Archive for Haziran, 2011

Bir Güzellik Yap Kendine…

Ekleyen: Tarih: Haz.29, 2011, Kategorisi: Ustalardan Şiirler...

BİR GÜZELLİK YAP KENDİNE

Bir güzellik yap kendine!
Ve
Sadece sahip olduklarını düşün; mutlu ol onlarla!…
Sahip olamadıkların üzülsün senin olmadıklarına…

……Bir güzellik yap kendine!
Keşkeleri hiç düşünme !!!
Mutlu ol seçimlerinle!
Bırak keşkeler üzülsün senin seçimlerine…

Bir güzellik yap kendine!
Her yeni günü senin günün ilan et ve şımart kendini olabildiğince!..
Bırak dünler üzülsün seçilmediğine…..

Bir güzellik yap kendine!
Kalbinde daha da büyüt sevgisini sevdiklerinin!!!
Bırak sevmediklerin üzülsün kalbinde yerleri yok diye!!!

Bir güzellik yap kendine!
Sev kendini kimseleri sevmediğin kadar!!! Mutlu ol varlığınla!!!
Bırak seni sevmeyenler üzülsün!
Yüreklerine sığamayacak kadar büyüksün diye!!!!Devamını Gör
bir güzellik yap kendine…..

Paul Auster

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...


Çiçek Kokulu Yağmurlarda Sevdim…

Ekleyen: Tarih: Haz.24, 2011, Kategorisi: İsmail Sarıgene

ÇİÇEK KOKULU YAĞMURLARDA SEVDİM…

Ben seni,
Bulut benizli çiceklerde sevdim
Dört mevsim gözlerime baharı getirirdin
Avucuma dane dane tomurcukları sererdin
Ben seni,
Seher vakitlerindeki hoyrat rüzgarlarda sevdim
Tanyeri ağarmadan ilk bana gülümserdin
Acılarıma ağlar, dertlerimi dinlerdin

Ben seni,
Yıldızların ay’ la dansında sevdim
Ben seni,
Islak yanaklı serçenin kanadında sevdim
Ben seni,
Utangaç yanaklarında yüreğimde ölümüne sevdim

İSMAİL SARIGENE

 

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Sevdasına Yandığım Hayat…

Ekleyen: Tarih: Haz.23, 2011, Kategorisi: Ustalardan Şiirler...

Sevdasına Yandığım Hayat

Kalabalık kentler ürkütür yüreğimi
uğultular doldurur beynimi yürüdükçe
tüm gözlerden incinmiş bir bakış sızar istasyonlara
kirli vagonlarda taşınan ince bir hüzün gibi
ki,
hep aynı yerimi burkan

bu yüzü kirli şehirde
kimse kimseyi sevmiyor
bilmiyor avuçları kar çiçeği kokan
bir çocuğun saçlarına dokunmayı
şiirler okumayı bir alacaşafağa

kaç kez ittiysem uçuruma yüreğimi
bir çift göz gördüm deltalarda
yalvaran bir ses
kırıldı içimde yıllarca gizlediğim ayna
kalbime batıyor şimdi kırıkları
nehirler boyu kanıyorum
ateşler boyu yanıyorum
alın götürün beni buralardan allah aşkına
dayanamıyorum

nereye baksam denizi duman
neye dokunsam ah
hüznün acıyla öpüştüğü bir kıyıda kaldım
yok,
yok gidemem başka bir liman
anla
anla ve al bu acıları koy bir yana

kör bir sevdanın imgeminde
bir yanı Mecnun’dur çöllerimin bir yanı Leyla
bir yanı Yusuf’tur zindanımın bir yanı Züleyha
yorgunum her akşam yollara bakıp ağlamaktan
yüregimde hasret ateşleri yakmaktan
her kıyıda bir başka cehennem bekler beni

nereye baksam güz bahçeleri
nereye gitsem üstüme devrilir gök
kime nasıl anlatırım sancıyan yanlarımı ah, kim anlar beni
hasretin bin çeşidiyle delik deşik yüreğim
kimsem de kalmadı halime ağlayacak
yaralarımı saracak
böyle boynu bükük duruşum ondan
ondan bir yanım hep vurgun, hep yetim, hep kırgın
ömrüm oy
ömrüm oyy

