Archive for Temmuz, 2011

Hayırlı Ramazanlar…

Ekleyen: Tarih: Tem.31, 2011, Kategorisi: Özel Günler...

1 Yorum Var D.E.V.A.M.I...

İnsanlar Ve Hayaller…

Ekleyen: Tarih: Tem.31, 2011, Kategorisi: Sizlerden Yazılar...

İNSANLAR VE HAYALLER

” Kulaklarımın çınlaması aslında kalbimin acımasıydı… Bir köşede oturup, kaybettiği aşkının yasını tutanlar gibiyim artık… Pencere camlarında yağmur damlalarını sayan ve utandığı için giden sevgilinin baş harfini cama yazamayan, bir hüzün taciriyim şimdi… Sonbahar yaprakları gibiyim… Düştüğüm yer belli ama savrulup gittiğim …yer belli değil… Alışılmış yalnızlık, aslında hiç kolay yazılmayan bir ayrılık şarkısıdır… Bestelerin ahengiyle sarhoş olurken, sözlerin arasında kaybolursunuz bazen… Benim şiirlerimde, onu bestelerken kaybolduğum gibi… Hiç tanımadan sevenlerin, hayal güçleri daha geniş olur… Aşkı şekillendirdikleri gibi, ayrılığın yakınından bile geçmezler… Susarlar.. Sevilmeyi beklerler… Ama beklenenler gelmezler.. Bilirler.. Bilirler… Yinede beklenen sevgili, hayallerinde ki ise vazgeçmezler… Benim gibi.. Çünkü, insanlar ölmek için gelirler… Hayaller ise yaşamak için…”

ERDEM ÇAĞLAR

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Hanım Bana Bir Karpuz Getirirmisin?

Ekleyen: Tarih: Tem.31, 2011, Kategorisi: Hikayeler

Hanım bana bir karpuz getirir misin ?

Evvel Zaman içinde Memleketin Birinde 90 yaşlarında fakat çok dinç ve genç görün…ümlü bir adam yaşarmış? Çevresinde bulunan herkes ona çok özenir ve sorarlarmış ‘ Bu gençliğin sırrı nedir’ diye. İhtiyar delikanlı güler geçermiş her soruldukça bu soruya.. ama sorular sık , soranlar çoğalınca cevap vermek vacip olmuş sanki.

Düşünmüş nasıl… anlatırım bu sırrımı kolayca herkese. Sonra karar vermiş tüm meraklıları yemeğe davet etmeye evine.

"Bu davette size sırrımı açıklayacağım” demiş. Herkes merakla davete gelmiş. Yemekler yenilmiş, içilmiş, sohbetler edilmiş vakit iyice gecikmiş. Ama gençlik sırrı ile ilgili tek kelam edilmemiş. Herkes konu ne zaman açılacak diye merek ederken Adamcağız huri gibi sevimli hanımına seslenmiş:

– "Hatun, şu kilerden bir karpuz getirir misin bize sana zahmet!.." Hanım hemen doğrulmuş kilere giderek kaş ile göz arasında gidip bir karpuz getirmiş. Adamcağız şöyle eliyle bir vurmuş tık tık diye sonra da:

" Bu olmamış hanım, güzel çıkmayacak, başka getirir misin bir zahmet" demiş. Hanım onu götürmüş bir tane daha getirmiş. Adam onu da bir yoklamış yine beğenmemiş.

“ Hanım sana yine zahmet olacak ama bu da olmamış başka bir tane getirir misin “ demiş, Başka istemiş?. Bu böylece üç dört sefer daha tekrarlamış.

Neyse misafirleri ve de siz Aziz okuyucuları sıkmamak için !!! Dedemiz beşincide karpuzu beğenmiş ve karpuz kesilmiş, misafirlere ikram edilmiş?. Herkes karpuzunu afiyetle yerken bizim dedecik sormuş. "Eeee ?.

Arkadaşlar iste benim gençliğin sırrı burada anladınız mı??

Herkes birbirinin yüzüne bakmış. Kimse bişey anlamamış.."Aman dede demişler nerde? Anlamadık biz bu sırrı!" Dedecik gülmüş."Efendiler" demiş "O gördüğünüz karpuz kilerde bir tanecikti, tekti. Ben hanıma git de başka getir dedikçe o kilere gidip geliyor aynı karpuzu getiriyordu. Bir kere bile "aman be adam , deli misin nesin şu tek karpuzu ne taşıttırıyorsun bana defalarca.." demedi.

