Archive for Ekim, 2012



Çocuğun Devlete Taş Atıyor Anne…

Ekleyen: Tarih: Eki.12, 2012, Kategorisi: Orhan Afacan Şiirleri...

 

 

ÇOCUĞUN DEVLETE TAŞ ATIYOR ANNE

Saymakla bitmez ki etnik bahane
Aldığın nefeste olur, daha ne..
Her evde sorunlar kaş çatıyor anne
Çocuğun devlete taş atıyor anne.

Yaşı küçük diye sürülür öne
Üç, beş kuruşla çevrilir her yöne,
Çok yazık ediyor sana, kendine
Çocuğun devlete taş atıyor anne.

Allaha, resule vardır inancın
Çocuğun hali olmalı sancın.
En yakın dostun, en içten yalancın
Çocuğun devlete taş atıyor anne.

Terörist için vatan, din, iman ne.?
Dökülen kan ne, yakılan can ne.?
Seni cehenneme baş yapıyor anne
Çocuğun devlete taş atıyor anne.

‘’Demokratik hakkı ‘’diyor tahrikçi
Taşı verip onaylıyor, tasdikçi.
Sonra, ya canlı bomba, ya tetikçi
Çocuğun devlete taş atıyor anne.

Üstüne sürülen neden panzermiş
Suyla ıslatır, bazen ‘de ezermiş.
Filin, çimi ezmesine benzermiş
Çocuğun devlete taş atıyor anne.

‘’Taş atacak kadar ‘’özgürlüğü var
Yarını görmez, akıl körlüğü var
Vaatlerle örgüt arada duvar
Çocuğun devlete taş atıyor anne.

Geçim için su,mendil’mi satıyor.?
Altında başka sebeb’mi yatıyor.?
İlgisiz çocuğu örgüt kapıyor
Çocuğun devlete taş atıyor anne.

Ekonomi, huzur hep tahrip olur
Devlet bu, elbette tek galip olur.
Sen evde, oğlun mahkûm garip olur
Çocuğun devlete taş atıyor anne.

Barışçıl eylemmiş toplanmaları
İnsanlık suçuymuş coplanmaları.
Taş atmakmış meğer savunmaları
Çocuğun devlete taş atıyor anne.

Dönmesin olaylar bir çatışmaya,
Çocuğunu al, başlar yatışmaya.
‘’Taş” çok ağırdır kalk hele tartmaya.
Çocuğun devlete taş atıyor anne.

Orantısız bir güç kullanılırmış
İnsan hakları tekel sanılırmış
Çocukmuş hata yapar, yanılırmış-
Çocuğun devlete taş atıyor anne.

Şiirim ne tehdit ne bir şikâyet
Anlamı, anlayana açık gayet.
Taşın değdiği her şey, yer ‘’cinayet’-
Çocuğun devlete taş atıyor anne.

Orhan Afacan

1 Yorum Var :, , D.E.V.A.M.I...

Erimiş Mum…

Ekleyen: Tarih: Eki.10, 2012, Kategorisi: Emir Kerküklü Şiir Köşesi...

ERİMİŞ MUM

Dün gece geldiğinde,
Karanlık odamda,
Kimsesiz masasında oturuyordum.
Kapı çarparak açıldı,
Fırtına gibi geldi,
Dağıttı masadaki hüzünleri,
Mum yaktı ortasında.
Mum ateşinden duman oldu,
Ten gözeneğinden içime sızdı.
Sardı beni içimden.
Kokusu o kadar güzel,
O an nefesimi tuttum,
İçimi uzun sarsın istedim.
Damarlarıma kanla,
Tüm benimliğime aktı.
Duygu depremi yaşadım,
Kırıldı yalnızlığın duvarı.
Kendimi yepyeni mekanda,
Güzelliklerle buldum.
Etrafımı güller sarmıştı,
Ötüyordu bülbüler.
Kollarımı sardım,
İçimdekiyle dans ettim.
O kadar huzurluydum,
Bitmesin devam etsin istedim.
Çok uzun sürmedi! !
Bu güzellikler arasında,
Tuhaf bir ses duydum.
Telefonum çalıyor demek.
Uyandım gözümü açtım yalnızlığa
Sabah olmuş güneş doğmuş,
Oysa bitti gitti bütün güzelliğiyle
Hayalmiş gerçek değilmiş meğer,
Güzel bir rüyaymış işte.
Masadaki erimiş muma bakıyorum,
Haksızlığa uğradığımı düşünüyorum.
Şimdi yaşadıklarım hayal ya..! ! !
Yine o hayal geri gelir mi acaba?
Tekrar gelirse de eğer,
Sonsuza dek…sarılarak,
Kollarımın mahpusu olacak…

Emir Kerküklü

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Site içinde Arama

Aşağıdaki Kutudan Site içi Arama Yapabilirsiniz.

Aradığınızı Bulacağınız için Aramaya gerek kalmayacak :)))

Tavsiye Ettiğim Siteler!

Beğendiğim Siteleri Sizlere Tavsiye Ediyorum...