Sizlerden Gelenler

Kadınları Mutlu Etmek Zor Değildir Aslında…

Ekleyen: Tarih: Oca.24, 2013, Kategorisi: Sizlerden Gelenler

KADINLARI MUTLU ETMEK ZOR DEĞİL ASLINDA…

Kadınları mutlu etmek zor değildir aslında, yeter ki samimi olun onlara.

Çiçek almayı unuttum değil; param yoktu deyin mesela.

Patron mesaiye bıraktı değil, arkadaşlarla çıkacağız deyin onlara.
Arkadaşlarınızla çıkmanıza kızıp, dudak düşürüyorlarsa da; sizle daha çok vakit geçirmek içindir o tafralar da. Yoksa turşunuzu kurmayacaklar;emin olun hiç bir zaman asla.

Aldığınız çiçekler değildir onları mutlu eden, duygularınızı somutlaştırıp kalbinizi ellerine bırakıvermenizdir; yüzlerindeki çocukça tebessümü ettiren.

Ve kalbinizin çiçeklere dönüşmüş halidir onları güldüren.
Bu yüzden vazgeçemez kadınlar çiçeklerden, o çiçekleri kalbinize benzettiklerinden. Yoksa çiçek çok da önemli değildir, zira ben hiç görmedim kadınlardan çiçek yiyen.

Sahiplenilmeyi sever kadınlar; “kendi ayakları üstünde durma felsefeleri” güçlü görünme kaygısından.

Hesap sorar gibi değil, tebessümle “nerdeydin” dediğiniz zaman; size tüm günü anlatıverirler o an.

Ama sıkıldığınızı belli etmeyin; otobüste bi kaç durak ayakta gittikten sonra, biraz oturup tekrar yaşlı teyzeye yer vermek zorunda kaldığını da anlattığı zaman.

Dinlenilmeyi sever kadınlar; düşüncelerine değer verildiğinde eşsiz bir huzura kavuşurlar.

Düşüncelerine değer verdiğiniz an, yine karlı çıkan siz olursunuz o zaman, sizi yere göğe sığdıramazlar; o kadar büyürtürler ki taşırırlar sizi odalardan sokaktan.

Çocuktur aslında bütün kadınlar; bu yüzdendir nazlanmalar; elinde değildir ki; hala içindedir elinde pamuk şekeri saçında kurdelayla koşturan küçük kızlar.

Ve annedir bütün kadınlar; bu yüzden her zaman sizden bir adım ötede yaşarlar; çünkü geleceğinizi onlar kurarlar.

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Demekki Gelmiş Son Veda Zamanı…

Ekleyen: Tarih: Kas.08, 2012, Kategorisi: Alaaddin Karazağ Şiirleri...

DEMEKKİ GELMİŞ SON VEDA ZAMANI

Demekki gelmiş son veda zamanı
Her gelip gitmelerinde bu son diyerek
Kendine defalarca söz verip tutamayan yüreğim
Yoruldu ,Artık nebir söz nede beklenti
Tükendi bu sevdayı kurtarma çabaları.
Sende kalmamış herkese bol keseden dağıttığın…
Bana verecek ne sevgin nede aşkın.
Sevgisiz gönüllere,yalancı dillere,
Şu an imiş Son veda zamanı,
Unutmakmış artık seninle yaşanan her anı.

Alaaddin / 2012

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Çocuğun Devlete Taş Atıyor Anne…

Ekleyen: Tarih: Eki.12, 2012, Kategorisi: Orhan Afacan Şiirleri...

 

 

ÇOCUĞUN DEVLETE TAŞ ATIYOR ANNE

Saymakla bitmez ki etnik bahane
Aldığın nefeste olur, daha ne..
Her evde sorunlar kaş çatıyor anne
Çocuğun devlete taş atıyor anne.

Yaşı küçük diye sürülür öne
Üç, beş kuruşla çevrilir her yöne,
Çok yazık ediyor sana, kendine
Çocuğun devlete taş atıyor anne.