şiir cıvıltıları oysa gönül ormanımda
yıldız ışıltıları
uzanıpda tutamıyorum
hüznün en kuyu gecelerde boğuldu sevinçlerim
yıldızlar örtmüyor artık yaralarımı
gözyaşlarımı saklamıyor
en ucuz şarkılar yıkıyor ruhumu karanlık sularda

unutulmuş bir sokak ortasında
düş denizlerine bırakıyorum soluğumu
ellerim üşüyor, yüreğim, gözlerim üşüyor
dönüp bakmıyor kimse, bölüşmüyor sevinçlerini benimle
uzak bir kıyıda tutsak kalıyor hayallerim
bütün iskeleler yıkılıyor
bütün iskeleler yıkılıyor
hiç bir gemi almıyor beni
bir damla gözyaşı olup akıyor yüreğim avuçlarıma
yüreğim ki, deliboran, delipoyraz, kızılkan

hasretim kızıl alev bir güldür yangınlara
koparıp göğsümden ateşlere atıyorum
hiç kimse çekip almıyor kalbimi ateşler içinde
kanıyor en katı yerinde gece, yanıyor yüreğim
yüreğim alev topu
yüreğim kanrevan
yüreğim nar
yüreğim ateş
yüreğim ah!

tutunduğum dallar kırık
sokulduğum kucak çiçek açmıyor
aldırmıyor çığlıklarıma sevdasına yandığım hayat
acının ve ateşin burgacında
ince bir sızı gibi geçip gidiyor ömrüm

nasıl katlanacaksa kalbim bunca ağrıya
ömrüm oy
ömrüm oy
gülüm oy

/
 
Nuri Can

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Sevgi,Başarı,Zenginlik…

Ekleyen: Tarih: Haz.23, 2011, Kategorisi: Hikayeler

SEVGİ,BAŞARI VE ZENGİNLİK

Hayatınızda önceliği zenginliğe mi, başarıya mı yoksa sevgiye mi verirsiniz? Sevgiye fırsat verirseniz, diğerlerinin de birlikte geleceğini göz ardı etmemelisiniz…!

Alışverişe gitmek üzere evden çıkan bir kadın, kapısının karşısısındaki kaldırımda oturan bembeyaz sakallı üç yaşlıyı görünce önce duraksadı, sonra onları, tüm içtenliğiy…le evine davet etti. Kadının davetine yaşlılardan biri yanıt verdi: "Biz hiçbir eve üçümüz birlikte gitmeyiz" dedi. Ve kısa bir duraksamadan sonra, bir açıklama yaptı: "Sağ yanımdaki bu arkadaşımın adı, Zenginlik’tir" dedi. "Bu yanımda oturan arkadaşımın adı Başarı, benim adım ise Sevgi’dir."

Kendini ve arkadaşlarını tanıttıktan sonra Sevgi, kadına ilginç bir öneride bulundu:
"Şimdi evinize gidin ve eşinizle başbaşa verip, bir karara varın" dedi.
"İçimizden yalnızca birimizi davet edebilirsiniz evinize. Hangimizi davet etmek istediğinize karar verin, sonra gelin kararınızı bize bildirin.
" Kadın Sevgi’nin önerisini eşine anlattığında, adam "Aman ne güzel, ne güzel" dedi.
"Hangisini davet edeceğimizi bize bıraktıklarına göre, biz de içlerinden Zenginlik’i davet ederiz ve evimiz de bir anda zenginliğe kavuşmuş olur."

