Tag: Fıkralar…

Kekeme…

Ekleyen: Tarih: Şub.06, 2012, Kategorisi: Fıkralar...

Kekeme bir adam bir gün Tophane’de bir at ölüsüne rastlamis. Polisi aramis:
-Iiiiiii iiiiiiyi gügügünler…Bubububrarada bir aaaat öölüsüü Var….
polis:Nerede?.. demis
Kekeme: Totototototo…tooop……
Polis: Topkapi’da mi? demis.
Kekeme: Haaayir…..
Polis: Aman be! demis ve çat diye kapatmis.
Biraz sonra kekeme tekrar aramis:
-Iiiyi günleleler…Buburaradada bibir at ölülüsü vaaar…
Polis: Nerede kardesim? demis.
Kekeme: Tooooooop… tototop….top…
Polis: Topkapi’da mi? demis.
Kekeme:Hahahaaayir…
Polis: Yeter be! deyip,tekrar kekemenin yüzüne kapatmis.
Ayni konusma 9 defa geçmis aralarinda,ayni sekilde biterek…
Kekeme aramayi birakmis.Polis Oh! Be…. diye rahatlamis.
Iki saat sonra telefon çalmis.Polis açmis.Karsida bir ses:
iiiiiyiyi gügünleler..buburada bibir aaat ölüsü vavar…
Polis: Nerede?…diye sormus.
Kekeme: Tooooo….toootoop…top..top…
Polis: Topkapi’da mi,kardesim? demis.
-eee evv evvveeettt orrraaayyyaaa gggööööttttüüürrrrdddüüüm.

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Mailden Fıkra…

Ekleyen: Tarih: Oca.18, 2012, Kategorisi: Fıkralar...

YURDUM İNSANI BU MAİLDEN NASIL BİR FIKRA ÇIKARTMIŞ :)))

"Eğer bir gün ATM makinelerinden bir soyguncu tarafından para çekmeye zorlanırsanız PIN kodunuzu ters girmeniz halinde (Örn. 1234 yerine 4321.. gibi) Makine parayı veriyor ancak bu arada polis de çağırıyor. Bu konuyu çok nadir kişinin bildiği için, mümkün olduğunca çok kişiye bildirelim..
T.C. MERKEZ BANKASI

________________________________________________________

Birgün Temel’e arkadaşının birinden yukarıdaki gibi bir mail gelir.

Gerçekten de birkaç gün sonra gece yarısı bizim Temel’e para lazım olunca tutup evine en yakın bir bankanın ATM sine gider.

Tam kartını soktuğunda arkasında bir gölge hisseder, dönünce birde ne görsün.

Eli bıçaklı hırpani bir adam…

"Bütün parayı çek ve bana ver" der.

Temel’in aklına arkadaşından aldığı mail gelir ve içinden kıs kıs güler…

Hemen PIN numarasını tersten girerek bütün parasını çekip adama verir ve başlar sırıtmaya.

Adam gözden kaybolur… Ancak ne bir polis gelir ne de bir zabıta.

En sonunda Temel karakola giderek polislere durumu anlatır.

Komiser Temel’e "Peki PIN numaran kaçtı" diye sorar.

Temel cevap verir – "2222" :))

 

 

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Hırsız…

Ekleyen: Tarih: Eki.02, 2011, Kategorisi: Fıkralar...

HIRSIZ

İki katlı ve garajlı bir evde oturan ailenin biri tam yatmaya hazırlanırken karısı kocasına " Garajda hırsız var." der.
Adam camdan sessizce dışarı bakar, garajın ışığını açar.
İki kişi esyalardan bazılarını taşımaktalar.
Adam "Evet. Dışarıda iki kişi var bizim esyalari caliyorlar."
Bunun üzerine hemen polise telefon eder."Alo memur bey şu anda bizim bahçede iki hırsız var ve garajdaki esyalarımızı çalıyorlar. Acele araba gönderin." der.
Bunun üzerine polis: "Evin içindeler mi?" diye sorunca
Adam "Hayır garajdalar." der.
"Tamam o zaman içerden kapıları iyi kilitleyin ses yapmadan evde bekleyin. Eger zamanımız ve arabamiz olursa göndeririz, çünkü şu anda hepsi meşgul."
Adam telefonu kapatır ve yüze kadar saymaya başlar.
Saydıktan sonra tekrar polise telefon eder. " Biraz önce size evimde hırsız var diye telefon etmiştim. İkisinide vurdum." der ve telefonu kapatir.
İki dakika gecmeden bir sürü polis arabası ve bir de ambulans gelir ve hırsızları suç üstü yakalarlar.
Memurun biri adama yanaşır: "Hani adamlari vurdum demiştiniz? "
Bunun uzerine adam da: "Hani siz de şu anda arabamız yok demiştiniz…!!!:)

 

 

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Taksici…

Ekleyen: Tarih: Ağu.22, 2011, Kategorisi: Fıkralar...