Allaha, resule vardır inancın
Çocuğun hali olmalı sancın.
En yakın dostun, en içten yalancın
Çocuğun devlete taş atıyor anne.

Terörist için vatan, din, iman ne.?
Dökülen kan ne, yakılan can ne.?
Seni cehenneme baş yapıyor anne
Çocuğun devlete taş atıyor anne.

‘’Demokratik hakkı ‘’diyor tahrikçi
Taşı verip onaylıyor, tasdikçi.
Sonra, ya canlı bomba, ya tetikçi
Çocuğun devlete taş atıyor anne.

Üstüne sürülen neden panzermiş
Suyla ıslatır, bazen ‘de ezermiş.
Filin, çimi ezmesine benzermiş
Çocuğun devlete taş atıyor anne.

‘’Taş atacak kadar ‘’özgürlüğü var
Yarını görmez, akıl körlüğü var
Vaatlerle örgüt arada duvar
Çocuğun devlete taş atıyor anne.

Geçim için su,mendil’mi satıyor.?
Altında başka sebeb’mi yatıyor.?
İlgisiz çocuğu örgüt kapıyor
Çocuğun devlete taş atıyor anne.

Ekonomi, huzur hep tahrip olur
Devlet bu, elbette tek galip olur.
Sen evde, oğlun mahkûm garip olur
Çocuğun devlete taş atıyor anne.

Barışçıl eylemmiş toplanmaları
İnsanlık suçuymuş coplanmaları.
Taş atmakmış meğer savunmaları
Çocuğun devlete taş atıyor anne.

Dönmesin olaylar bir çatışmaya,
Çocuğunu al, başlar yatışmaya.
‘’Taş” çok ağırdır kalk hele tartmaya.
Çocuğun devlete taş atıyor anne.

Orantısız bir güç kullanılırmış
İnsan hakları tekel sanılırmış
Çocukmuş hata yapar, yanılırmış-
Çocuğun devlete taş atıyor anne.

Şiirim ne tehdit ne bir şikâyet
Anlamı, anlayana açık gayet.
Taşın değdiği her şey, yer ‘’cinayet’-
Çocuğun devlete taş atıyor anne.

Orhan Afacan

1 Yorum Var :, , D.E.V.A.M.I...

Erimiş Mum…

Ekleyen: Tarih: Eki.10, 2012, Kategorisi: Emir Kerküklü Şiir Köşesi...

ERİMİŞ MUM

Dün gece geldiğinde,
Karanlık odamda,
Kimsesiz masasında oturuyordum.
Kapı çarparak açıldı,
Fırtına gibi geldi,
Dağıttı masadaki hüzünleri,
Mum yaktı ortasında.
Mum ateşinden duman oldu,
Ten gözeneğinden içime sızdı.
Sardı beni içimden.
Kokusu o kadar güzel,
O an nefesimi tuttum,
İçimi uzun sarsın istedim.
Damarlarıma kanla,
Tüm benimliğime aktı.
Duygu depremi yaşadım,
Kırıldı yalnızlığın duvarı.
Kendimi yepyeni mekanda,
Güzelliklerle buldum.
Etrafımı güller sarmıştı,
Ötüyordu bülbüler.
Kollarımı sardım,
İçimdekiyle dans ettim.
O kadar huzurluydum,
Bitmesin devam etsin istedim.
Çok uzun sürmedi! !
Bu güzellikler arasında,
Tuhaf bir ses duydum.
Telefonum çalıyor demek.
Uyandım gözümü açtım yalnızlığa
Sabah olmuş güneş doğmuş,
Oysa bitti gitti bütün güzelliğiyle
Hayalmiş gerçek değilmiş meğer,
Güzel bir rüyaymış işte.
Masadaki erimiş muma bakıyorum,
Haksızlığa uğradığımı düşünüyorum.
Şimdi yaşadıklarım hayal ya..! ! !
Yine o hayal geri gelir mi acaba?
Tekrar gelirse de eğer,
Sonsuza dek…sarılarak,
Kollarımın mahpusu olacak…

Emir Kerküklü

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Sevmek…

Ekleyen: Tarih: Eyl.25, 2012, Kategorisi: Alaaddin Karazağ Şiirleri...