Eşinin kararına itiraz etti kadın: "Başarı’yı davet etsek, daha mantıklı bir karar vermiş olmaz mıyız, kocacığım?" dedi.
Sonra tekrar baş başa verdiler. "Aslında galiba en iyisi Sevgi’yi davet etmek. Hem ona yardımcı olmak bize de mutluluk verecek" kararını verdiler. Bu karar üzerine kadın kapıyı açtı ve üç yaşlıya birden sordu: "İçinizde hanginiz Sevgi idi? Onu davet etmeye karar verdik. Lütfen buyursun…" Sevgi ayağa kalktı, eve doğru yürümeye başladı. Arkadaşları da ayağa kalktılar ve Sevgi’nin arkasından eve doğru yürümeye başladılar.

Kadın büyük bir şaşkınlık ve heyecan içinde, Zenginlik ile Başarı’ya sordu:
"Siz niçin geliyorsunuz? Hani sadece biriniz gelebilirdi?" dedi. Kadının sorusuna, üç yaşlı birlikte cevap verdiler:
"Eğer içimizden yalnızca Zenginlik veya Başarı’yı davet etmiş olsaydınız, diğer ikimiz dışarıda bekleyecektik" dediler.
"Fakat siz Sevgi’yi davet etttiniz. Bu durumda üçümüz birden gelmek zorundayız evinize. Çünkü Sevgi’nin olduğu her yerde, biz zenginlik ve başarı da her zaman onun yanında oluruz…
 

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Bu Saatten Sonra…

Ekleyen: Tarih: Haz.23, 2011, Kategorisi: Alıntılar

 

konuşacağım insaları ben seçerim,
kafama göre takılır,istediğimle muhattap olurum…
kendime güvenirim,bunu sorgulayanı sorgularım.
küçük şeylere takılırım,OLAYCIYIM…
benimle oyun oynanmaz,mızıkçıyım…
…hayat zordur bilirim,ama bende kolay biri değilim…
çocularla çocuk kalmışlarla uğraşmam yol veririm…
vede zekasından şüphe ettirenleri,
hayatımdan çıkarır,engellerim.
herkes için mükemmeli değil;
ben sevdiğim için bana mükemmel geleni beklerim…
…ağır severim…
gerektiğinde masaya yumruğunu vuracak,
saygı görecek,benim gözümde saygın olacak…
benim için mantık önemli şeydir,gerisi hoştur lakin boştur..
ben istemedikten sonra kim olursa olsun HİÇTİR…
geçmişe takılmam,mazi der geçerim…
adımlarımda kim ne der diye düşünmem…
basit kişilerle polemiğe girmem…
bazı şeyleri asla affetmem…
tutkularım vardır asla vazgeçmem…
gidiyorsam eğer çok özlesem bile geri dönmem…
bazen çok severim ama söyleyemem…
mutavazıyım ukalalıkla ilgilenmem…
yalan ve taktiklerle uğraşmayın  yemem…
herkes haddini bilsin dostlarıma laf söyletmem…
artık kimseye kolay,kolay güvenmem…
bi daha güvenmedikçe sevmem!
giden gider,kalan sağlar benimdir der yolumdan dönmem…
AĞIR GELİRSE BUNLAR FİRAR SERBEST ÜSTLENMEM…

Alıntı

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Satılık Köpek…

Ekleyen: Tarih: Haz.23, 2011, Kategorisi: Hikayeler

SATILIK KÖPEK
 
Satılık Köpek Yavruları" ilanının hemen altında küçük bir çocuğun başı gözüktü v…e çocuk dükkan sahibine sordu:
-"Köpek yavrularını kaça satıyorsunuz?"
Dükkân sahibi:
-"30 dolarla 50 dolar arasında değişiyor fiyatları" dedi.
-"Benim 2 dolar 37 sentim var" dedi çocuk:

