiki gidiÅŸim daha yazmaya yeltensem sana bu mektubu yazdığım internet cafenin içinde bir yetim cocuk gibi aÄŸlayacağım..

Bu bir veda deÄŸil bilesin..
Sadece eskisi gibi yazacak gücüm yok ..
Yazacak ellerim titrek,
Yazdıracak yüreÄŸim senin özleminde kor..

Bu seneki doÄŸum gününe sonra da kendi doÄŸum günüme yetiÅŸemesem
Ne olur kusura bakma..
SessizliÄŸim; gövdemin topraÄŸa kefen olmasındadır..
Seni unuttuÄŸumdan deÄŸildir..

Ve ardımda sana bir umut bırakıyorum..Ona iyi bak..
Bir de Elif’i..Elif’imizi. Ona göz kulak ol..
Sizi ahirette bekliyor olacağım..
Bir de Can’a…DüÅŸlerinde büyüt onu..

Bana hediye verdiğin deniz kabuklarını ve mor tesbihi anneme emanet ettim. Arada sırada annemi aramayı unutma. Onu aradığında Meleği de soracaksın biliyorum.

* Son olarak sana mesaj olarak attıklarımı derli toplu bu mektubuma iliştirdim..

Kabul eyle gözlerimin kahvesine sevda kadınım..

" Pastel boyalı düÅŸlerim sorguda iken al götür beni buralardan. Ölümün öldüÄŸü bir kentin geçmiÅŸi yaralı sokaklarına bırak beni. ÇocukluÄŸumda hile yaparak kazandığım bilyeleri bağışlamışken sen bana kağıttan gemiler yapmayı öÄŸret bana. Sonra da gözlerimin kahve renginden binlerce uçurtma. Gözyaşımdaki tuzla gusül ederken yaralarımı, bir ÅŸarkıyı fısılda kulaklarıma. Eteklerine doldurduÄŸun bayramlık sevinçlerimi arife sabahı olmadan yetiÅŸtir yetim yanıma ve güçsüz kollarıma yüreÄŸini giydirip bir baharı çiz gözlerimin en beyaz bulutuna.

Bayat ekmeÄŸin üzerine sürülmüÅŸ acılarla geçiÅŸtirilmiÅŸ öÄŸle paydoslarında sevdim seni.Gazoz kapaklarından alıntı yaptığım filintalı, ÅŸatafatlı sözlerle deÄŸil Anadolu’nun küçük bir kasabasının yarı bozuk yarı argo ÅŸivesi ile anlattım seni. SoÄŸuk bir kışın izlerini barındıran demir sefer taslarına konmuÅŸ yemeklerden önce aç karnına içtim gözlerini. Gasp edilmiÅŸ çocukluÄŸumu ararken gözlerinde, koca bir özlem cümlesi oldu sustuklarım.BilmediÄŸim bir sokakta hayatının bir harfine denk gelecek bir nefesi keÅŸfetmiÅŸken tenimde, bir nihavent ÅŸarkı olur ömrüm dizlerinin dibinde.

Gecenin karanlığına bir bıçak diye gözlerini sürerken bana iliÅŸmiÅŸ ölümün saçlarına nefesini nakışladim. Içimin aynalarına çocukluÄŸumu istiflerken, dudaklarımda senle baÅŸlayıp benle biten söz olur gözlerin. Ellerim bir duaya durmuÅŸken, yüzünden geçerim Cennetin üzüm bahçelerine ve ucuz bir gazetenin üçüncü sayfasından kovulmuÅŸ mutluluklarim sadece senin yüreÄŸinde var olur."

Seni seviyorum sığlığıma dua geniÅŸliÄŸi katan kadınım…

Kocaman eyvallah…

08 Mayıs 2009

İsmail Sarıgene

YAZI,ŞİİR VE ÇİZİMLERİN HER HAKKI SAKLIDIR.

