Archive for Eylül, 2011

Ağacı Sev… :)

Ekleyen: Tarih: Eyl.30, 2011, Kategorisi: Karikatürler...

🙂 )))))))

 

🙂 )))

1 Yorum Var : D.E.V.A.M.I...

Biliyorum ki…

Ekleyen: Tarih: Eyl.28, 2011, Kategorisi: Elvin Hülya Ç.Yazıları

 

BİLİYORUM Kİ…

Biliyorum ki,herkesin bir derdi var.Her anımızı da huzurlu yaşamıyoruz insanlar olarak ama şunu unutmayın ne yaparsak yapalım olacak olan gerçekleşiyor.Hayatı olduğu gibi yaşayın ve yaşadıklarınızın da güzel tarafını görün,negatif yönler bize sadece sıkıntı yükler.Sırtınıza dertleri yükleyerek hayatı iyice ağır hale getirmeyin,bunun adı yaşam olmaz zaten…Tüm uzak doğu felsefeleri insanı değerli kılar,insan kendine verdiği değer ölçüsünde kıymetlenir.Sizler Allah tarafından özenerek yaratılmışsınız,sizlere bir kıymet ve fırsat verilmiş.Allahın verdiği değerden büyük değer olur mu,bunu bir düşünün…O yüzden üzülmeyin.Kendinizi hayata bırakın,akıp gidin.Ona muhalefet etmek,çabalamak sadece sizi yorar.Sevgiden ve pozitif düşünceden vazgeçmeyin…Bizi sevmeyen de olur seven de,hepsi kabulümüz.

Elvin Hülya Ç.

1 Yorum Var : D.E.V.A.M.I...

Elektirik…

Ekleyen: Tarih: Eyl.27, 2011, Kategorisi: Eğlence

Wikipedia:"Ben herşeyi bilirim."
Google:"Ben herşeye sahibim."
Facebook:"Ben herkesi tanırım."
İnternet:"Ben olmasam bir hiçsiniz."
Elektrik:Hadi leyn!!:)

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...


Öğrendik ki…

Ekleyen: Tarih: Eyl.24, 2011, Kategorisi: Ustalardan Yazılar...

ÖĞRENDİK Kİ

Öğrendik ki…
Bir tek insanın bize ”iyi ki varsın” demesi varolduğumuz
için mutlu olmamızı sağlar…

Öğrendik ki…
Kibar olmak haklı olmaktan daha önemlidir.

Öğrendik ki…
Hayat şartları bizi ne kadar ciddi görünmeye zorlasada hepimiz
çılgınlıklarımızı paylaşacak birini arıyoruz…

Öğrendik ki…
Bazen tek ihtiyacımız olan bir el ve bizi anlayacak bir
yürektir…

Öğrendik ki…
Parayla ”klas insan” olunmuyor…

Öğrendik ki…
Gün içinde başımıza gelen küçücük şeyler gün sonunda koca bir
mutluluğa dönüşüyor…

Öğrendik ki…
İnkar edip içimizde sakladığımız şeyler gerçekliğini
kaybetmiyor…

Öğrendik ki…
Biriyle dalaştığımızda tek başardığımız onun bize daha çok zarar
vermesini sağlamaktır…

Öğrendik ki…
Her yarayı saran zaman değil sevgidir…

Öğrendik ki…
Çabuk olgunlaşmak için zeki insanlardan çevre edinmek
gerekir…

Öğrendik ki…
Karşılaştığımız herkes bir gülüşümüzü hak eder…

Öğrendik ki…
Hiç kimse mükemmel değildir…

Öğrendik ki…
Hayat zorludur ama biz daha zorluyuz…

Öğrendik ki…
Gülümsemek daha güzel bir görüntüye kavuşmanın bedava
yoludur…

Öğrendik ki…
Hepimiz zirvede olmak istesek de asıl keyif oraya tırmanırken
yaşadıklarımızdır…

Öğrendik ki…
Zamanımız ne kadar azsa yapacak işler o kadar çoktur…

Öğrendik ki…
BİRİNİ NE KADAR ÇOK SEVERSEK HAYAT ONU BİZDEN O KADAR ÇABUK
ALIYOR….

Can Dündar.

1 Yorum Var : D.E.V.A.M.I...

Birgün Baksam ki Gelmişsin…

Ekleyen: Tarih: Eyl.23, 2011, Kategorisi: Ustalardan Şiirler...