SEVMEK

Sevmek sabretmektir
Bekleyebilmektir sevgilinin gel-git lerini
Fırtına sonrası durgunlaşan denizi,
Görebilmektir lacivertin maviye çalan yüzünü.
Sevmek sadakattir
Sığabilmektir sevgilinin yüreğine
Yetinebilmektir,
Hissedebilmektir dokunduğunda
elinin sıcaklığını tüm vucudunda..
Haz duyabilmektir tenindeki kokusundan
Dünya‘ları onda görmektir,
onu Dünya’larda değil.
Sevmek bir olmaktır,
iki ayrı vücutta tek sevdayı yaşayabilmek.
Sevgi barınamaz yalan yüreklerde ,
yere bakan gözlerde
Sevmek ‘’adam gibi adam’’ister
tutunamaz riyakar gönüllerde.

Alaaddin Karazağ / 2012

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Söylemen Sevdiğime…

Ekleyen: Tarih: Eyl.14, 2012, Kategorisi: Sizlerden Şiirler...

SÖYLEMEN SEVDİĞİME

Duydum ki; Yar bana kırgın…
Gidemem, yaşadığı şehre.
koşamam yollarına,
basamam izlerine.
Küserim insanına,
Bağına bahçesine.
Küserim, havasına, suyuna.
İçin için ağlarım,
Sızımı, enginlere çağlarım.
Her nefeste sevdasını anarım.
Söylemeyin hallerimi,
Söylemen sevdiğime.

Duydum ki; Yar bana kızgın…
Gönülden yaralanmış.
Sitem dolu sözleri,
İnciten mısraları,
Yazan elim kırılsın.
Almam elime kalem,
Küserim sayfalara.
Küserim, yüreğimdeki aşka.
Duygularımı saklarım,
Kerem gibi yanarım.
Söylemeyin yangınımı,
Söylemen sevdiğime.

Duygum ki; Yar bana dargın…
Küserim yıldızlara,
Hilale bürünmüş aya.
Küserim gecelere,
Ötmeyen baykuşlara.
Küserim, sonbahar rüzgarına,
Güz yağmurlarına.
Küserim, onsuz bir Dünya’ya.
sığındığım yalnızlığa,
dost diye sarılırım.
Söylemeyin hicranımı,
söylemen sevdiğime.

Duydum ki; Yar bana sitemde…
Uzak dururum, yaşadığın şehirden.
Gitmem yanına, görmem yüzünü.
dokunmam tenine, uzaktan severim.
Fazlasını istemem, bana küsme ne olur!
Yüreğindeki aşkı, yüreğimden saklama.

Mehmet Macit
01.09.2012

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Dokunma Yüreğime…

Ekleyen: Tarih: Eyl.10, 2012, Kategorisi: Sizlerden Şiirler...

DOKUNMA YÜREĞİME

bulursan derin aşkı yüreğimin içinde,
dokunma izlerine.
bırak, aşkı anılarda saklasın.
çile dolu yılların izleri derinlerde,
kabuk bağlamış yara için için yanıyor.
her bahar mevsiminin güzelliğine kanıp,
yağmur damlalarını gözyaşına katıyor.
viran olan bağımda, açtın gonca gül gibi,
kanattı dikenlerin zehir sürmüş ok gibi.
arama artık bende sana olan sevgimi,
bir isim kaldı senden, yorgun duygularımda.
akşamın son deminde hüzün doldu yüreğim,
içimde bensiz bir ben, bilinmeze akıyor.