TAKSİCİ

Taksicilikte ilk günü olan şoförün taksisine binen müşteri şoföre bir şey sormak için hafifçe omzuna dokunur. Şoför bir çığlık atıp, direksiyonun kontrolünü kaybeder ve kaldırıma çıkıp, arabayı zar zor durdurur ve arkaya dönüp müşteriye: "Bir daha bunu yaparsan gözünü patlatırım!" diye bağırır.

Müşteri;

"Azıcık dokunmanın sizi bu kadar korkutup sıçratacağını düşünemedim, özür dilerim," der.

Kendini toparlamış olan şoför, müşteriye dönüp:

"Haklısınız, sizin kabahatiniz yok, bugün benim ilk günüm, 25 senedir cenaze arabası şoförüydüm de" :))
 

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

İki Sebep…

Ekleyen: Tarih: Haz.03, 2011, Kategorisi: Fıkralar...

İKİ SEBEP

Sabah, anne oğlunu uyandırmaya gelir :
"Oğlum, kalk artık, okula gitme …zamanın geldi !"
"Anne, okula gitmek istemiyorum."
"Okula gitmemen icin bana en az iki sebep gösterebilir misin?"
"Tabii, birincisi ; çocuklar beni cok sinirlendiriyor, ikincisi ; öğretmenlerin çoğundan hoşlanmıyorum.
"Bunlar sebep değil, kalk ve hazırlan bakalım."
"Peki Anne, sen benim okula gitmem için iki sebep söyleyebilir misin?"
"Bir ; 52 yaşındasın, İki ; Sen okulun müdürüsün…"

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Morg…

Ekleyen: Tarih: May.26, 2011, Kategorisi: Fıkralar...

MORG

Birgün bir savcı morgtaki cesetleri incelemeye başlar.
Cesetlerin birine bakar,ne görsün ceset gülümsüyor.
Yanındakine sorar;
-Bu ceset neden gülüyor?
-Bu adam piyango tutturmuş sevincinden oracıkta ölmüş efendim.
Diğerine bakmış oda gülümsüyor.
-Peki bu neden gülüyor?
Onun da bir oglu olmuş sevincinden kalbine yenik düşmüş efendim.
Degerine bakmış, Temel yüzü gözü yanmış kömür gibi olmuş hali
ama oda gülüyor.
Savcı şaşırarak sormuş:
Hadi onları anladık bu niye gülüyor?
Ona da yıldırım çarpmış fotoğrafını çekiyorlar zannetmiş…

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Huriye,Nuriye ve Dürüye…

Ekleyen: Tarih: Nis.18, 2011, Kategorisi: Fıkralar...

Huriye,Nuriye veDüriye :

Huriye, Nuriye ve Düriye 75-80 yaşlarında, çok eski ü…ç arkadaştır.
Bir gün Huriye, Nuriye’ye telefon eder ve Düriye ye gitmeye karar verirler.
Biraz muhabbetten sonra Düriye kahve yapar ve içerler.
Biraz sonra Düriye yine ay kusura bakmayın unuttum, birer kahve yapayım da içelim der.
Huriye ve Nuriye birşey demezler ve içerler. Aradan biraz zaman geçer.
Düriye yine size bir kahve bile yapmadım hemen yapayımda içelim der ve yapar getirir.
Bizimkilerde yine itiraz yok.
Akşama doğru Huriye ve Nuriye kalkarlar, yola düşerler.
Yolda bastonları ile yavaş yavaş yürürken aralarında şu konuşma geçer;
Huriye :
– Kız Nuriye, gördün mü Düriye yi..!!! Ne kadar pinti olmuş.
Bize bir kahve bile ikram etmedi.
Nuriye : Kıızzz Düriye yi ne zaman gördün ??

 

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Çin’de Bir Üniversitede Gerçek Bir Olay…

Ekleyen: Tarih: Şub.12, 2011, Kategorisi: Fıkralar...