1 Yorum Var : D.E.V.A.M.I...

Ben Seni Bir Romana Konu Ederken / Sen Beni Kendine Bağışla…

Ekleyen: Tarih: Oca.06, 2011, Kategorisi: İsmail Sarıgene

BEN SENİ BİR ROMANA KONU EDERKEN/SEN BENİ BAĞIŞLA

Yine uyanamadım masalına.
Uykularımdan uyanıp
Sesimle örtemedim üzerini..
Bağışla beni..
Bağışla ey sevgili ”

Kayıptı düÅŸlerim.
Hain pusuda ÅŸehit verdim yüreÄŸimin yarısını.
Uzaktı mesafelerim.
Kalabalık sanırken etrafımı
Hep yalnızlığa çıkıyordu adımlarım.
Rolleri çalınmış bir hayatın içinde
Unuttum sevdadan umduklarımı.
Karanlıktı perdelerim.
Umudun bir penceresine yıldız kümelerini serdim.
Nefes aldıkça,
Hayatlandım acının en dar safında..

Yalnızlıktı rolüm.
Adıma istiflenmiÅŸ tüm rolleri
Ustaca oynadım ben.
Acının repliklerini hiçbir zaman es geçmedim.
Hüzne koynumu açıp
Yataklığına soyundum sonbahar sancılarının.
Tüm cephelerde tek başıma ben savaÅŸtım.
Kazanır zannederken
Bir siyah”a bulandı hükmüm.

Sonra sen geldin.
Bir Mayıs gecesi düÅŸtün içime.
Yıldızları şahit bildik sevdamıza.
Orta yaÅŸ sancılarımı susturamadıkça
Sen taze ömrünü sürüyordun acılarıma.
Eriyordum takvimlerin gölgesine.
Bana istinad edilmiÅŸ tüm suçlarını kabullenip
Kan ter içinde sana koÅŸtum.
Gecenin en karanlık yerinde
Gözlerinin aydınlığına boyadım beyaz duvağımı.
Sen bana hayat derken,
Ben senin ÅŸiirlerinden acıya düÅŸüyordum.

Kadehime düÅŸen nihavent sesimden
Geçiyordum taze çocukluÄŸuna.
Islak mektuplarına işlenmiş
Özlemlerin düÄŸümlerini çözüp
Yağıyordum içine saÄŸnak saÄŸnak.
Ve dua dua içinde sen oluyordum sevgili.

Sesimi kapayıp
Çantamın içinde sakladıkça seni,
Daha da büyütüyordun içimde
Oysa bana ait deÄŸildin sen.
Bir ömür kadar uzaktı dudakların.
YüreÄŸinin en eyvallah”ından öpsem
Islak bir günaha kazınacaktı adım.
Oysa senin ölümünü görüp
YokluÄŸunda ölmektense
Varlığında ölmeyi diledim gözlerime.
Ve sen bir romana konu okurken
Ben sana bir hayatı bağışladım..
Gel dudaklarıma,
Kana kana iç beni sevgili.

Uykundan feragat edio
En güzel masalını istemiÅŸtim senden.
Uyanamadım yine.
Sesimle gelemedim.
Üstünü örtemedim nihavent nefesimle.
Ölü gibiyim sevgili.
Kütük gibi bedenim..
Sancılarım revaçta.
Acılarımı yüreÄŸimden ayıklayıp
Bir dinlensem
Söz verdiÄŸin en güzel masalı dinleyeceÄŸim sesinden.
Ne olur üzme kendini.
Sesimle yüreÄŸimi uyandıramadım yine.
Sen beni “ kendine “ bağışla.

Bilirim ki;
SuskunluÄŸum sende koca bi ömür.
Ve bil ki ey sevgili;
Seni konuşamadığım,
Adını anamadığım her bir an,
Benim ölüme senden önce kavuÅŸmamdır.

Eyvallah yüreÄŸine.
Eyvallah en güzel masalın sahibi sesine..

“ Her bir harfin bende bir Cennet sayfası.
Her nefesin acılarıma bağışlanmış yüreÄŸimin en büyük duası..”

4 Mart 2010

Mavi Bilyeli Adam

İsmail Sarıgene

YAZI,ŞİİR VE ÇİZİMLERİN HER HAKKI SAKLIDIR.