görürsen derin aşkı yüreğimin içinde,
dokunma izlerine.
bir aşk var ki derinde perdeleri kapanmış,
kapıları demirli mahzenlerde yaşıyor.
ışıktan korkar gibi karanlığa saklanmış,
taş duvarlar içinde, çilesini yazıyor.
vefasız bir aşk yıllarımı çalarken,
mutluluğu aradım yalan olan sevginde.
çalma kapımı bu gün, izne çıktı yüreğim,
azat ettim yüzünü şarkıların diline.
akşamın er vaktinde gönül dünyam serseri,
derdine derman diye, çilingiri kuruyor.

anlarsan derin aşkı yüreğimin içinde,
dokunma izlerine.
yıllar geçmiş olsa da sanma ki unutuldu,
aşka esir bu gönül, yollarını gözlüyor.
sevgi dolu bu kalbin nicedir ruhu öldü,
bir tatlı söze hasret anılara gömüldü.
umut diye sarıldı sahte, tatlı sözlere,
kanayan bir yüreği, yeniden yaraladın.
neden diye sorarsan bir kadeh içki doldur.
yaktığın sigaradan bir nefes çek derince,
yıktığın hayalleri görürsün gözlerimde.
bana aşktan söz etme, incitme kırık kalbi,
ruhum isyan içinde kaderine ağlıyor.

ağlayıp ta inlesen, sözüne kanmam asla,
yalan dolu sözlere, karşılık bulamazsın.
yüreğime kan dolsa, adını anmam asla,
bir kez kırdığın kalbi, bir daha kıramazsın.

Mehmet Macit
13.08.2012

Şiirin sesli yorumu aşağıdaki linkte.
http://www.edebiyatdefteri.com/siir/643798/dokunma-yuregime

1 Yorum Var : D.E.V.A.M.I...

Taş Atan Çocuklar…

Ekleyen: Tarih: Eyl.08, 2012, Kategorisi: Orhan Afacan Şiirleri...

TAŞ ATAN ÇOCUKLAR

Sanki oyundasın taş atan çocuk.
Cahilmi, cesurmu sonra görürsün
Seni kımler böyle oynatan çocuk.
Sanmam bu eğlencen çok uzun sürsün…
Sökülen kaldırım, ayaklarındır
Ölünceye kadar bir götürümsün..
Kundaklanan dükkân yarınlarındır
Vicdanında yargılanan cürümsün

Elinde molotof, yuzünde maske-
Neden bir gizliliğe bürünürsün…
Yıllarca sonra, desen bile keşke
Vatan ahı ağırdır, sürünürsün.

Senin yaşıtlarda taso salgını
Yahut bir iple topaç çevirirsin.
Oyun sandığın işlerin çılgını
Çamı hedeflerken, can devirirsin

Hapistemi geçsin ergenlik çağı
Ordada sarmalar pisliğin ağı.
Kopmak bilmez asla takvim yaprağı
Harf, harf, cümle cümle sen sökülürsün.

Kaynağıdır dinlerin Ortadoğu.
Din olmaktan uzak dinlerin çoğu.
Tarih boyu bundan kinlerin çoğu
Muslümansın, müslüman görünürsün.

Benimde devletle sorunlarım var
Yapamam bunu aramızda duvar.
Hırs, nefret, cahillik, benlik canavar
Davanı hukuk ile sürdürürsün.

Hadis ’vatan aşkından iman doğar’
İmansızı, iman her zaman boğar
Nefret, öfke beyne, kalbe zor sığar.
Kendini ellerinle öldürürsün.

Bir taş konuyu nereye götürdü
Kalkınmamızı dereye götürdü
İç, dış düşman biz nasıl düşürdü.
Devamlı boş çareye bürünürsün..

Araya girmesin etnik tefrika-
İşte Ortadoğu, işte Afrika
Global siyasetler binbir entrika
Ne yapsan hep mata düşürülürsün

Sömürgecidir her zaman Avrupa,
Sanma takdir edilir, övülürsün –
Şimdi demokrası elinde sopa.
O sopayla da bir gün dövülürsün.-

ORHAN AFACAN

2 Yorum Var : D.E.V.A.M.I...

Hiç Uğruna Yaşam…

Ekleyen: Tarih: Eyl.05, 2012, Kategorisi: Sizlerden Yazılar...