 

Kızın biri bir gün yeni aldığı bisikletiyle okula geliyor ve okulun
bahçesindeki bisiklet parkına henüz kilit almadığı için öylece
bırakıyor. Derslerin bitiminde okul çıkışı bisikletinin yerinde olmadığını
görüyor ve çok sinirleniyor..Ertesi gün sabah okula geldiğinde bisikletini üzerinde bir notla bir
gün önce bıraktığı yerde buluyor. Üzerindeki notta ise şunlar yazıyor. "Çok özür dilerim ama
bisikletine gerçekten çok ihtiyacım vardı aldıktan 2 saat sonra
geri getirdim ama sanırım çıkışına yetişemedim çok üzgünüm anlayışın
için teşekkürler."

Kız doğruca bir bisikletçiye gidiyor ve 5 tane kilit alarak okula
dönüyor.. Bisikleti iyice kilitleyip 5 farklı anahtarla derse giriyor
ve olayı arkadaşlarına anlatıyor..

Ders bitimi okul çıkışında 5 kilit taktığını anlattığı arkadaşlarıyla
beraber bisikletini almaya gittiğinde şok oluyor..

Bisikletin üzerinde 10 kilit ve birde not var.. "Eğer acil ihtiyacım
olduğu halde ben kullanamayacaksam sen hiç kullanamayacaksın!!

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Fıkralardan…

Ekleyen: Tarih: Ara.07, 2010, Kategorisi: Fıkralar...

Akşamdan kalma adam, büyük bir başağrısı ile sabah uyanmış.Zorlukla gözlerini açıp,
yerinden doğrularak, şöyle bir etrafına bakınmış.Komodinin üstünde bir bardak su ve
iki aspirin duruyor. Yatağın ayakucundaki sandalyede elbiseleri temiz ve ütülenmiş.
Aspirinleri içerken, komodindeki not dikkatini çekmiş; "Sevgilim,günaydın. Kahvaltın
mutfakta. Ben alışverişe çıkıyorum, erken dönerim. Seni seviyorum". Kalkıp,giyinmiş
ve kahvaltı için mutfağa gitmiş. Bakmış oğlu oturmuş, kahvaltı ediyor. Masada da kendi
servisi ve gazeteleri duruyor. Oturmuş, kahvaltısına başlamış ve oğluna sormuş;
Evlat, dün gece ne oldu, biliyor musun?Evet, dün gece saat 3’ü geçiyordu, sarhoş olarak
eve geldiğinde. Önce koridordaki sandalyeyi devirdin,ardından kustun, daha sonra da
odanın kapısına kafanı çarptın, bir gözün morardı.Adam, şaşırmış vaziyette: Anlayamadım.
O zaman niye herşey temiz, kahvaltı hazır ve gazetem alınmış? Onu mu soruyorsun.Annem
seni sürükleyerek yatak odasına götürüp, pantalonunu çıkarmaya çalıştığında, – "Bayan,
beni yalnız bırakın, ben evli bir adamım" dedin.


Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Erzurumlu…

Ekleyen: Tarih: Ağu.15, 2010, Kategorisi: Fıkralar...

ERZURUMLU
 
Erzurumlu harmanını kaldırmış, ekinini kurutuyormuş. Öğleden sonra bir
bakmış gökyüzü kararmaya başlamış. **
– Allah’ım, ne olirsen ekinim gurumadan yağmurunu yağdırma.
– Allah’ım birkaç gün daha yağmurunu yağdırma, ne olirsen’ diye dualar
edip durmuş.
Ekini kurudu kuruyacak derken akşam üzeri son yarım saatte bir yağmur bir boran. Tüm ekini çürümüş tabii.
O hırsla eve gelmiş. Bir de bakmış ki eşeği de yıldırım çarpmış.
Bu olay Erzurumlunun içine oturmuş ama bir şey de yapamamış.
Zaman geçmiş, Ramazan ayı gelmiş, ilk gün niyetlenmiş Erzurumlu
İftara tam yarım saat kala, bir sigara çıkartıp yakmış.
Derin bir nefes çekmiş sigaradan ve gökyüzüne bakarak üflemiş.
– Nasıl? İllet oliysen şimdi değil mi? demiş ve eklemiş.
– Ölen eşşeği de gurbana saymazsam
şerefsizim… 

 

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Niyazi… :))

Ekleyen: Tarih: Tem.19, 2010, Kategorisi: Fıkralar...