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Mutluluklarını Sat Bana Ey Çocuk…

Ekleyen: Tarih: Kas.30, 2010, Kategorisi: İsmail Sarıgene

Mutluluklarını sat bana ey çocuk,

Bu gece..
Evet bu gece.
Bana aldığın o rengarenk eteği giyip
Soyundum dudak payı verilmiş acılarımdan.
Filistin’liÄŸimden
Kudüs’lüÄŸümden feragat edip
Çiceklendim senin hep söz ettiÄŸin kır düÄŸünü düÅŸüne.
Rengarenk balonlarınla
Bozkır teninde bir umuda filiz verdim..

Ey tahta arabalı çocuk’luÄŸum,
Mutluluklarını sat bana ey çocuk.
Ne kadar ÅŸeker istersen veririm sana.
Yeter ki uzaklığımı unut.
Zamanlığımı reddet.
Uzattığım ellerimi geri çevirme ey çocuk.
Hile ile üttüÄŸün bilyelerin ardından beni de koÅŸtur.
Rüzgarı diz çöktür saçlarıma.
Seni / beni doğuran Ağustos sıcağına inat
Nefesinden bir nefesi bana yar et.
Ve ben sussam da sen susma..
Avazın çıktığı kadar,
Dilin döndüÄŸü kadar anlat beni bana..
Çünkü kimse bana masal anlatmadı senden baÅŸka.

Ey ölümümü hayatla evlendiren hayat’ım,
Umutlarından bir umut ver ey yar.
Can’ından bir canı canıma paye eyle.
Gözlerinin kahvesinden bir Cenneti bağışla.
Ve yüzüÄŸünde yazılı adımı,
Kavuşmamızın duasına sıvazla.
Ve gögüsle tüm acılarımızı.
Bilirsin sen bana ÅŸiirleri yazarken
Ben kütük gibi uzanmışım geçmiÅŸin ayak izine.
Kaldır başımı,
Ve eÄŸdirme boynumu.
Ve bir zafere yor bu apansız savaşımı..

Åžimdi kapat gözlerini ey çocuk.
Omuzlarının genişliği kadar mutluluklarım.
Bana masallar anlat ey çocuk.
Sonra da şekerler dağıt rastgele.
Ve ben gelene kadar açma yüreÄŸini.
Beni gözlerinde sakla ey çocuk.
Ve ben gelmeden ölme sakın..
Ölme..
Ve gülümseme sakın ölüme.
Sakın ölme iÅŸte..

Söz mü ey çocuk..
Mutluluklarını sat bana ey çocuk.
Sat ki;
Sana bir kır düÄŸününü hediye eyleyeyim..
Bir sonbahar günü..
Siyah elbisem ile
Yok yok çocuk..

Ne sonbahar günü olacak kavuÅŸmamız..
Ne de üzerimde sevmediÄŸin siyah…

Bir AÄŸustos günü;
Hani beni de seni de doÄŸuran ayda
Bir AÄŸustos günü,
Rengarenk elbisemle koşacağım sana..
Hem de elimde mavi bilyelerinle..
Deniz kabuklarımla..

Söz mü diye sorma çocuk..
Söz verdim..
Söz…

* Şiirin başlığı alıntıdır..

7 AÄŸustos 2010

İsmail Sarıgene

YAZI,ŞİİR VE ÇİZİMLERİN HER HAKKI SAKLIDIR.

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Git/Kapılarımı Yüzüme Gömerek…

Ekleyen: Tarih: Eki.17, 2010, Kategorisi: İsmail Sarıgene

Git / Kapılarımı yüzüme gömerek…

Hakkım helaldir artık / gidebilirsin…Ha unutuyordum az daha..Gitmeden içinde birikmiÅŸ nice yalnızlıkları savur yüzüme..Babamdan yadigar bırakılmış emanetine yerine getirememiÅŸ birisi olarak helalliÄŸimi sardım beyaz duvaÄŸa, suratını benden uzaklara çevirebilirsin ..Kapıyı ardına kadar açık bıraktın..Gitmene ramak kalmış..Benim gözlerim artık sana yabancı..Daha fazla rehin kalma güneÅŸ girmeyen iki göz hayat evine. Babamın acısını daha saramamışken, bir de senin eksikliÄŸin.. Gel de kendini benim yerime koy. Bir zamanlar dört kalp vardı penceremizin ardında..Ansızın yitirilince canlar, yama bulunmaz ki noksanlığına.. Bir gün gidecektin lakin bu kadar erken bu kadar çabuk beklemiyordum. Belki de sana kızgınlığım biraz da kırgınlığım bundandır; bize sırtını bu kadar çabuk çevirmen, bize bu kadar uzak durman…Hadi git / ben senden gitmeden…Git…

