Archive for Mart, 2011

Mutlu Yıllar Asii…

Ekleyen: Tarih: Mar.31, 2011, Kategorisi: Özel Günler...

Doğum Günün Kutlu Olsun Sevgili Asii‘miz….

Nice yeni yaşlarını hep birlikte kutlayalım.Sevgi,Başarı,Huzur ve Sağlıkla…

Sözlerin Sultanı Ailesi

1 Yorum Var : D.E.V.A.M.I...

Dostluk…

Ekleyen: Tarih: Mar.31, 2011, Kategorisi: Video/Klipler

MÜKEMMEL BİR DOSTLUK ÖRNEGİ…

Videoları seyrederken site müziğini sağda sarı yazıların altındaki müzik panelinden kapatınız!

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Sen Şimdi…

Ekleyen: Tarih: Mar.30, 2011, Kategorisi: Elvin Hülya Ç.Şiirleri

  

SEN ŞİMDİ

Sen şimdi alıp gidiyorsun ya ruhunu benden,
gün doğmuyor içime…
Beyaz değil hayat!
Susuyorsun ya dünyanın tüm seslerine inat,
yakışmıyor gülümsemeler yüzüme bu yüzden.
Bedenim giyinmiyor mutlulukları üzerine!
Ay aydınlatmıyor huzursuz köşelerimi,
laciverde dönemiyor geceler.
Sen şimdi böyle mutsuzsun ya,
yüreğim titriyor acıdan…
Kahır taşı akıyor gözlerimden!
Ne içtiğim suda hayat var,
ne aldığım nefeste…
Düşüncelerimin buğusunda boğuluyorum.
Sen küstün ya yüreğime şimdi,
ben aynalara bakamıyorum.

Elvin Hülya Ç.
29 Mart 2011/19:16

 Kendime…

2 Yorum Var : D.E.V.A.M.I...

Hayal Bekçisi…

Ekleyen: Tarih: Mar.30, 2011, Kategorisi: Sizlerden Şiirler...

beklenmedik bir fırtınaydı gelişin…

uyandırdın sessizliğimi aysız gecelerde…

yaralı bir deniz gibi hıçkırdığını,

bir fanus altında sıkışıp kaldığını,

Aşkla kenetlenen kalplerimizin,

me’yus olduğunu bunaldığını,

biliyorum,hayal bekçisiyim

mehtabı arayan karanlıklarda,

yağmur yakışmıyorsa,

zindan gözlerine yağmur yakışmıyorsa,

nasıl açabilirim bulutlara derdimi…

nasıl geçebilirim mayınlı köprülerden,

sellere karışan ayaklarımla…

yığılıp kalıyor en güzel umutlarım…

vurgun yemiş denizciler misali…

göğsümün katranlı sahillerinde,

zifiri saçlarıyla,

infazıma ağıt yakan menziller…

en salgın boşluğumu akıtıyor üstüme…

ben sevdayı arayan bir hayal bekçisiyim…

ben sevda sokağının yoksul çiçekçisiyim…

ben kor merdivenlerle göklere tırmanırım…

kızgın güneş altında yemyeşil ıslanırım…

ben sevdayı arayan bir hayal bekçisiyim…

ben korsan bir geminin mahzun kürekçisiyim…

ben yaklaşan saati beklerim odalarda…

ihtilaller yaparım gözlerine dalar da…

Nurullah Genç

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Sen Bana Niye Kızdın ki…

Ekleyen: Tarih: Mar.29, 2011, Kategorisi: Ustalardan Şiirler...

SEN BANA NİYE KIZDIN Kİ?

yani sahiden böyle mi gidiyorsun?
Ama ben hazır değilim ki sensizliğe
Beslediğim kuşlara ne derim?
Gitmesen ben belki bekleyemem
Özlediğim iç çekişleri,
Beklediğim cevapsız telefonları
Ve dünden ağır bugünleri
Yalnız yalnızlıklarla nasıl taşırım ben?
Sigaramdan duman çıkmazsa birgün
Ben dünden de üzgünüm…
Bilme diye bulutlara aşık gibi bakıyorum gökyüzüne
Sen sev diye nerde başka sevda görsem
Elimle kapatıyorum yüzümü
Sen hiç sormuyorsun hüznümü
Seni seviyorum hep sen bilmiyorsun
Güneş varken ısınmaz her sevginin içi
Soğukta ayırırsın gülümseyişimi
Hüzünden gözleri yağmur rengi bu aşkın
Ağladığında görünmez bu yüzden
Anlamıştım zaten, durmazdın baktığım yerde
Biliyorum olmazdı, kirpiklerin yüzüme değmezdi!
Bile bile sevdim heyecanlanmayı
Güzeldi, sevgim çok güzeldi
Yüreğimin seni sevmesini sevdim
Sen bana niye kızdın ki? …

