365…

Ekleyen: Tarih: Oca.01, 2011, Kategori: Serdar Beki Köşe Yazıları...

365

Gitti gidecek dediğim, 2010 gidiyor, yazımı yazdığım bu saatlerde… A. B. C. D. E. F… 1. 2. 3. 4. 5. 6… diye sıralamak zül gelecek diye, ortaya bir karışık servis edeyim… Her kişi alacağını alsın! Geriye kalanı, kambur eyleyeyim…

Küçük şehrimden ayrılmazken, giden yılın değil! Gelen yılın muhasebesini yaparak, padişah sarayına iltifat ederdim… Can evimden bakardım, güzelim memleket insanına… Gelecek her mevsimi, bir dostuma taht eyledim… Her günü, bir çığlığa ayırdım… Her derde bir damla olmanın programıyla, hizmetkârlığıyla, 365 günü taksim ettim…

Nede güzeldi, küçük şehrin iltifatları, zorla söyletilmeyen dualar, kaz gelecek diye tavuğun kurban edilmeyişi… Ne güzeldi şehr-i dost! Ne güzeldi, riyasız bakışlar! Ne güzeldi kaygısız sevdalar! Ne güzeldi köşe başında gölgelere bakmadan, adım adım sevdalanmak… Ne güzeldi sen çok yaşa, cömertliği.

Ya Şimdi! ne yapıyorum? Yaptığımda, yazdıklarımda çırılçıplak, orta yerde karışık duruyor. Yeni yılın değil, geçtiğimiz yılın, yılan, çıyan, köşe başı gölgelerini ayıklıyorum… Geçmişte bıraktığım 365 sayısını yaşamamayı dileyerek, muhasebe yapıyorum… Bir ses İçime oturmuş, kurduğu bağdaşla avazı çıktığı kadar bağırıyor… Sağ elinle yaptın! Sol elin görmesin! Hani, hakkını vererek bağırıyorsun da… Göstermedim ki görsün… Gözüne sokmadım ki kör olsun… Yaptığım kendimeydi, ne yaptıysam kendime yaptım! Ne, yaptığım beni bildi, nede yaptığımı ortaya karışık eyledim… Ne yaptıysam, deniz kıyısında yaptım… Her gece köşe başında, gölgelere inat ağladım… Betona değen her damla yaş, oh olsun diye kulağıma dua etti…  Geçen 365 gün hatırına, müstahakmışım. Baş tacım olsun…

Masal dünyasında, kanaryaları sarı sarı uçurtamadım ama… “Kargalar kafama selam söyledi” tüm yaşanmışlıklarımla. Şair gönlüm namaza durduğunda bile, ihanetlerin gölgesinde bozulmadı. Dik duruşuma hürmet edenler, bol haset eşliğinde, arkasında sakladığı şeytanıyla ehhh! Bu da kim, diyen dostçuklar kemirir beni. Keşkelerim yoktu, kan emici kemirgenler 365 defa keşke dedirtti ya! Yanar, yanar ilk keşkem 2010’na yanarım. Bu bir rüya olsa! Ter, tuz, su eşliğinde uyansam… Hayali bile küfrettiriyor! Keşke…

Hastası olana koşmayayım… Düğün, dernek, sünnet, başsağlığı benden uzak dursun… Haksızlığa uğramış dost, ahbap, kendi derdine yansın. Eşi, sırf yokluk mertliği bozdu diye terk etsin, yarenliğim kusur kalsın… Evi barkı tefecilere göz kırpınca, alkışım kıyamet olsun. Kendini darı ambarında gören bir koltuk yüzsüzü, astım, kestim, bitirdim diyince, aferinim, okkalı olsun… Çalışanına maaş veremediğinden, başı önüne eğik işadamı adayına, bana verileni paylaşmayıp, birde ben oh olsun deyip, hicaz makamından çığırayım… Ev sahibi tarafından şikâyet edilen, işi bozulmuş memleketlime Üsküdar’dan koşmayıp, paltomla ısıtmayayım, ev sahibinin hışmında boğulsun… Bende gölgemden utanmayarak, ateşin bile yakmaya kıyamadığı burnumla övüneyim, seksek oynayarak, başım dik dolaşayım… He kurban, kendimi seveyim…

Yeni yılda benden beklenen, yukarıdaki ortaya karışık servisi… İki numaralı keşkeye yol aralamamak için, kabul etmeliyim ortada olanı… Kendimden utanmayan, kendime saygısızlık yapan, kendimi aciz kılan, sözde işe yaramazlığımı alkışlayan, ben olacaksam. Yeni yıl’da şimdiden, benim keşkem oluversin…

Yukarı tükürsem, aşağı tükürsem aynı şarkı… Ben bana mutlu olayım da, tüm yekûn canınız cehenneme desem! Hadi oradan, desem! Ne düğünüme, ne mezarıma desem! Ne Siz bana yar, nede ben size yar olamayayım desem! Bir bilene sorsam; “bırak dost, post olsun” der. Bir bilmeyene sorsam; “kimseye olma, kendine ol” der. Ben yinede kendime sorsam! Ne etsek! (?)

Etsem de, etmesem de, yüzüme insan yok, Arkamdan, def çaldığını sanan çok… “O halde herkese, güvenir gibi olayım, hiç kimseye güvenmeyeyim! Herkesi sever gibi olayım, kimseyi sevmeyeyim! Kendimi de, dost sandıklarımı da atlatayım” Böylesi mutluluk başa, kaşa şerbet…

Sende al! Şerbetlen… Bendensin! 365

31.12.2010-01.01.2011

Serdar Beki

Bir önceki yazımız olan Tiyatro ve Sinemamızdan... başlıklı makalemizde Sinema ve Tiyatronun Ünlü Yüzleri hakkında bilgiler verilmektedir.

:

1 Yorum Bulunuyor...

  • Elvin Hülya Ç.

    İnsan eliyle verirken karşılık beklemiyor dostlarından ama nankörlükle karşılaşmıyor mu işte o yıkıyor insanı!Sözleriniz tüm nankörlere ulaştı diye düşünüyorum.Biliyorum ki,herkes de nasibini aldı şerbetinden:Umarım TATLI gelmiştir ağızlarına!
    İnsanın cahil ve nankör dostu olacağına,akıllı düşmanı olsun daha çok ihya olur!Çünkü akıllı düşman insanı her zaman iyisini yapmaya mecbur bıraktırır,kötü dost ise zayıf düşürür.Dilinize sağlık!..

// Bu Yazıma Yorum Yazabilirsiniz //

Yorum Yazabilmek için Üye Girişi Yapmanız Gerekiyor.

Eğer Üye Değil İseniz Lütfen Buraya Tıklayarak Üye Olunuz...

Site içinde Arama

Aşağıdaki Kutudan Site içi Arama Yapabilirsiniz.

Aradığınızı Bulacağınız için Aramaya gerek kalmayacak :)))

Tavsiye Ettiğim Siteler!

Beğendiğim Siteleri Sizlere Tavsiye Ediyorum...