Bit / Gözlerimdeki “ MeleÄŸi “ öldürerek…

Git gide uzaklaÅŸtın bizden..Aynı evde iki yabancıyız biz. Bizi bize yaklaÅŸtıran bir duvar..Ötesi yok iÅŸte. Biraz da aynı iÅŸyerinde çalışmamız…Sana gitme demeye kalmadan seni baÅŸka kıyılara kulaç atarken gördüm..Hatırlıyorum da; sen diÄŸer odada mutluluklara kanatlanırken, ben diÄŸer odada içimdeki “ MeleÄŸi “ yüreÄŸimin mezarına defnediyordum. İkilemin ortasında, sensiz kalakaldım öylece..Sen sevinçten aÄŸlarken, ben “ bizi” kaybetmenin derinliÄŸinde boÄŸuyordum kendimi. Sen yeni bir hayata söz verirken ya da “ bize “ yabancılaşırken gözlerim kırmızı bulutlara takılıyordu..DüÅŸen yaÅŸlardan deÄŸildi oysa…DüÅŸen sendin..DüÅŸen avuçlarımdan meleÄŸimdi…

————-

Oysa sen daha küçücüktün.. Daha dün aynı bahçede koÅŸuÅŸturan, oyunları bozan ben olsam da hep “ abisine kıyamayıp her ÅŸeyi kabul eden “ MeleÄŸimdin sen.Daha gözlerinde yabancılaÅŸmamıştım ben..Åžimdi kanatlanma zamanı mı geldi yoksa ben mi yaÅŸlandım anlayamadım..Sus pus içim..İkilem içimdeyim..KüskünlüÄŸüm sana deÄŸil; seni benden bu kadar çabuk alan kadere…Bu ayrılık nerden çıktı ey içimdeki melek ? Gitmene bu kadar az zaman mı kaldı ?

Ey küçük meleÄŸim ne çabuk büyüdün sen ?

Beyaz duvağına gözyaÅŸlarımı nakışlıyorum senden habersiz. Kabullenemiyorum gidiÅŸini, bizden bu kadar erken vazgeçiÅŸini..Daha ben ölmedim be meleÄŸim, nereye kanatlanıyorsun ki..Ya ben ölürsem ve sen gidersen anneme kim bakacak ? Susma cevap ver…Bu kadar çabuk gitmen niye ? Önce babamız terk etti, sıra sende mi..Sen de mi gidiyorsun ?

Tüm bulutları kirpiklerime topladım, tüm yaÄŸmurları gömüyorum gözlerime..Gitme desem de gideceksin..Bu ayrılığı bize çoktan biçmiÅŸsin anlaşılan..Git hadi..Sana bir Cennet vaat edemeyen bizlere arkanı dönüp git..Dört kelimelik bir ailenin bir kelimesini daha yitirdik velhasıl..Kaldı iki kelime ve yarım kalmış umutlar..

Artık bizde kendini bir fazla hissetmektesin sen..
Vur kapıyı git..
Gitme desen de gideceksin..
Ne de yol yarılanmış..
Oysa bilirdim ki,
Melek’ler hiçbir zaman insanları terk etmezmiÅŸ..
Oysa sen..
Bize yabancı,
Bana göre yalancı bir sabaha kanat çırpmaktasın…
AÄŸlıyorum çünki,
Yangına giden kanatlarını gördükçe,
Bir serçe yüreÄŸinin nazeninliÄŸi yüreÄŸim
Kıyılara vuruyor delice…
Git/me MeleÄŸim…
Gitme…