Beni sizin önünüzde mahcup duruma düşürmedi. İşte ben bütün gençliğimi bu hanımıma borçluyum. Biz birbirimizi hiç başkalarının önünde zor duruma düşürmeyiz. Aile içindeki hiçbir şeyi dışarıya yansıtmayız. Hep birbirimize destek olur, dert ortağı olur, yardım ederiz. Birbirimizle ilgili olan problemleri yine birbirimize anlatırız. İyi kötü her olayı da birlikte paylaşırız.’ Demiş.

Alıntı

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Unutma…

Ekleyen: Tarih: Tem.31, 2011, Kategorisi: Bohem'in Şiir Köşesi...

UNUTMA

Gün olur da bir tekliğe varırsa yolun
Kendi içinde uçurumlar yaratan
Sessizliklerinde sağır olan
Birilerini arkanda bıraktığını unutma ne olur.
Ne olur yüreğinin konuklarını arada hatırla
Arada onlara can suyu ver
Onlar yüregine dikilen sevgi fidanlarıdır
Kendileri can sen ise suyusun
Sensizlik onların kuruması demektir
Unutma…

Bohem

4 Yorum Var : D.E.V.A.M.I...

Dert Ne Ki,Aşk…

Ekleyen: Tarih: Tem.31, 2011, Kategorisi: Serdar Beki Köşe Yazıları...

1.sayfa

Yorgunluğum, çiğnenmişliğim… Tüm yaşanmışlıklarım nihayet bulmuştu. Menfaatperestlikler, böğürtüyordu artık. Hani kendimi de aldatıyordum artık, kendi kendime yalan kızağına bindirdiğim oldu, ölmeden bir şans daha tanıdım, tüm yaşanmışlığıma…

İlmiği boynumdan taksite bağladım…

Yıkıntılarımı, aldatılmışlığımı, yangınlarımı, bir kenara bırakıp, gitmek istedim… Uzak diyarlara gitmeliydim, saç sakalım akmalıydı yaşanmışlıklarımda. Gitmeliydim tüm çirkinliklerle. Hesabımı kapatmalıydım. Yol uzadıkça uzamalıydı, tüm şeritleriyle…

Yorulmalıydım, ne gözümün feri ışık saçmalıydı, ne dizlerim bağ eylemeliydi gitmelerime. Derdim dertti çünkü. Ya terk-i diyar edecektim, yâda beni tanıyan yerleşimlerden darı beka’ya iltica edecektim… Gittim de!  Uzun uzadıya, yol gittim. Bu yol benim tüm yaşanmışlıklarıma ayna olmalıydı…

Birkaç şehir, birçok kasaba, her birinde kısa konaklamalar yaptım. Kerhen de olsa, yol kesitlerinde konaklamalarımın, benden ne aldıkları oldu, ne bıraktığım oldu. Yol, sadece arkamda bıraktıklarımın seyri çilegâhıydı.

Yol uzun ve can yakıcıydı, bir soluklandım, birde susamışlığıma adres aradım. Görkemli, göz dolduran, albenisi tavan yapmış, harikulade bir hanenin önünde belirdim… Ben ve yorgun yüreğim. Bir tas ayran, bir nefeslik can suyu için…

Görkemli bir kapıda, koca aslan tokmağı… İnsan tokmağı, koca gövdeli kapıya vururken irkilir ya, öyle bir tüylerim ürperdi ki, kapıyı açan iri yapılı hizmetkârı, daha da devasa görmeme vesile oldu…

>>>…

2.Sayfa

Hoş geldiniz! Derken, asalet beliriyordu dudaklarından, hissettiriyordu sahibin gücünü… Kendinden emin gür sesi ile. Titrek sesimle bir yudum susamışlığım oldu dedim… Hayhay, ikramımız izzetimizden olur, buyurun lütfen dedi, koca hizmetkâr adam…

Kocaman kapısını ittim, ayaklarımı o görkemli hanenin avlusuna bıraktım. Tüm yaşanmışlıklarımla kuruldum avludaki çardağa… Bir yudum susamışlık için… Bakır bir tasta sunulan, karpuza değdiği an çatlatan soğuksuyu kana kana içtim, tüm yorgunluğuma değsin diye.