-"Bir bakabilir miyim yavrulara"
Dükkân sahibi gülümsedikten sonra bir ıslık çaldı ve köpek kulübesinden beş tane yumak halinde yavru çıktı.
Yavrulardan biri arkadan geliyordu. Küçük çocuk yürümekte zorluk çeken sakat yavruyu işaret edip sordu:
-"Bunun nesi var?"
Dükkân sahibi onun kalça çıkığı olduğunu ve hep sakat kalacağını açıkladı. Küçük çocuk heyecanlanmıştı.
-"Ben bu yavruyu satın almak istiyorum.”
Dükkân sahibi:
-"Hayır o yavruyu satın alman gerekmiyor. Eğer gerçekten istiyorsan o yavruyu sana bedava veririm"
Küçük çocuk birden sinirlendi. Dükkân sahibinin gözlerinin içine dik dik bakarak:
-"Onu bana vermenizi istemiyorum."
-"O da diğer yavrular kadar değerli ve ben fiyatını tam olarak ödeyeceğim."
-"Aslında şimdi size 2 dolar 37 cent vereceğim ve geri kalanını ayda 50 cent ödeyerek tamamlayacağım."
Dükkân sahibi çocuğu ikna etmeye çalıştı:
-"Bu köpeği gerçekten satın almak istediğini sanmıyorum."
-"Bu yavru hiçbir zaman diğer yavrular gibi koşup, zıplayamayacak ve seninle oynayamayacak."
Bunun üzerine küçük çocuk eğildi, pantolonunu sıvadı ve büyük bir metal parçasıyla desteklediği sakat bacağını dükkân sahibine gösterip, tatlı bir sesle:
-“Ben de çok iyi koşamıyorum ve bu yavrunun kendisini çok iyi anlayacak bir sahibe gereksinimi var" dedi.

 

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Yılmaz Erdoğan’dan Mektup…

Ekleyen: Tarih: Haz.21, 2011, Kategorisi: Ustalardan Yazılar...

Yılmaz Erdoğan`dan Mektup

Sevgili Yılmaz,(Bizim yasadigimiz donemde cocuklara dedelerinin adini koymak gibi adet vardi, bu aliskanlik hala suruyorsa, bu isimde bir torunum olabilir ama ben bu gelenegin bitmis olmasini umarim, zira sirf dedesinin adi Suayip diye hayati kayan yavrucaklar var.)

Sana bu mektubu iki bin yilindan yaziyorum. Gazeteden istediler. Sen simdi gazete nedir, diye sorarsin! Biz bu yillarda haberi kagitlara yazip dagitiyoruz. Kabul ediyorum, cok zor ve cok ilkel bir yontem ama o kadarda kotu durumda degiliz canim, gecen gun deden buyuk bir fiyakayla internette chat yapti. Henuz geyik muhebbetinde kullaniyoruz bilgisayari ama olsun. Ayrica ben senin yasindayken buyuk buyuk dedemin bana yazdigi mektup iki ton agirligindaydi! Magaranin duvarina kazimis, getiren arkadas az kalsin gocuk altinda kaliyordu. Yani beterin beteri var Yilmaz’cigim.

Aslinda bu mektubu sana biraz da ozur dilemek icin yaziyorum. Benden once yasamis cok akilli ve huzunlu bir Kizilderili’nin soyledigi "bu dunya bize atalarimizdan kalmadi, cocuklarimizdan odunc aldik" sozunu anlamasina anladik, hatta bir suru kartpostal da yaptik, cok guzel grafik tasarimlarla yazdik bu akilli adamin lafini ama yine de herseyi berbat ettik. Enerji lazimdi ve tepemizde gunes bazen on saat cayircayir donerdi ama biz kendimizi bir golgeye atip nukleer salakliklarla ugrasirdik. Yani su anda okul arkadaslarinin bazilarinin uc tane kulagi varsa bunda hepimizin sucu var. Ama sen benim torunum olduguna gore mutlaka yapmiyorsundur ama sakin o cocuga "kulagini ac da beni iyi dinle" turunden kulak memesi kivaminda sakalar yapma.