…………

Kim bilir bu satırların yazıldığından bile haberdar olmayacaksın..
Kim bilir bu yürek/ bu ömür,
Senin beyaz duvağını,
Cennete savuracak kanatlarını görmeye yetmeyecek..
Meleğim yuvasını terk etmeden,
Bu ten söz’e hüküm verirken sana son sözüm;
Kırsan da yüreÄŸimi,
Mutluluklar ancak sana yakışır…
Çünkü sen benim mutluluÄŸa ulaÅŸabildiÄŸim kanatlarımsın…

İçten nice mutluluklara MeleÄŸim…
Canım kardeÅŸim / Seni çok özleyeceÄŸim…

22 Mayıs 2008

İsmail Sarıgene
 

YAZI,ŞİİR VE ÇİZİMLERİN HER HAKKI SAKLIDIR.

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Sesimi Soyundum Sesimden / Avuç İçi Özleminde…

Ekleyen: Tarih: Eyl.28, 2010, Kategorisi: İsmail Sarıgene

Sesimi Soyundum Sesimden / Avuç İçi Özleminde

Bu kaçıncı gece/m yokluÄŸuna vakfettiÄŸim
Bu kaçıncı merhem suskunluÄŸuna ÅŸifa eylediÄŸim.
Yarı aksak ,
Yarı argo şiveme aldırmadan
Yine bir şiirin ar damarına bastım da geldim sevgili.
Geldim de sesimi soyundum sesimden.
Dudaklarından hayata bağışlanmış
Senli bir şarkısının notasında unuttum harflerimi.
Zamansızlığımıza inat
Gözlerinin hayatına buladım üÅŸengeç yaralarımı.

Annemin terli iken su içme tembihlerine aldırmadan
Kana kana seni içiriyorum
Senin özleminde kan ter içinde kalan dudaklarıma.
SusuzluÄŸum nüksedince en kurak yanımda,
Uzun soluklu cümleler kuruyor
Senli bir şiirlerimin tam alnı ortasına.
Seni anlattıkça,
Bir köyün ÅŸiir yüzlü çocuklarının yüzünde
Unutuyorum yüzümü.
Sahi bu kaçıncı yüz/üm çıkarıp çıkarıp
Tekrar tekrar giyindiÄŸim.
Senin göremediÄŸin yüzümü
Geceye gömüp
Sabahına yeniden yüzümü yüzüme giyiyorum sevgili.

Dişlerimin en ağrılı yerine
Adının harflerini ÅŸifa diye sürdüm.
Sensizliğimin en ıslak yerine
GülüÅŸünün en sıcak yerini örttüm.
Sesimi soyundum sesimden
Çıplak alfabemi
Senin adınla giydirdim.
Giydirdim de seni giyindim üzerime.

İçinde adının geçmediÄŸi hiçbir cümleye yataklık etmedim ben.
Senden gelmeyen hiçbir zümreye nüfuz etmedim.
Adının geçmediÄŸi hiçbir söze itibar etmedim.
Etmedim de
Senin ellerinden gelen ölüme razı geldim sevgili.
Kendimden vazgeçtim de
Senden geçmedim sevgili..
Geçmedim..

“Affet beni sevgili,
Elerimi tuttuÄŸunda terleyen
Avuç içlerini özlediÄŸim için“

26 Mart 2010

Mavi Bilyeli Adam

İsmail Sarıgene

YAZI,ŞİİR VE ÇİZİMLERİN HER HAKKI SAKLIDIR.

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Ayyuka Çıkmışken KekemeliÄŸim / Bir Bıçak Yürür Sol Yanıma…

Ekleyen: Tarih: Ağu.19, 2010, Kategorisi: İsmail Sarıgene

Ayyuka çıkmışken kekemeliÄŸim,
Kaldır beni düÅŸsüzlüÄŸümden diyecek kadar yalnızım ben..
Bir bıçak yürürken yürek kenarlarımda,
Öldür beni senden gitmeden diyecek kadar kahramanım ben..
Acırken sol yanım,
Sağıma düÅŸür göÄŸsümü..
Ve bırak beni çocukluÄŸumun en rüzgarlı tepesine..
Kundakla beni yarım cümlelik adamın yamalı düÅŸlerine..