BİR GÜN BAKSAM Kİ GELMİŞSİN

Bir gün baksam ki gelmişsin..
Bir güvercin gibi yorgun uzaklardan yar.
Gözlerinde bir bitmez,bir tükenmez güzellik
Saçlarında ilkbahar..

Bir gün baksam ki gelmişsin..
Gülüşünde taze serin bir rüzgar
Ellerin yine eskisi kadar güzel
Çiçek açmış dokunduğun bütün kapılar..

Bir gün baksam ki gelmişsin..
Hasretin içimde sonsuzluk kadar.
Şaşırmış kalmışım birdenbire çaresiz.
Dökülmüş yüreğime gökyüzünden yıldızlar.

Bir gün baksam ki gelmişsin..
Ne yüzünde bir gölge,ne dilinde sitem var.
Tozlu pabuçlarını gözlerime sürmüşüm
Benim olmuş dünyalar. . .

Yavuz Bülent Bakiler

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Baba Sen misin?..

Ekleyen: Tarih: Eyl.21, 2011, Kategorisi: Hikayeler

BABA SEN MİSİN ?

Bir akşam geç saatte karanlık sokakta yürürken çalılıkların arkasından boğucu çığlık sesleri duydum. Yavaşlayıp sesi dinlediğimde, duyduklarımın boğuşma sesleri olduğunu anladım. Ağır hırıltılar, yırtılan kumaş sesleriydi bunlar. Bir kızın saldırıya uğradığını fark ettim. Müdahale etmeli miydim? Kendi güvenliğim için endişelenmiştim ve bu gece yeni yolu tercih ettiğim için lanet okudum. Sadece, en yakın telefona gidip polisi mi aramalıyım diye düşündüm. Sonsuza kadar sürecekmiş gibi gelmesine rağmen, aklımı başıma almam sadece birkaç saniyemi almıştı. Bu arada kızın sesi gittikçe zayıflıyordu. Hızlı bir şekilde hareket etmem gerektiğini biliyordum. Nasıl bırakıp gidebilirdim?

Sonunda kararımı verdim. Kendi hayatımı riske atsam bile, bu meçhul kıza sırtımı dönemezdim.

Cesur ve atletik bir erkek değildim. Güçlü biri olduğumu söylemek de imkânsızdı. O gücü nereden bulduğumu bilmiyorum; ama kıza yardım etmeye karar verdikten sonra gücümün arttığını hissettim. Çalılıkların arkasına koştum ve saldırganı kızın üstünden çektim. Yere düştük, biraz boğuştuk, sonra da saldırgan benden kurtulup kaçtı.

Ağır ağır soluyarak yukarı tırmandım ve ağacın arkasına çömelmiş hıçkırarak ağlayan kıza yaklaştım. Karanlıkta yüzünü tam seçemiyordum. Onu daha çok korkutmamak için biraz uzaktan konuştum.

"Tamam, geçti" dedim yavaşça. "Adam gitti. Şimdi emniyettesin."

Uzun bir sessizlik oldu. Sonra, hayret ve şaşkınlıkla şu sözleri duydum:

"Baba, sen misin?

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Aslan Temel…

Ekleyen: Tarih: Eyl.21, 2011, Kategorisi: Fıkralar...

ASLAN TEMEL :))

Karadenizliler ile Ruslar cephede uzunca bir müddet savasmislar.Günlerce siperlerin ardindan ates edip durmuslar,ama hic kimse ölmemis. Sonunda Bizim Temel’in aklina bir
kurnazlik gelmis.
-Ünlü bir Rus ismi bulalim, hep birlikte bagiralim ayaga kalkinca bizde vururuz.Olurmu? olur. Ne diyelim ne diyelim akillarina Igor ismi gelmis .Bir iki üc ve hep bir agizdan
-Igorrrrrrrrrrr
Tabii Rus cephesinden tüm Igor lar ayaga kalkmis ve bizim kiler vurmuslar.
-Güzel oldu simdi ne diyelim? Vlademir bir iki üc
-Vlademirrrrrrrrrrrrrrrr!!!!
Yine ayni sekilde Vlademirler ayakta
-Ne varrrr!!!
Bizimkiler durur mu? Hepsini vurmuslar Vlademir lerin.
Bu sefer Ruslar uyanmislar .
-Bu oyunu bizde onlara yapalim.
Hep bir agizdan baslarlar seslenmeye.
-Temellllllllllllll !!!!!
Cit yok.
-Dursunnnnnnnnnnn !!!!!
yine cityok
-Idrissssssssssssss !!!!!
hala cit yok . Bu sefer bizimkiler, cephenin ardindan..
-Kim seslendiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii????????????
Tüm ruslar ayaga kalkarak.
-Bizzzzzzzzzzzzzzzzzzzzz !!!!!! :))