HİÇ UĞRUNA YAŞAM

Hiç`lik dünyamda oluşan eksikliği nasıl artıya dönüştüreceğim ?

Müsadenizle sessizliğimi bozup yine kendi kendime konuşacağım, kendimi kendimden gizleyip kimseye göstermeyeceğim…

O ‘ kadar çok konuşmak istiyorum ki suskunluğumla belli ediyorum, her gün ettiğim dualarımı yemin etmeme rağmen korkusuzca bozuyorum !
Yalnızım ve yalnızlığımda sessizliğimi istiyorum, hiç tanımadığım birini ararcasına kayboldum.
Neden kendimi kandırıyorum , o hala varmış gibi davranıyorum.
İşkenceye gerek kalmamıştı adını başkalarından duymam kimsesizlik gibi.

Hayat; bugün aldığım nefese hamd ediyorum çünkü seni bir kez daha özleyebilme duygusunu tattırıyor.
Uzağında olup  göremiyorsan, dokunamıyorsan veya gözlerinin içine bakıpta seni seviyorum diyemiyorsam.. sen benim için bu hayatta tek olan ikincisi olamayacak en güzel şeysin.
Sevdam korku değil ! Aşkınla yalnız kaldıkça ölüme açıkıyorum.
Bildiğim ve senin anlayamadığın durum; beni kimsenin anlamadığı dilde, seni seviyorum.

Zifiri karanlığın çocukluk korkusuyla ağlıyorum !
Kimsesizlik ; kim olduğunu bilmeden yaşamak olmamalı.
Yoruldum vakit geldi senden uzaklaşıyorum..
Uzağımı yakın etmek ne zülüm ki kendimi kaybediyorum,
Nalettir hayat sürgün eder yalnızlığın ucubesine !

İnsanın sevdiğinden en uzaklaştığı yer; yalnızlıktır.. Oysa ben sensiz uyuduğum gecelerde, seni rüyamda gördüğümde; sırf rüyam bitmesin seni daha çok göreyim diye uyanmamayı değil, yanında uyuyacağım gecelerde seni daha çok göreyim diye sık sık uyanmayı istiyorum.
Seni niçin düşündüğü bilmeden sevip ve seni bahane edip ölümü sevdim !
Ne zavallı biriyim seni düşünerek zamanı durduracağımı zannetmek.

En iyiside ne biliyormusun seni düşünüp kendimi hatırlamak, kim olduğumu bilmek !
Fakir kaldım sensiz bir hayatın sessizliğine ..
Daha da kendi kendime konuşmak istemiyorum, hayatın’ a hayırlı olsun deyip kendimi susturmak istiyorum.
İmkansız denilenleri denedim , o yüzden zor olanlar basit’ te kaldı ( n ) .

” Ölüm kapıma geldiğinde, ona sedece hoşgeldin diyeceğim. ”

” Hüseyin BULDUK ” 07. 07. 2012 ` Cumartesi `

(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Bana En Yabancı Kişi Benim…

Ekleyen: Tarih: Ağu.29, 2012, Kategorisi: Sizlerden Yazılar...

ANA EN YABANCI KİŞİ BENİM.

Başıma uzun bir zamandır bir ağrı girdi, çıkmak bilmedi kahrolası… kendimi tanıyamaz, hatırlayamaz hale geldim. İnsanların bana acayip ve garip baktıklarının farkındayım, İşime geleni yapıyorum her defasında onu düşünmeden olmaz diyorum. Ben dahil hiç kimse ile aram iyi değil ve hiç olmadığım kadar insanlıktan çıktım.. neye benzediğimi ve ne hal davranışlar yapacağımın bir dakika sonrasında neler olur demeden yaşıyorum.

Gitmesi ne kadar kötü olsada.. benim bekleyerek  yaşamamda bir o kadar işkenceye dönüştü. Onu elbet artık görmüyor, duymuyor ve giderek hissetmemeye başladım ne acıki; kendimi kandırıyorum her defasında karşımda hayali ile konuşuyor ve kendimi kendime nefret ettiriyorum.