Ceyhun Yılmaz

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Usta Ressamlardan…

Ekleyen: Tarih: Mar.28, 2011, Kategorisi: Genel

ALINTI

 

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Sen…

Ekleyen: Tarih: Mar.26, 2011, Kategorisi: Nisan'ın Şiir Köşesi...

sen benim en gizli sadakam,
cehennemle arama set olacak göz yaşımsın…
sen benim solumda saklı,secdedeki duamsın…
sen kalbimin en mahrem yanı,
sen rabbimin armağanı,en güzel yangınımsın…
herkes gitsede sevgili,
sen bana kalasın….
çünkü sen..!
yaradan dan yareme ilaçsın…

nisan

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Ben Benden Olgun İnsan İsterim…

Ekleyen: Tarih: Mar.25, 2011, Kategorisi: Ustalardan Şiirler...

BEN BENDEN OLGUN İNSAN İSTERİM


Ben;
Benden olgun insan isterim karşımda!
Benden dürüst,
En ufak dalgada,
Arkasını …dönmeyecek kadar olgun.
Arkamı döndüğümde,
Sırtımdan vurmayacak kadar güvenilir.
Bir o kadar cesaretli olmalı.
Yağmurdan ıslanıp,fırtınadan kaçmamalı.
Ayağı taşa takılınca kayadan korkmamalı.
İşine gelince sevip,
Zoru görünce bırakmamalı!

CAN YÜCEL

1 Yorum Var : D.E.V.A.M.I...

Gitmek Gerek…

Ekleyen: Tarih: Mar.24, 2011, Kategorisi: Serdar Beki Şiirleri...

Gitmek Gerek


Gitmek gerek bazen gözyaşının izni ölçüsünde
Gitmek gerek bazen özgürlüğün sınırları içerisinde…
Arkamızda bırakılan bütün güzellikleri geride bırakarak gidecek kadar cesur. İhanetin berdelle çirkefliğini es geçecek kadar mağrur. Sıla, özlem, hasret ve sensizliğe evet diyecek kadar gitmeli. Ardına bakmadan gitmeli insan…
Kendine rol biçerek gitmeli insan. Başkalarının bizden istediği replikleri okumadan, kendimize ait senaryonun yönetmeni ve başrol oyuncusu olarak kapıyı çekip gitmeli. Tutsaklık zincirlerini kırıp, özgürlük kapısını aralamak için bile çekip gitmelidir bazen…
Ürkeklik, korkaklık hasletlerine çizik atıp yeni bir ‘ben’i oluşturup, cesaretle tanışmak için…
Onursuzluğun yıkıp geçtiği kararmış gönlüne, miladı geçmemiş sıfır kilometre ‘onur’ serpiştirmek için…
Tiksinerek gördüğün ahlaksızlığa daha fazla göz yummadan beyaz sayfaya yazacağın ‘Erdemlik’ için…
Kötülükten kurtulup, yeni methiyeler düzeceğin ‘iyilik’ için… Despotluğu yakmaya hazırladığın bir kibrit çöpüne kurban verip, demokrat dünyada yaşayacağın yeni bir hayata yelken açmak için gitmelisin…
Ben Serdar! Ben ‘ben’i bulmak için çarptığım kapının ardında bıraktığım tek gerçek, yaşanılmış bir ben olmasıdır…
Giderken çarparak çıktığım kapı arkasında bıraktığım ‘ben’e ihanetin faturasını Katmerli ve belki de faiziyle ödettirmek için gittim…
Gerçek ‘ben’i bulmak için… Neysem o olmak için… Eleştirerek gerçek ben’i bulmak için…
Dahası doğru ben’i bulmak için çekip giderken arkama asla bakmadan gittim.