Ben suyumu içerken, koca gövdeli hizmetkâr, biran gözden kayboldu… Suyumu içmiştim, şükranlarımı sunacağım kimselerde yoktu ortalık yerde. Bir yanım minnettarlık için, bekle dedi. Bir yanım, git dedi. O anda ne gitmeye, ne minnettarlık sunma eğilimime hacet kalmamıştı…

Döndü hizmetkâr, halin harap, gidecek yerin var mı? Diye sorduğunda, başımı önüme eğerek olmadığını anlayan hizmetkâr, sana yatak yapayım müştemilatta kal bu akşam dedi. Kalmalıydım, davete icabet ettim, yorgun bedenim yatakla hasbıhal etmeliydi.

Yatağa girer girmez uyumuştum. Ne geceyi, ne sabahı gördüm. Uykudan uyandığımda öğlen sularıydı… Giyinip bekledim ağırlayan hizmetkârı. Ne asil bir davranıştı beni ağırlaması, ev sahibinden haberlimi konakladım, doğrusu bilemedim.

Bir saate yakın bekledim geldi hizmetkâr.

Uyandınız mı? Diye sordu.

Teşekkür ederim, unutmayacağım konukseverliğinizi, dedim… Ve müsaade istedim. Yardıma ihtiyacın olunca ben buradayım gel dedi. Helallik alıp ayrıldım oradan.>>>…

 Serdar Beki

 

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Art Garden’dan…

Ekleyen: Tarih: Tem.29, 2011, Kategorisi: Video/Klipler

Videoları izlerken site müziğini sağda sarı yazıların altındaki müzik panelinden kapatınız!

Bu Yazıma Yorum Yazın D.E.V.A.M.I...


Hızlı ve Acılı Büyüdük….

Ekleyen: Tarih: Tem.24, 2011, Kategorisi: Sizlerden Yazılar...

HIZLI VE ACILI BÜYÜDÜK

Ah şu insanoğlu şöyle ömür boyu sussa, hiç konuşmasa…
Kimse dili ile yürekleri kırmasa, kimse sözleri ile hayalleri denize atmasa..
Bugün var, yarın toprak olduğumuz bir hayatta, hangi hakla kendimize değer biçeriz? Niye acımasızca birbirimizi üzeriz? Niye bu kadar benciliz?

Birbirimize sadaka niyetine sevgi versek, ne kaybederiz? Hepimiz Adem ile Havva’dan gelmedik mi? Sahi, ne sandık ki biz kendimizi?

Nedir bu dünya telaşı, nerden geldi ki bu ihanet havası..

Zaman zaman kendimizden nefret ederiz. Evet. Mutlaka yüreğimizin şuurunu kaybettiğimiz an, hayata ister istemez söveriz.
Aslında hayat değildir sevmediğimiz, içimizdeki nefisdir küçümsediğimiz.

Yapilan kötülükleri asla unutmayız. Ne tuhaf, oysa ki ruhlar alemindeki büyük anlaşmayı unutmuşuz. Bir de çekinmeden sadakat bekleriz insanlardan. Sadakat.. Sanki Yaradana verdigimiz söze çok sadık kalmışız gibi..

Biz hiç anlamadık, daha doğrusu hep cahil kaldık.
Şerefimize söz getirtmeyecek kadar cesur, ölümden bahsedemeyecek kadar korkağız.

Ve bu yüzden hep apar topar geçti zaman, ve bu yüzden düşe kalka öğrendik hayatı. Geçmişimizden izler gördük her an, bu yüzden unutamadık ihanetin hatıralarını.

Hangi kalabalığın içinde bulunuyorsak, bulunalım;
Aslında herkes, kendi alemi ile baş başa, kendi yüreği ile yalnızdır.
Çünkü herkesin kendine ait bir amel günlüğü vardır

   [  Dr€am€R.’ R. ]

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Sussam Gönül Razı Değil Söylesem Tesiri yok…

Ekleyen: Tarih: Tem.22, 2011, Kategorisi: Sizlerden Yazılar...

 
SUSSAM GÖNÜL RAZI DEĞİL,SÖYLESEM TESİRİ YOK
 

ilk aşık olduğum zamanı hatırlıyorum… Lisedeydim ve öyle birine aşık oldum ki içimde hep bir ümit hep bir sevinç vardı. Ne olursa olsun herşey onu hatırlatırdı… Sigaramı içerken,şiirler yazarken ne yaparsam yapayım aklımdan çıkmıyodu… Küçükken derlerdi de aşk farklı birşey inanmazdım. Aman sıradan basit bir sevgi derdim ama o kadar acı veren,o kadar ağlatan,umut vermese de sen gülüşünde  bile umut arayan biri olurdun… Gece yatağa yatınca  sabahı edemezdim.O kadar ağladım yıprattım ki kendimi  söyledim ama nafile istemiyordu.Ben  her gece resimlere bakarak ağlayarak uyurdum … Deliye döndüğüm,sızlandığım geceleri unutamadım.. Ama şimdi çok kötü oldu… Küstü bana,konuşmadı aylarca.Askere gitti.Sanki sevgilimmiş gibi onu düşünüyordum. Ziyaretine bile gidemedim.Bir gün dayanamadım,çünkü herşeyde onu düşünmekten artık dayanamıyodum. Kendi kendimi kandırır artık sevmediğimi söylerdim sonra oturur saatlerce ağlardım.