Hayatın boşluk olduğunu ve boşlukta olduğumu biliyorum ama neden yere düşmüyorum, canım acısa dahi pes edememek ne hazin şey..  Beni benden aldı.. kendinide bende hatıra bıraktı.

 

Piskolojimin bozuk olduğunu kendimde farklılıklar görerek keşfettim.. Kimse ile değil kendimle daha çok konuşur oldum, kafayı sıyırmadım insanların bir çoğu yazdıklarımı okuyunca dertli değil.. piskolojimin iyi olmadığı düşünüyorlar. Ne türlü düşündüklerinin her türlü düşüncelerini iyi biliyorum maalesef çok koyuyor o izler bazen gelip beni dürtüklemesi.. ! Ne acı değil mi..  kendimi kandırıyorum ben mutluyum diye, canıma kıymış o kişi beni yalnız bırakarak haberi yok. Sadece yazdıklarım haber salıyor imdat beni bu dertten kurtarın diye..!

 

Kimse istemesin karekterimde zerre değişmemi.. Yalnızlığı sevip aşık oldum, en çok anlaştığım şey yalnızlıktır ne bana karışır nede itiraz eder bırakmış beni kendime halime yaz yazacağın kadar diyor. Sevdiğim; yalnızlıktır.!  Onun sayesinde yazıyorum daha ne isteyim karşılıksız seviyorum onun bana kalan sessiz yalnızlığını..

HERKESİN GÖRÜP, DUYUP, YAŞADIĞI, LANET ETTİĞİ VE  KÜFÜR ETTİĞİ DURUMA HANGİMİZ İTİRAZ EDİYORUZ Kİ ;

BELKİDE HER BİRİMİZ OLMASI GEREKEN DURUMA BİLE BİLE FIRSAT VERİYORUZDUR ….

 

” Hayatın iki beden arasındaki gerçek lik yüzü; Seven seviyormuş gibi göz göze’ bakıp sevdiğinin elini tutup  ve ona sahip oluyor. Seven seviyormuş gibi kendini önce kandırıp’ karşı tarafı aldatarak ‘ Hakiki yavş.k olma yolunda ‘ bir başkasınada Seni seviyorum diyor. ”

 

” Hüseyin BULDUK ” ` 27. 08. 2012 ` PAZARTESİ

(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu Yazıma Yorum Yazın D.E.V.A.M.I...

Şefaat Ya Muhammed

Ekleyen: Tarih: Ağu.14, 2012, Kategorisi: Sizlerden Şiirler...

(Naat)

Ümmetin diye geldik, yanan aşkı söndürme.
Mizan terazisinde, şefaat ya Muhammed.
Huzuru mahşer günü, bizi geri döndürme.
Cehennem azabında, şefaat ya Muhammed.

Sevaplar az yazılır, günahlar dolu, dolu.
Olmuşuz bilemeden, şeytanın eli, kolu.
Nefsimize çok kandık, unuttuk Allah yolu?
Azrail’in elinde, şefaat ya Muhammed.

İşleriz bin bir günah, hak yoluna ermeden.
Koşarız mal peşinde, haram, helal dermeden.
Merhameti unuttuk, muhtaçlara vermeden.
Kabrin soğuk teninde, şefaat ya Muhammed.

Arasat’ta koşulur, Peygamber ocağına.
Kuran’a inananlar, toplaşır sancağına.
Ümmetin günahından, sığınır kucağına.
Mahşerin sıcağında, şefaat ya Muhammed.

Sevgiyi, hoşgörüyü, çoğu zaman unuttuk.
İnsan olma vasfını, ruhumuzda kuruttuk.
Sana olan sevgiyi, yüreklerden soğuttuk.
Cennetin kapısında, şefaat ya Muhammed.

Mehmet Macit
22.12.2011
Seslendirme
10.08.2012
İzmir

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Arka Sokak Kadınları…

Ekleyen: Tarih: Ağu.08, 2012, Kategorisi: Sizlerden Şiirler...