Bir dönem bir genel müdür yardımcılığı yapmış birisi anlatıyor:

"Sene 1965. Bir genel müdürlükte özel kalem müdürü yardımcısıyım.. Bayrama 10 gün var.. Benim müdür hastalandı.. Ben ise işe gireli 2 hafta olmus, olmamış.

Genel Müdür bey beni çağırttı:
– Tebrik kartları hazır mı?.. Şaşırdım:
– Anlamadım! Hangi kartlar efendim?

– Aman evladim, Şükrü Bey sana söylemedi mi? Bayram geldi, tebrik kartları şimdiye kadar hazır olmalıydı.. Tüh tüh.. Eyvah…

– Çabuk hemen hazırlayıverin.
– Emredersiniz efendim! dedim. Ancak sabaha kadar 3 bin kartı nasıl yazacağım?

Genel müdür bey, bütün kartları çini mürekkebiyle ve en güzel yazımla yazmamı istedi. 3 bin karttan 2 bin tanesini kendisinden makamca alt”takilere şu sekilde yazacaktım:

"Bayramını kutlar, gözlerinden öperim"

1.000 tanesi de üst makamdakilere olacaktı ve onlarda da şu ifade yer alacaktı:
"Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim." Sabaha kadar 3 bin kart, düşünebiliyor musunuz?!?..

Ne yapalım? Çaresiz mecburen kolları sıvadım ve başladım öncelikli 2000 karta:

"Bayramını kutlar, gözlerinden öperim",
"Bayramını kutlar, gözlerinden öperim",
"Bayramını kutlar, gözlerinden öperim"

1, 5, 10, 18, 28, 58, 108, 188, 558.. Yazıyorum, yazıyorum bitmiyor!.. Nasıl sıkıntı bastı bir bilseniz!… 738, 918..

2,5 paket Samsun”u bu arada bitirmişim. Öyle işkence çekiyorum ki, ekmek parası olmasa bırakıp kaçacağım. Sıra 2000. karta geldiğinde şafak söküyordu. Ben de bitmişim ama önümde hala yığınla kart duruyor!

Şimdi de 1.000 tane de üst makamlara yazılması gerekenler var. 4. Paket sigarayla birlikte "Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim"e başladım..

Boyuna yazıyorum, göz kapaklarim iyice ağırlaştı, takoz koysam gene de kapanacak.

209, 529, 689.. Yaz babam yaz.. Ama artık kalemi parmaklarımın arasında tutamaz oldum. Ben kaleme değil, kalem bana hakim:

"Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim."
"Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim."
"Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim."

Ve bir müddet sonra gerisini nasıl yazmışım hiç hatırlamıyorum:

"Niyaz ederim başarılı günler sizinle eşinizin bayramını kutlarken.."

"Kutlarken eşinizin bayramını saygıyla sıhhatli günler diler Niyazi ile beraber ederim.."

“Sizin, niyazi ile eşiniz birlikte bayramınızı sıhhat dilerim, tebrikle beraber.”

"Niyazi ile birlikte sizin ve eşinizin bayramını kutlarken ayrıca sıhhatle ederim.."

"Önce bayramınızı başarılı eder, sonra eşinizle Niyazi”ye tebrikli günler dilerim.."

"Sizin de eşinizin de Niyazi”nin de bayramını saygıyla eder, sıhhatli tebrik dilerim.."

“Bayramınız niyazi ile sıhhat bulsun, eşiniz ile birlikte tebrik olsun”

"Sıhhatli eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, Niyazi”ye başarılar diler aynı zamanda ederim.."

"Bayramınıza etmeden önce eşinizi saygıyla kutlar Niyazi”nin gözlerinden öperim.."

"Sizin de, eşinizin de, Niyazi”nin de, bayramini da, tatilini de, gemlisini de, geçmisini de bayramını beklerim.. Saygiyla tebrik ederken.."

"Önce niyazi bayramı tebrik etsin, yok öyle yağma, ben size ve eşinize sıhhat dilerim sonra"

“Bayram günü eşiniz ve niyaziye dikkat edin, size de daha bayram gelebilir.”