Revaçta iken uykusuzluÄŸum,
Yine mavi bilyelerinden feraÄŸat etti yaralı cümlelerim…
Bir düÅŸ tecrit edilirken yüreÄŸimden,
Tehirli bir tren yolculuÄŸunda
Gasp edildi duası yarım kalmış gençliÄŸim.
Perdeler çekildi göz kenarlarıma..
Karanlıklar hediye edildi sol yanıma..
Tam kazandığımı farz ederken,
Yine rehin düÅŸtü içimdeki yara zamansızlığıma…
Yarım cümlelerimi yüreÄŸinde meÅŸru zemine çekerken,
Yine kürtaja zorlandı yüreÄŸimdeki sevda.

Deniz manzaralı bir caddenin ortasında
Bir ayak izinden öteye geçemedi göçebeliÄŸim.
ÜÅŸüyorum.
Yamalarımı delip geçen lodos’un etkisinden deÄŸil,
YokluÄŸundan,
Sensiz bir anlam ifade etmeyen fakirliÄŸimden üÅŸüyorum..
Ört üzerimi bindiÄŸimiz vapurların iç sesleriyle..
Ve bastır, serpiştir terinin tuzunu yaralarıma.
Acıdan diÅŸlerim dudaklarıma yürüse de,
Sesim, çığlığım çıkmaz artık..
Çüni kilit vurdum yüreÄŸimin sensiz camlarına..

Merak etme..
Seni savaÅŸ suçlusu ilan edecek kadar gaddar deÄŸilim ben..
Bu ayrılığın kefenini de kendimi yorarım..
İçimde sonlandırılmamış bir tebessümü,
Yüzümün acıyan yanına nakÅŸedip
Seni sensizliÄŸimin en büyük yanında büyütmeye devam ederim..
Kah sensiz,
Kah bensiz..
Ama ne olur sen öldür beni..
Katili ol yama tutmayan yaralarımın..

DüÅŸsüzlüÄŸüm düÅŸerken sol yanıma,
Veda etme bana..
Gözlerimin içine bakarak deÄŸil,
Ellerinle ellerime güç ver..
Güç verir ki ellerime sırtıma uzanan bıçak yerine otursun..
Yamalarım kapansın..
Yaralarım da…

Hep derdim ya sana…
Ve her söylediÄŸimde bana kızardın ya…
" Ben yarım cümlelik adamım " diye…
İşte yarım bırakılmış bir düÅŸ,
İşte yaraları yamanmamış bir sevda..
Bir kurÅŸun arıyorum ÅŸimdi…
Ya da bir parası peÅŸin ödenmiÅŸ bir katil..
Hadi öldür beni….
SaÄŸ yanıma düÅŸür beni…
Beyazların içinde uyumak istiyorum..
Babamın defnedildiÄŸi çınar aÄŸacının gölgesine bırak cocukluÄŸumu..
ÜÅŸüse de kanayan yaralarım,
Sen siyahlarını giyinme devam et..
Ve de en çok sevdiÄŸin sonbaharı…

Avuçlarımda bir miktar deniz,
Dudaklarımda ıslanan bir dua,
SensizliÄŸin yeni bir gününe uyanıyorum..
Ve bu ayrılığı bir deva diye revâ gören yüreÄŸine,
Bir sözümle cevap vereceÄŸim son kez..
" Hiç bir gül topraksız,
Hiç bir hayat umutsuz yeÅŸermemiÅŸtir.."

Hep yaptığım gibi,
SaÄŸ elime göÄŸsümün soluna yaslayıp
Sana " eyvallah " derdim ya…
Åžimdi seni yüreÄŸimin en kanayan yerine koyup
SuskunluÄŸuna da " eyvallah " diyorum…

Senden gelen herÅŸeye razıyım ben…
Sevdaya da…
Ölüme de..
Çünki sen bende herÅŸeysin.

8 Nisan’a….

06 Nisan 2009

İsmail SARIGENE

 

YAZI,ŞİİR VE ÇİZİMLERİN HER HAKKI SAKLIDIR.

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Şu an çevrimiçi:

Tavsiye EttiÄŸim Siteler!

BeÄŸendiÄŸim Siteleri Sizlere Tavsiye Ediyorum...