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Bazen Birileri Hayatınıza Girer…

Ekleyen: Tarih: Eyl.21, 2011, Kategorisi: Alıntılar

Bazen birileri hayatınıza girer ve onların orada olmalarının, sizin bazı amaçlarınıza hizmet etmeleri, size ders vermeleri veya kim olduğunuz ya da kim olmak istediğiniz konusunda size yardım etmeleri demek olduğunu kesinlikle bilirsiniz.

Bu kişilerin kim olabileceklerini asla bilemezsiniz bir oda arkadaşı, bir profesör, bir arkadaş, bir sevgili ya da tamamen yabancı biri ama gözleriniz onlarla kilitlendiğinde, işte o an hayatınızı çok derin bir şekilde etkileyeceklerini bilirsiniz.

Bazen, başınıza gelen şeyler ilk başta korkunç, acı verici ve adaletsizce görünebilir ama sonraları aksine o engelleri aşmadan potansiyelinizin, gücünüzün, iradenizin ve yüreğinizin asla farkına varamayacağınızı anlarsınız.

Hastalık, yaralanma, aşk, gerçek mükemmelliğin kayıp anları ve aptallıklar, hepsi sizin ruhunuzun sınırlarını test etmek için vardır. Bu küçük testler olmaksızın, her ne olursa olsunlar, hayat hiçbir yere varamayan, pürüzsüzce asfaltlanmış düz, yavan bir yol gibi olurdu. Güvenli ve rahat; ama aptalca ve tamamen anlamsız.

Tanıştığınız, hayatınızı etkileyen insanlar, tecrübe ettiğiniz başarı ve çöküşler, kim olduğunuzu ve kim olacağınızı bulmanıza yardımcı olurlar. Kötü tecrübelerden bile bir şeyler öğrenilebilir. Aslında, bazen onlar en önemlileridir.

Eğer birileri sizi severse, karşılığında onlara hangi şekilde yapabiliyorsanız sevgi verin, sadece sizi sevdikleri için değil aynı zamanda size sevmeyi ve kalbinizi ve gözünüzü nasıl açabileceğinizi öğrettikleri için. Eğer birileri sizi incitirse, aldatırsa ya da kalbinizi kırarsa, onları affedin, size, güveni ve kalbinizi kimlere açacağınıza dikkat etmenin önemini öğrettikleri için.

Her gününüzü önemseyin. Her anın değerini bilin ve onu bir daha asla yaşayamayacağınız için o anlardan alabileceğiniz her şeyi alın. Daha önce hiç konuşmadığınız insanlarla konuşun ve onların söylediklerini dinleyin!

Aşık olmanıza izin verin, kendinizi serbest bırakın ve görüşlerinizi yükseltin. Başınızı dik tutun; çünkü her türlü hakka sahipsiniz. Kendinize önemli bir kişi olduğunuzu söyleyin ve kendinize inanın; çünkü eğer siz kendinize inanmazsanız başkalarının size inanması güç olacaktır.

Hayatınızda istediğiniz her şeyi yapabilirsiniz. Kendi hayatınızı yaratın ve daha sonra dışarı çıkıp hiç pişmanlık duymadan yaşayın! Ve eğer birilerini severseniz bunu onlara söyleyin; çünkü yarının neler sakladığını asla bilemezsiniz.

Yaşadığınız her günden hayata dair bir ders alın! Bugün; dün için endişelendiğiniz yarındır. Buna değer miydi?

Sharon Zeff

 

1 Yorum Var : D.E.V.A.M.I...

Ah Eylül…

Ekleyen: Tarih: Eyl.19, 2011, Kategorisi: Nisan'ın Şiir Köşesi...

Ah mevsim i hazan

Ayrılığın kasveti rengini çaldı

yeşil gözlerin birden sarardı

Giden yarin günahı sana mı kaldı?