Onu hiç unutmadım unutamam da çünkü kuzenime aşık olmuştum. Şu  an mecburiyetten abi diyorum. Her abi dediğimde içimdeki sızı artıyor katlanamıyorum ama mecburum .Olmayacak duaya amin demekti sadece hepte öyle kalıcak benim ki. Ama hala konuşunca bile çocuk gibi umutlanmıyor değilim.

Dreamerr

2 Yorum Var : D.E.V.A.M.I...

Peki O Zaman Sen de Hoşçakal…

Ekleyen: Tarih: Tem.21, 2011, Kategorisi: Ustalardan Şiirler...

PEKİ O ZAMAN SEN DE HOŞÇAKAL

Neler söylemek istedim sen giderken.
Sessiz çığlıklarım boğazımda düğümlendi..
Adım Atmak istedim,koştuğumu sandım hatta.
Cümleler kurdum ,anlattım sana derdimi.
Hatta yalvardım, haykırdım sandım …
…Oysa sen giderken ben ardından.
Sadece, bakakaldım.
Öylece… donakaldım. İnanamadım …
Kirpiğimden süzülen damla…

Ve Ayrılığın adı, HOŞCAKAL.

Sen gittikden sonra hoş kalırım mı sandın.
Alırmıyım bir bardak demli çayın tadını ..
Perdeyi açınca içeri giren güneş, ısıtırmı sandın ..
Görürmüyüm sandın açan çiceği…
Bakarmıyım sandın batan güneşe…
Dilek tutarmıyım kayan yıldıza…
Koklarmıyım sandın yağmurun kokusunu,
Severmiyim sence baharları?
Ayrılığın adı, hoşcakal…
Ben senden sonra yaşarmıyım sandın…
Peki o zaman sende HOŞCAKAL…”

Can Yücel

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...


Tensel Uyum… :))))

Ekleyen: Tarih: Tem.17, 2011, Kategorisi: Komik Görseller...

1 Yorum Var : D.E.V.A.M.I...

Süper Cevap…

Ekleyen: Tarih: Tem.17, 2011, Kategorisi: Hikayeler

SÜPER CEVAP

Yasli kadin oldukça dini bütün bir insanmis.. Her sabah kapisinin önüne çikar ve… bagira bagira dua edermis: “Allah’ım bize verdiklerin için sana sükürler olsun!” Ve ardindan her seferinde de yan komsusunun sesi duyulurmus: “Allah yok kadiiin Allah yok!!!”… (HAŞA) Yasli teyze ne kadar sinirlense de yine her sabah dua edermis, öteki komsu da inadindan her seferinde ona öyle bagirirmis.. Neyse.. Bir aksam, komsusu yasli teyzeye bir oyun etmeye kalkmis.. Markete gidip bi sürü meyve sebze, ekmek vs. alip torbalara doldurmus, yasli teyzenin kapisinin önüne birakmis… Ertesi sabah teyze kapiyi açip da yiyecekleri görünce çok sasirmis ve sevinçle bagirmis: “Sana sükürler olsun Allah’ım, bu gönderdigin yiyecekler için sana sükürler olsun!!!” Ve agacin arkasindan onu seyreden komsusu seslenmis: “Allah yok kadiiin Allah yok!!! (HAŞA) O yiyecekleri ben aldiiiiiim!!!” Yasli teyze hiç istifini bozmamis: “Yüce Allah’ım sana ne kadar sükretsem azdır!!!! Hem bu yiyecekleri göndermissin, hem de parasini ŞEYTANA ödetmissin!!!”

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...



Site içinde Arama

Aşağıdaki Kutudan Site içi Arama Yapabilirsiniz.

Aradığınızı Bulacağınız için Aramaya gerek kalmayacak :)))

Tavsiye Ettiğim Siteler!

Beğendiğim Siteleri Sizlere Tavsiye Ediyorum...