Serdar Beki

 

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Acının Miktarı Hep Aynıdır…

Ekleyen: Tarih: Mar.24, 2011, Kategorisi: Hikayeler

Acının miktarı hep aynıdır…


Hintli bir yaşlı usta, çırağının herşeyden sürekli şikayet etmesinden bıkmıştı. …Bir gün çırağını tuz almaya gönderdi. Yaşamındaki herşeyden mutsuz olan çırak döndüğünde, yaşlı usta ona, bir avuç tuzu, bir bardak suya atıp içmesini söyledi.
Çırak, yaşlı adamın söylediğini yaptı ama içer içmez ağzındakileri tükürmeye başladı.
"Tadı nasıl?" diye soran yaşlı adama öfkeyle "Acı" diye yanıt verdi.
Usta kıkırdayarak çırağını kolundan tuttu ve dışarı çıkardı. Sessizce az ilerideki gölün kıyısına götürdü ve çırağına bu kez de bir avuç tuzu göle atıp, gölden su içmesini söyledi.
Söyleneni yapan çırak, ağzının kenarlarından akan suyu koluyla silerken aynı soruyu sordu:
"Tadı nasıl?
"Ferahlatıcı" diye yanıt verdi genç çırak."Tuzun tadını aldın mı?" diye soran yaşlı adamı, "Hayır" diye yanıtladı çırağı.
Bunun üzerine yaşlı adam, suyun yanına diz çökmüş olan çırağının yanına oturdu ve şöyle dedi:
"Yaşamdaki acılar tuz gibidir, ne azdır, ne de çok. Acının miktarı hep aynıdır. Ancak bu acının acılığı, neyin içine konulduğuna bağlıdır. Acın olduğunda yapman gereken tek şey, acı veren şeyle ilgili duygularını genişletmektir. Onun için sen de artık bardak olmayı bırak, göl olmaya çalış."


Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Dünyanın En Güzel Tablosu…

Ekleyen: Tarih: Mar.23, 2011, Kategorisi: Hikayeler

Tabloları ile ün yapmış bir ressam, günün birinde en güzel yapıtını yapmaya karar verdi. Konu bulmak için kent dışında dolaşmaya çıktı. Ressamı tanıyan biri, "Böyle nereye gidiyorsun, dostum?" diye sordu.
Ressam, "Bilmiyorum, dünyanın en güzel şeyinin resmini yapmak istiyorum" diye yanıt verdi. "Belki siz dünyanın en güzel şeyinin ne olduğunu söyleyebilirsiniz."
Adam biraz düşündükten sonra, "Kolay" dedi. "Dünyanın neresine giderseniz gidin, en güzel şeyin inanç olduğunu göreceksiniz."
Ressam yanıt vermeden yoluna devam etti. Daha sonra çok saygı duyduğu bir adama rastladı. Ona dünyanın en güzel şeyinin ne olabileceğini sordu. İkinci adam da bir süre düşündükten sonra şunları söyledi:
"Dünyanın en güzel şeyi aşktır. Yoksulları zenginleştiren, gözyaşlarını tatlılaştıran, azı çok yapan o değil midir? Aşksız hiçbir şey güzel olamaz."
Ressam dünyanın en güzel şeyini aramaya devam etti. Yolda giderken rastladığı yorgun bir askere de aynı şeyi sordu. Asker kendisine şunları söyledi:
"Dünyanın en güzel şeyi barıştır. En çirkin şeyi de savaş… Barış olan yerde her zaman güzellik bulabilirsiniz."
O zaman ressam şöyle düşünmeye başladı.
"Dünyanın en güzel şeyleri; inanç, aşk ve barış ise onların resmini nasıl bulabilirim?"
Başını sallayarak evine döndü. Kapıdan içeri girince dünyanın en güzel şeyini bulmuştu. Çocukların gözünde inanç, eşinin gözünde aşk, evinde barış ve mutluluk hüküm sürüyordu.
Bunlardan ilham alan ressam dünyanın en güzel şeyinin resmini yaptı.
İşi bitince boyalarını ve fırçalarını topladı. Daha sonra tuvalin örtüsünü kaldırarak, uzun uzun seyretti yapıtını; kendine güvenen bir aile reisi, mutlu bir kadın ve böyle mutlu bir ortamda yüzleri pırıl pırıl parlayan çocuklar, ışık oyunlarıyla dolu sıcak bir ortamda resmedilmişlerdi.
Ressam, daha sonra tablosuna "Evim" adını verdi.