Arka Sokak Kadınları

Onlar bizim bacımız,
Ablamız,
Kızımız,
Onlar bizim kadınımızdı.
Gençlik hayalleri vardı, nefsin de arzuları.
Meşhur olma tutkusu,
Dinmeyen eş kavgası,
Çirkin tecavüzler.
Umut diye koşuldu, sahtekar sevgiliye.
Karanlık bir kuyunun kenarından kaydılar.
Kurtulmak kolay değil, derinlere daldılar.
Bir bir tükendi, yok oldu hayalleri.
Arka odalarda kucaklardan geçtiler.
Arka sokakların loş evlerinde,
amaçsız bir yaşam için yoklukla savaştılar.
Sadece ama sadece, var olmak için yaşadılar.
Onlar;
arka sokakların kadınları oldular.
Toplumdan dışlandılar.

Bir kez yere düştüler, tekme vuran çok oldu.
Sahipsiz öldüler,
Kimsesiz gömüldüler.
Gözyaşı döken yoktu.
Dram dolu yaşamın sırlarını sakladılar.

Artık,
Sevmek ve sevilmek onlar için anlamsızdı.
Bu güzelim duyguları anılara yazdılar.
Hayal dolu umutları, sokaklarda eridi.
Gündüzün aydınlığı ıstırap,
Gecenin karanlığı perde oldu yüzlere.
Ha var oldular hayatın içinde, ha yok.
diğer insanlar için,
çirkin bir yaşamın kadınları oldular.
Her birinin yüreğinde acı dolu hikaye,
Her birinin kalbinde, yılların izi vardı.
Geride,
özlerinden değerli parçalar bıraktılar.
Aranmadılar, arayamadılar.
Köprüler yıkılmıştı, geçmiş yaşamlarından.
Yazıldı kaldırım taşlarına,
Gözlerden akan yaşlarla ruhların ıstırabı.
Arka sokak kadınları bizim insanımızdı.
İçimizden geldiler,
Dışımıza savurduk.
Karanlık gecelerde, sokaklara bıraktık.

Bir yanda;
bilmem adını eğlence mekanları.
Kendinden geçmiş çılgın insanlar,
Vücudunu cömertçe teşhir eden kadınlar.
Ağızlarından şehvet salyaları akan erkekler.
bir gecelik ilişkiler.
Magazin diye halka sunulan gösterimler,
Ki adı aşktı.
Diğer yanda bedenini satıp yaşamaya çalışan,
Uyuşturucu pençesinde kıvranan,
iğrenç isteklere boyun eğen zavallılar.
bir takım insanların sapık arzuları ki:
Adı, şimdilerde ‘’fantezi’’dir,
Arka sokaklarda bulur, bitkin kadınları.
İstekleri karşılanır tiksinti ile.
ki adı fuhuştu.
Geride, insanlığa duyulan acı dolu bir nefret,
Ağlamayı bile unutmuş, renksiz bakışlar kalır.

Onlar bizim insanımızdı.
Aynı halkın çocuklarıydık.
Aramızdan dışladık,
Sokakları ayırdık.
Hiç birini duymadık, duymak istemedik.
Onların umutları, bizim insanlığımız öldü.

Mehmet Macit
01.08.2012

Bu Yazıma Yorum Yazın D.E.V.A.M.I...

Aşık mıyım? Yoksa Aşık?

Ekleyen: Tarih: Ağu.07, 2012, Kategorisi: Emir Kerküklü Şiir Köşesi...

AŞIK MIYIM?

Onu seviyor muyum…?

Bu sorunun cevabını bilmiyorum,

Damarlarımda kan yerine su akarsa,

Dilimde ölürse kelimeler dilsiz olursam,

Meğer o zaman aklıma cevabımı

Cüretsizce söyleyeceğim.

Ben sevmem aşık olmam

Yüreğime sessizce danışıyorum,

Onu sevdin mi hiç…?