(Mektubun bu acikli bolumunun aynisi buyuk buyuk dedemin bana yazdigi mektupta da vardi maalesef. Umarim senin yazacagin mektup da boyle bir bolum olmaz.) Evet iklimi de degistirdik. Kitaplarda ya da bilgi kaynagi olarak ne kullaniyorsaniz iste onda yazanlar dogrudur. Bir ara dort mevsim vardi. Mesela bunlardan bir tanesinin adi bahardi ki inanamazsin butun insanlarda hatta hayvanlarda bile asik olma ihtiyaci uyandirirdi. Tabi bu durum kimi kazalara da yol acmiyor degildi ama yine de omrun en guzel mevsimiydi.

Sonra yaz… O muhtesem kamasma… Ama hala anlamiyorum ayni yerde hem iseyip hem nasil yuzdugumuzu.

Sevgili Yilmaz , iki bin yilina gelene kadar cok aptalca seylerle mucizevi isleri birarada yapmis insanogullarindan sadece birisi olarak ve buyuk deden olma sifatiyla sana soylemek istedigim sudur: Ben bilimkurgu sevmem. Bizde gelecegi duslerken abartma adeti vardir. Inanmazsin benim cocuklugumda Uzay 1999 diye bir televizyon dizisi vardi ve orada anlatilanlar gercek olsaydi benim gecen sene Jupiter’deki yazligima tasinmam gerekiyordu ama su anda en buyuk numaramiz yukariya binlerce uydu gondermis olmamizdir. Antenin hallicesi iste… Ben yuz yil sonra isinlanmayi bile becerse insan, insan kalacaktir diye dusunurum. (Isinlanma bizim bilimkurgucularin buldugu bir laf, alay edeceksin onlarla, et")

 Sevgili Yilmaz, ucan arabalara bile binsen, onur her insana lazimdir. Onurunu ve asik olma yetenegini asla kaybetme. Buyuk deden bunlara dikkat ederdi.Gozlerinden operim.

Haa bu arada 2071 yilinda saniyorum buyuk bir tantanayla Turkler’in Anadolu’ya girisinin bininci yili kutlanmistir. Merak ettim Malazgirt’in yolu da yapildi mi?

Yılmaz Erdoğan

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...


Women İn Love…

Ekleyen: Tarih: Haz.20, 2011, Kategorisi: Video/Klipler

PAN PIPE WOMEN İN LOVE

Videoları izlerken site müziğini sağda sarı yazıların altındaki müzik panelinden kapatınız!

1 Yorum Var : D.E.V.A.M.I...

Yıkılsın Meyhaneler/Murat Başaran…

Ekleyen: Tarih: Haz.19, 2011, Kategorisi: Video/Klipler

murat basaran yıkılsın meyhaneler | izlesene.com

Videoları seyrederken site müziğini sağda sarı yazıların altındaki müzik panelinden kapatınız!

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Babalar Günü’nüz Kutlu Olsun…

Ekleyen: Tarih: Haz.19, 2011, Kategorisi: Özel Günler...

Sözlerin Sultanı ailesinin tüm babaları Babalar Günü‘nüzü Kutluyoruz.Aynı içtenlikle baba olan tüm ziyaretçilerimizin de Babalar Günü Kutlu olsun diyoruz.

 

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Baba…

Ekleyen: Tarih: Haz.19, 2011, Kategorisi: Eğlence

Diğer "Baba"ların da Babalar Günü Kutlu Olsun. 😀 😀

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...



Site içinde Arama

Aşağıdaki Kutudan Site içi Arama Yapabilirsiniz.

Aradığınızı Bulacağınız için Aramaya gerek kalmayacak :)))

Tavsiye Ettiğim Siteler!

Beğendiğim Siteleri Sizlere Tavsiye Ediyorum...