John  Minum

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Boşvereceksin Bazen…

Ekleyen: Tarih: Mar.20, 2011, Kategorisi: Sizlerden Şiirler...

Boşvereceksin bazen…

Uyurken yarın uyanacakmıyım kaygısı duymadan; kendini uykunun kollarına teslim edeceksin.Bir parça kuru ekmekle, bir tas suyla dünyanın zengini olmanın, mutluluğunu yaşacaksın. Nefes alırken ;ciğerlerini yırtarcasına alacaksın ki yaşadığının farkına varacaksın.Boş vereceksin bazen…Yüreğin kan ağlasa da kocaman bir gülümseme yakıştırıcaksın ki yüzüne mutluluğu utandıracaksın.İşini ,evini, telefonunu bilgisayarını randevu defterini atıp bir pantolon bir ceket atacaksın kendini sokağa…Şöyle kır bayır dolaşıp, özgürce gücün tükenene kadar arkana bakmadan koşacaksın…Sonra usulca çimlere uzanıp ,toprak ananın ninnisini işiteceksin huzurla Boş vereceksin bazen…Ağlamak istiyorsan gözyaşlarını akıtacaksın kim ne der kaygısı duymadan.Bir dosta sarılırken ;tüm yüreğinle kucaklayacaksın ki sevgini hissettirebileceksin.Seveceksen ;gözü kara dalacaksın sevdaya sonu ne olur tasası duymadan…Boş vereceksin bazen…Yarın ne olacak kaygısı duymadan yaşayacaksın delicesine…Çünkü yaşamak bir sevdadır; her çağda yeni ad konan…

İnci Soylu

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Uzaktan Sevmek…

Ekleyen: Tarih: Mar.20, 2011, Kategorisi: Ustalardan Şiirler...

UZAKTAN SEVMEK
 
‎’Seni uzaktan seviyorum…’ diye düşündü erkek içinden.
‘Yaklaşmadan, anlatmadan…, anlaşılmadan….
Ben seni beklentisiz seviyorum.
Hiçbir şey ummadan, talepte bulunmadan, hayal bile kurmadan. Kendi içimde taşıdığım sessiz sedasız bir sır bu.
Ben belki de senden çok bu sırrı seviyorum.’
____
‘Seni uzaktan seviyorum….’ diye geçirdi kadın içinden ve başını çevirdi.
Bakmadı bile ondan yana. Bakması gerekmedi.
____
Uzaktan sevmek daha güzeldir bazen.
Ne incitir, ne acıtır. Ne yaralar ne kanatır.
Gözlerinle görmediğin ama sesini duyduğun,
Varlığıyla huzur bulduğun bir denizin
Yakınında yürümek gibidir böyle sevmek…
Uzaktan sevmek en güzelidir bazen."

Elif ŞAFAK

 

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Hayatın İçinde Gezinirken Unuttuklarımız…

Ekleyen: Tarih: Mar.19, 2011, Kategorisi: Alıntılar

Yaşamam gereken herşeyi yaşadım. Hani şu anda ölsem gam yemem deriz ya.
Sonra birileri çıkar ne kadar küçükmüş hayallerin der sana…
Sevdiğin birini kendine benzetmeye kalkarsan eğer, onun kendisi olmasından korkuyoruz demektir bu. Kendimize benzeterek daha kolay başa çıkabileceğimizi düşündüğümüz içindir belki…
Ruh ikimzimizi ararız ya hep, her seferinde de yanılırız. Neden mi?
Kendimiz gibi birini ararız da ondan. Oysa hiç kimse kendimiz gibi değildir ki yeryüzünde…
Zararlı bir şeyi yapmak her zaman kötu değildir. Zira onu yapmadığımızda, ondan çok daha kötü bir şeyi yapıp yapmayacağımızı bilemeyiz ki…
İçine düştüğü örümcek ağında debelenen arı, kendisini kurtarmaya çalışan iyi niyetli bir eli sokmaz ki…
Ne tuhaftır bu hayat. Yenilgilerimizin mimarlarını bizden daha zeki olanlarda ararız…
Oysa bizi yenenler, sabırlı, planlı, hayatın anlamını bilmeyen, sevmekten, kaptırmaktan, her şeyden vazgeçemeyen, doğrusu yanlışı birbirine girmiş kişilerdir…
Bu kişiler aynalardan hep kaçarlar. Çünkü bakarsa maskelerini görürler. Niye duvara toslamak istesinler ki…
Olan herşeyi koşulları içinde degerlendirirler… Sanki seçenekleri yokmuşçasına, feda ettirirler. Tercih ederler. Ta ki, herşey olup bittikten yıllar sonra, şimdiki aklım olsaydı bunu yapmazdım gibisinden hayıflana hayıflana ömürlerini tamamlarlar…
Ne eşek inatçıdır, ne de kedi nankör. Aslında her iki canlının da doğasını tam bilmediğimiz için kendimiz uyduruyoruz birçok şeyi. İyi geliyor sanırım, seçeneğin olmayınca…
Yürüyerek gidebilecegimiz bir yere koşarak varmak bir şey kazandırmıyor çoğu zaman bize.