O parmaklara verdiğin ilhamlarla

Yazılan şiirler, kelimeler gölgesinde

Bir kadın var mıydı…?

Yüreğim sonunda

Cevabını bana Fısıldadı,

Niye…? kime…? kibirleniyorsun….?

Biz aşkta ona tapıyoruz.

Emir Kerküklü

Bu Yazıma Yorum Yazın D.E.V.A.M.I...

Aşk Oyunu…

Ekleyen: Tarih: Tem.30, 2012, Kategorisi: Sizlerden Şiirler...

Aşk Oyunu

Gecenin ayazı esti derinden,
Oynaştı yapraklar şarkı sesinde.
Kurumuş gazeller düştü yerinden,
Buluştu toprakla son nefesinde.

Gönül yüzün gördü coştu bir kere,
Umutsuz kalbime neşe doldurdun.
Yürek aldandı, yandı yok yere,
Bir mevsim geçmeden çabuk soldurdun.

Hıçkırık nöbetinde sızlarken genzim,
Aşka esir gönlüm, hicranla doldu.
Gazele benzedi, sarardı benzim.
Sevda rüzgarında, sallanır oldu.

Kurduğum düşlerle geçti ilkbahar,
Unutmak imkansız özde saklarım.
Bahar çabuk bitti, geldi sonbahar.
Soğuk geceleri yalnız beklerim.

Sandım rüya gördüm, rüya değilmiş.
Aşkınla bir hoşum, mecalsiz kaldım.
Suçumu demedin kaşın eğilmiş,
Son bir umut diye, kapını çaldım.

Gönülden bir sevda duyarsan özde,
Söyle bu fakire, gözyaşı dinsin.
Sevecen bakışı görürsem gözde,
Mutluluk yaşları yüzüme insin.

Saklambaç oynadık sanki seninle,
Macit ebe oldu, kaçıp gizlendin.
Hayale kapıldım ben ki seninle,
Yaktığın gönülde, öze közlendin.

Mehmet Macit
20.07.2012

Bu Yazıma Yorum Yazın D.E.V.A.M.I...

Mehtaplı Geceler…

Ekleyen: Tarih: Tem.20, 2012, Kategorisi: Sizlerden Şiirler...

MEHTAPLI GECELER

Gözlerim pencerede, yüzün gördüğü zaman,
Temaşaya dalarım, mehtabı sen sanarak.
Amansız aşkın bana, ağın ördüğü zaman,
Kalırım meyhanede, şişelere kanarak.

Kapatma perdeleri, merhamet eyle bana.
Hasret dolu gözlerim, gönül sesime uysun.
Hiç acıman yok mudur, biçare kalan cana.
Mehtaba seslenirim, hicranlarımı duysun.

Aşkımı anlatamam mehtabın coşkusuna.
Rüzgarlar söyler sana, yürekteki yangını.
Alay edip gülersen, kalbimin coşkusuna,
Sevemem ki bir daha, ay ışığı rengini.

Sevildiğim bilmeden gönlümü açtım yine.
Çile dolu günlerin, sancıları başladı.
Aşkın tutsaklığında, mehtaba kaçtım yine.
Haykırdım mor dağlara, sesim beni taşladı.

Sitem ettim kalbime, nedir senin yaptığın.
Çektiğin acılardan, dersini almadın mı?
Mehtaba aldanarak, yanlış yola saptığın,
Boş kalan yüreğinle, çaresiz kalmadın mı?

Şaşkın Macit kapılmış, yüreğinin sesine.
Her mehtaplı gecede, sevdiğini arıyor.
Ağır ağır çektiği, küreğinin sesine,
Hıçkırıkları katıp, yarasını sarıyor.

Mehmet Macit
22.06.2012

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Site içinde Arama

Aşağıdaki Kutudan Site içi Arama Yapabilirsiniz.

Aradığınızı Bulacağınız için Aramaya gerek kalmayacak :)))

Tavsiye Ettiğim Siteler!

Beğendiğim Siteleri Sizlere Tavsiye Ediyorum...