“Niyazi bey bayram günü eşiniz ile birlikte sizi sıhhat ile tebrik etsin”

“Tebrik ederim niyaziyi, eşiniz ile birlikte sizin bayram sabahı sıhhatinizi dilemiş”

Sabah tam mesai saatinde, gözlerim kan çanağı bir halde kartları yetiştirdim.. Genel müdür bir-ikisine şöyle bir baktı: "Aferin" dedi.

"Güzel yazmışsın. Hemen postalayın!" Bizde HEMEN POSTALADIK!..

3 gün sonra da önce bizim genel müdürü, sonra da tahmin ettiğiniz gibi bendenizi postaladılar!..

😀 😀 

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Uyku Sorunu

Ekleyen: Tarih: Tem.19, 2010, Kategorisi: Fıkralar...

UYKU SORUNU

İki arkadaş yıllar sonra karşılaşır.
Birinin saç sakalı birbirine karışmış.
Gözlerinin feri sönmüş. Bitkin halde..
— ‘Bu ne hal’ der
Öteki..
— ‘Sorma’ diye dertli dertli baslar, bitkin olani..
‘Uyku sorunum var..’
— ‘Erken yat..’
— ‘Sorun da orda başlıyor zaten..
Saat sekizde uykum geliyor.
Yatağa yatıyorum.
Hemen gözlerim kapanıyor.
Kapanır kapanmaz da kendimi koca bir
TIR’in direksiyonunda buluyorum.
Zeytinburnu’ nundan yükü sarıyorum.. Edirne..
Geç Bulgaristan, Sofya’da mal indiriyorum.
Yeni mali yüklüyorum, aynı hızla, gene
Zeytinburnu’ na geliyorum ki sabah olmuş.
Turşu gibi kalkıyorum yataktan..
Bu her gece boyle..’
–‘Aaaa’ der arkadaşı..
‘Benim bir ruh doktoru arkadaşım var.
Kartını vereyim. Bir dene, belki faydası olur..’
Adam doktora gider son bir ümitle..
Doktor uzun uzun dinler.. Sonra anlatir:
— ‘Bu gece Zeytinburnu’ ndan çıktığında,
Florya’daki Shell istasyonunda seni bekleyeceğim,
sorunu da çözeceğim, merak etme..’
Adamın pek aklı basmaz ama, uykuya dalar dalmaz,
malıyükleyip yola çıkınca, Florya benzin istasyonunda
doktora sahiden rastlamaz mı?..
Durdurur TIR’i..
Doktor yanına gelir..
–‘Tamam’ der,
‘Senin yolun bu kadar..
Bundan ötesi bana ait. Hadi in..’
Adam TIR’dan iner..
Ondan sonra ve o günden sonra,
artık rahat rahat uyur,
sağlığına kavuşur..
Birkaç hafta sonra, bu defa, uzun zamandır görmediği
başka bir arkadaşına rastlar..
Bakar tıpkı kendi eski hali..
Bitkin zavallı..
-‘Hayrola’ der..
— ‘Vallahi uyku sorunum var’ der, öteki..
‘Gece sekizde uykum geliyor. Yatıyorum..
Beş çılgın kadın..
Sharon, Claudia, Cindy, Naomi, Laetitia!..
Sabaha kadar nasıl saldırıyorlar bana…
adeta parçalıyorlar beni. Yani keyifli de, bittim
birader.. Bittim.. Çıldırmak üzereyim..’
— ‘Tesadüfe bak’ der, bizimki..
‘Benim de benzeri bir sorunum vardi..
Bir doktor tavsiye ettiler.Gittim.
Bir seansta çözdu..
İşte kartı,bir de sen uğra..’
Bir hafta sonra iki arkadas tekrar karşılaşır.
Bitkin adamın hali eskisinden beter.
— ‘Ne oldu yahu..
Gitmedin mi benim doktora’ der, bizimki..
— ‘Gittim.. Gitmez olur muyum?..
Bu halimin sebebi o..
Senin de, doktorunun da Allah belanızı versin..’
— ‘Ne oldu yahu, anlatsana..’
— ‘Daha ne olacak?..
Senin doktor benden kadınları aldı.
Altıma bir TIR verdi.
Her gece Florya – Sofya gidip
geliyorum..

😀  😀

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Site içinde Arama

Aşağıdaki Kutudan Site içi Arama Yapabilirsiniz.

Aradığınızı Bulacağınız için Aramaya gerek kalmayacak :)))

Tavsiye Ettiğim Siteler!

Beğendiğim Siteleri Sizlere Tavsiye Ediyorum...