Önemli olan,

OLMAN GEREKEN YERDE TAM ZAMANINDA OLMANDIR…

Alıntı…

1 Yorum Var : D.E.V.A.M.I...

Bilezik…

Ekleyen: Tarih: Mar.19, 2011, Kategorisi: Hatıra Defteri...

Kucağında küçük bir köpek vardı.
Veteriner Tıp Merkezi’nin önünde dolanıp durdu bir süre.
Arada bir köpeğini okşuyor, hasta köpeği tüm acılarına rağmen o okşadıkça başını kaldırıp sahibini koklayarak öpüyordu.
Ve içeri girdiler.
Adam Karabük’te bir apartman görevlisiydi, adı; Oktay Özkul.
Köpeği Colly’nin çok hasta olduğunu anlattı, köpeği başını kaldırıp "Neler oluyor?.." der gibi onları dinledi.
Sevgili Veteriner Hekim Ateş, köpeği muayene etti. Kafasında tümör vardı ve ciddi bir ameliyat gerekiyordu.
Üstelik hemen…
Köpeğin sahibi o an elini cebine soktu, bir bilezik çıkarttı. "Bu karımın tek bileziği, çabuk gelelim diye bozdurmaya vakit bulamadım, bunu verebilir miyim?.." dedi.
Hekim Ateş’in gözleri doldu.
Adam ağladı…
Ve küçük köpek ameliyat edilmek üzere içeri alındı.
*
Van’daki vahşete, Şanlıurfa’da dört ayağı insan tarafından kesilmiş kediye, her an yurdun dört bir yanından gelen kötü-dehşet verici haberlere takılmışken…
Bir anda küçük köpeğini tedavi ettirmek için karısının tek bileziğini alıp koşan Karabük’ten Oktay’ın boynuna sarıldım, taa uzaktan uzaktan…
Onun yüce bir insan olduğunu düşündüm.
Ona, "Sen insanlığın yüz akısın" dedim, duysa da duymasa da…
Onu yüzünü görmeden sevdim…
Onunla aynı ulustan olmaktan, aynı topraklarda yaşamaktan, onunla vatandaşlığı paylaşmaktan gurur duydum…
*
Yazının tam burasında VTM’yi aradım:
Colly’nin durumu iyi. Ameliyat çok iyi geçmiş, kafası sargılar içinde öyle oturuyormuş.
Gözü kapıda…
Çünkü ben bunları bilirim; canları çok yansa da onların akılları sevdikleri insandadır, öyle beklerler…
VTM bileziği almadı, tüm masrafları karşıladı.
Belki yakında Colly, sahibinin kucağında evine dönecek.
Kolunda tek bilezik, ama yüreğinde hazineler taşıyan annesinin… Belki apartman görevlisi, ama insanlığın en yüce mertebesinde beylerbeyi olan babasının yanına…

Bekir Coşkun

Bu Yazıma Yorum Yazın : D.E.V.A.M.I...

Site içinde Arama

Aşağıdaki Kutudan Site içi Arama Yapabilirsiniz.

Aradığınızı Bulacağınız için Aramaya gerek kalmayacak :)))

Tavsiye Ettiğim Siteler!

Beğendiğim Siteleri Sizlere Tavsiye Ediyorum...