AH EYLÜL…

Kuruyan yapraklarınla beraber

Umutlarımda döküldü birer birer

Göçmen kuşların kanadında  hayallerim

Göçebe şimdi

Gözyaşlarım yağmurunla beraber

Toprak kokusuna karıştı acılar

Türkülerde saklandı ağıtlar

Sen üzülme mevsim i hazan

Suçlu değilsin…

suçlu terk edip giden YAR…

nisan 14/09/2011

1 Yorum Var : D.E.V.A.M.I...

Çigan Gözler…

Ekleyen: Tarih: Eyl.17, 2011, Kategorisi: Ustalardan Şiirler...

 

ÇİGAN GÖZLER

Şarkısız ve sensiz kaldığım nice akşamlar
Gözlerin geçer aklımdan özlemler içinde
Gözlerin bir çigan müziği güzelliğinde
Kirpiklerinde keman, bebeklerinde gitar…

İç ürperten sesin her gece odama dolar
Bir buğu yükselircesine göğe kadehten
Nasıl başım döner nasıl mest olurum bilsen
Ağlarım, saçlarında gün doğuncaya kadar…

Mutluluk bir ateştir uzaklarda yaktığın
Ki binlerce ‘yay’ çekilircesine derinden
En hazin şarkıları dinlerim gözlerinden

Büyür gitgide hüznü içimde yanlızlığın
Dinlerim o hiç susmak bilmeyen çiganları
Ve bir musiki halinde geçen zamanları…

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Hayat Neye Değmez!

Ekleyen: Tarih: Eyl.10, 2011, Kategorisi: Ustalardan Yazılar...

Hayat çetele tutmak değildir.

Seni kaç kişinin aradığı, kiminle çıktığın, kiminle evli olduğun demek de değildir.
Kimi öptüğün, hangi sporu yaptığın veya kimlerin seni sevdiği de değildir.
Hayat ayakkabıların, saçın, derinin rengi, nerede yaşadığın

veya hangi okula gittiğin de değildir.
Aslında hayat, notlar, para, giysiler, girmeyi başardığın ya da başaramadığın okullar da, çalıştığın işler de değildir.
Hayat çok arkadaş sahibi olmak ya da yalnız olmak,
kabul görmek ya da görmemek de değildir.
Hayat bunlar degildir.

Hayat;

kimi sevdiğin ve kimi incittiğindir.
Kendin için neler hissettiğindir.
Güven, mutluluk ve şefkattir.
Arkadaşlarına destek olmak ve nefretin yerine sevgiyi koymaktır.
Hayat;

kıskançlığı yenmek, önemsemeyi öğrenmek ve güven geliştirmektir.

Neler söylediğin ve ne demek istediğindir,

söylediklerinin arkasında durmandır.

İnsanların sahip olduklarını değil, kendilerini, olduğu gibi görmektir.
Her şeyden önemlisi; hayatını,

başkalarının hayatını olumlu yönde etkilemek için kullanmayı seçmektir.

İşte hayat,

bu seçimlerden ibarettir.

Şerefle bitirilmesi gereken en asil görev, hayattır.

Bir lokma ekmek için şerefini çiğnetmeye,

bir anlık eğlence için servetini tüketmeye,

bir zamanlık mevkii için el ayak öpmeye, insanları ezip geçmeye,

günlük menfaatlar için onurunu terk etmeye,

bir kısım insanlara kızıp tüm insanlara düşman olmaya

değmez bu hayat…

 

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Çok Şey Mi İstiyorum…

Ekleyen: Tarih: Eyl.09, 2011, Kategorisi: Kemal Müftüoğlu Şiir Köşesi...

ÇOK ŞEY Mİ İSTİYORUM?

Çok şeymi istiyorum?
Mesela bir yağmur yağsın.
Eğri büğrü damlardan ağlamaklı,
Hem ince ince.
Bir yağmur yağsın.
En hüzünlü melodilerden ıslak
En zayıf ümitlerden titrek,
Beni benden alan senelerce.
Sonra dursun zaman,
Hiç çalışmasın saatler.
Kardeş olsun suya toprak.
Hem insanlara inat.
Melodiler dolsun kulaklarıma
Ve sesin dolsun sonra, gönlümce.
Havada senin kokun olsun,
Seni soluyayım gündüz gece.
Yalnız sen ol hayatımda
Ruhum bedenim seninle dolsun.
Çok şeymi istiyorum sence?
 
Kemal Müftüoğlu
 

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Siyah’a Sonbahar’a…

Ekleyen: Tarih: Eyl.05, 2011, Kategorisi: İsmail Sarıgene

Siyah’a Sonbahar’a…

Söktüm kısırlığı aşikar yüreğimi yerinden..
Baş göz ettim gözlerimi köklerinden..
Siyah’a hüküm giydirdim çocukluğumu…
… Düştüm sonbahara..
Yâr oldum yaralarıma…
Yaren oldum senin gibi acıya..
İçim bölük pörçük..

Saatler hep gecenin üçünü gösteriyor..
Seninle yıldızları gökyüzüne astığımız saatler var ya…
İşte zamanlarda rehin düşüyor sol yanım geceye..
Uzun zamandır kaçırmıyorum gece yarısı trenlerini..
Hep vaktndei geliyor Posta treni..
Hep vaktinde gidiyor Mavi tren..
Ama içimdeki kız çocuğu hep tehirli..
Hep tehirli..
Ve de hep biletsiz..
Ağlamaklı sol yanı..
İçinde bir boşluk..
Gözlerinde bir yokluk..
Son kez bir gece yarısı treni ile geleceğim sana.
Yüzümde tehirli kalmış bir tren yolculuğu.
İçimdeki yoklukla ineceğim şehrine..
Bozkır adımlarıma deniz isyan bileyecek olsa da
Çocukluğumun tahta arabalarını denizlerinde batırıp
Gözlerinden kağıt gemiler yapmayı öğreneceğim..
Sonra da deniz kabuklarının içine gözlerinin kahvesini çizeceğim.
Biliyorum geldiğim sen uyuyor olacaksın..
Güneşi uyandıracağım gözlerimle..
Sonra da perdelerine sesimi bırakıp düşlerinden öpeceğim seni..
Son kez öpeceğim gözlerinden seni..
Acıya nasır olmuş yüreğine yaslayıp başımı
Bir şiiri fısıldayacağım kulağına.
Biliyorum gözyaşlarınla eşlik edeceksin bana..
Sus diyeceksin..
Sus..
Susmayacağım..
Sen dudaklarımı ellerinle kapatmaya çalıştıkça
Ben avaz avaz bağıracağım.
Üstüm başım hazan..
En sevdiğin rengi örttüm üzerime..
Siyaha boyadım tüm yolları..
Bir ağıt yankılanıyor yeşil boyadı evimizden..
Mahşeri bir kalabalık..
Sanki bir arife sabahı..
Yok yok…Bir bayram sabahı..
Hani bir arife sabahında ölmeliydi ya bu adam..
Bayram sevinçlerine yetişmeliydi gözlerim..
İşte tam burada giymeliyim üzerime siyahı..
Şimdi en sevdiğin mevsimdeyiz sevgili.
Yüreğim mahşeri bir sonbahar yeri.
Gözlerim yaprak yaprak hüzün.
Çocukluğumun tüm trenleri tehirli.

Ve sen acıya yarenlik ettikçe bir mezar kazılıyor Yusuf’un kuyularında.
Ve ben üzerinde siyah bir elbiseyi giydiğini görünce
Ölmeyi özlüyorum gözlerinde öylece.
Unutma sevgili sen ölmeden ben ölmeyeceğim.
Ölmeyeceğim sevgili..
Ölmeyeceğim..
Biliyorum bir suskunluk orucuna niyetlenmişsin..
Boz da orucunu,
Adının yedi harfiyle uzat yüreğini bana..
Yoksa en sevdiğin mevsimde,
Bir sonbahar sabahında öleceğim..
Tam da ölmeyi özlemişken gözlerinin Elif ilinde,
Öldürme beni..
Sevdanla hayatlandır beni..
Köklerime umut,
Yüreğime mutluluklar ver..
” Sen varken suskunluk yakışmaz bana.
Yine giyindim yirmi dokuz harfi..
Harf harf seni yazdım yüreğime.. “

Mavi Bilyeli Adam / İsmail SARIGENE

 

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...


Site içinde Arama

Aşağıdaki Kutudan Site içi Arama Yapabilirsiniz.

Aradığınızı Bulacağınız için Aramaya gerek kalmayacak :)))

Tavsiye Ettiğim Siteler!

Beğendiğim Siteleri Sizlere Tavsiye Ediyorum...